Yaşar Rota Demiryolunun ve Ulaştırmanın Yeni Terminolojisini yazdı

Yaşar Rota Demiryolunun ve Ulaştırmanın Yeni Terminolojisini yazdı :Beyaz Kitap ulaştırma sektöründeki gelişmeleri, bu gelişmelere ilişkin gelecekteki zorlukları ve dikkate alınması gereken politika girişimlerini küresel anlamda tekrar gözden geçiriyor. Ulaştırma, ekonomik gelişmenin, bölgesel ve sosyal birleşmenin ana unsuru olmaya devam etmektedir ancak yeni zorluklarla da karşılıyor.
1- DEMİRYOLU VE ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNÜ YÖNLENDİREN METİNLER
Son yıllarda ulaştırma sektörünü çok yakından ilgilendiren önemli gelişmeler oldu. Bu gelişmeler sonucu olarak ulaştırma sektörü ve özellikle demiryolu ulaştırması yapısal ve işlevsel bir değişim süreci içine girmiş bulunuyor. Bu değişimin altyapısını oluşturan ve yönlendiren başlıca mevzuata baktığımızda şunları görürüz:
Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı (Son 2008)
Türkiye Ulaşım ve İletişim Stratejisi Hedef 2023 (2011)
Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında 6461 Sayılı Kanun (1 Mayıs 2013)
11.Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şurası Sonuçları (5-7 Eylül 2013)
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (1 Kasım 2011)
10. Kalkınma Planı (2014-2018) dönemi başladı
Hepsinin ortak hedefi, Türkiye’de taşıma türleri arasındaki dengesiz dağılımın giderilmesi, ulaştırma sektörünün yeşil ve temiz bir çevrenin yaratılmasına katkısının sağlanması, ulaştırma sektöründe petrol kullanımın azaltılması, dünya ile rekabet edebilirliğin önünü açacak bir kombine taşımacılık sistemini oluşturulmasının zeminin oluşturulması, kentiçi ve kentlerarası ulaştırmada ana aks olarak raylı sistemlerin kullanılması olmuştur.
2- DEMİRYOLUNUN ÖZEL SEKTÖRE DE AÇILMASI
Avrupa Birliği (AB) 1990’ların başında demiryolu işletmelerinin devletten ayrı bir şekilde bağımsız olarak yönetilmesi ve altyapı yönetimi ve demiryolu işletmeleri arasında hesapların ayrılması yoluyla pazarın özel sektöre açılması ve demiryollarının teşvik edilmesi ile ilgili olarak bazı sınırlı uygulamaları ortaya koydu.
AB, 29 Temmuz 1991 tarih ve 91/440/EEC sayılı Konsey Direktifi ile topluluk ülkelerinde demiryolu sisteminin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kıldı. Direktifin amaçları şunlar:
Demiryolu kuruluşlarının yönetim (kamu, özel) özgürlüğünü sağlamak.
Demiryolu işletme ve altyapı yönetimini birbirinden ayırmak.
Kuruluşların mali yapılarını iyileştirmek.
Uluslararası demiryolu kuruluşlarının üye devletlerin şebekelerini kullanmalarını sağlamak.
Topluluk demiryollarının tek pazar gereksinimlerine kendilerini adapte etmelerini kolaylaştırmak.
Verimliliklerini artırmak. AB ayrıca demiryolu altyapısının “tekel” olarak devletin elinde olmasını istiyor.
Ancak 2000’den itibaren, yasal önlem paketlerinin içeriğinde daha fazla yeniliğe ihtiyaç duyuluyor. Komisyon 91/440 Direktifi ile başlayan reform sürecini ileri bir adım olarak “Birinci Demiryolu Paketi” şeklinde devam ediyor.
2001 yılında kabul edilen 1.Demiryolu Paketi;
Uluslararası demiryolu pazarının açılması.
Avrupa demiryollarının geliştirilmesi, devlet ve altyapı yöneticisi, devlet ve demiryolu işletmeleri, altyapı yöneticisi ve demiryolu işletmeleri arasındaki ilişkinin açıklanması (Direktif 2001/12/EC) için genel bir çerçevenin çizilmesi.
Yük işletmelerinin Avrupa demiryolu şebekesinde hizmet verebilmesi için lisans almasına yönelik yerine getirmesi gereken zorunluluklar (Direktif 2001/13/EC).
Kapasite tahsisi ve altyapının ücretlendirilmesine yönelik politikaların tanımlanması (Direktif 2001/14/EC), hususlarını içeriyor.
2004 yılında kabul edilen 2.Demiryolu Paketi:
Demiryolu emniyetine ortak bir yaklaşım (Direktif 2004/49/EC).
Avrupa’nın yüksek hızlı ve konvansiyonel demiryolu sistemlerinin karşılıklı işletilebilirliği için gereklilikler (Direktif 2004/50/EC).
Avrupa şebekesinin bütününde ulusal ve uluslararası yük demiryolu pazarının açılması (Direktif 2004/51/EC).
Avrupa Demiryolu Ajansının (ERA) kurulması (Yönetmelik 1335/2008 ile düzeltilen Yönetmelik (EC) 881/2004), hususlarını içeriyor.
Sonuç olarak; demiryolu yük pazarı, 15 Mart 2003 itibariyle Trans-Avrupa demiryolu yük şebekesinde, 1 Ocak 2006 itibariyle uluslararası yük taşımacılığı için ve 1 Ocak 2007 tarihinde ise tüm yük taşımacılığı için rekabete açılarak serbestleştiriliyor.
2007 yılında kabul edilen 3.Demiryolu Paketi:
Uluslararası yolcu hizmetlerinin rekabete açılması (Direktif 2007/58/EC).
Makinistlerin sertifikalandırılmasına ilişkin prosedürlerin oluşturulması (Direktif 2007/59/EC).
Yolcular için temel haklar (Yönetmelik 1371/2007) hususlarını içeriyor.
Bu paket kapsamında 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren uluslararası yolcu hizmetleri serbestleştiriliyor. Yine bu paket kapsamında, ulusal veya uluslararası yolculuk yapan tüm yolcular eşit haklara sahip olacak.
4.Demiryolu Paketi: AB’nin 2011 Beyaz Kitap’ında da belirtildiği üzere, 4.Demiryolu Paketi 3 farklı ana başlık altında değerlendiriliyor.
*Ulusal Yolcu Pazarının Açılması: Ulusal demiryolu yolcu pazarının kamu hizmeti yükümlülüğü altında işletilen güzergahların yanı sıra açık erişimli hatlar dahil olmak üzere rekabete açılması. (Topluluk demiryollarının geliştirilmesi ile ilgili Direktif 91/440/EC ve demiryolu ve karayolu tarafından verilen yolcu taşımacılığı hizmetleri ile ilgili Yönetmelik 1370/2007’nin yeniden düzenlenmesi.)
*Altyapının Yönetilmesi: Altyapı yöneticisinin, altyapı kapasitesinin kullanımını optimize edecek şekilde faaliyet göstermesi ve altyapı yönetiminin altyapıya ve demiryolu ile ilgili hizmetlere ayrımcı olmayacak bir şekilde erişimi garanti etmesi. (Topluluk demiryollarının geliştirilmesi ile ilgili Direktif 91/440/EC ve demiryolu altyapısının tahsisi ve ücretlendirilmesi ile ilgili Direktif 2011/14/EC’nin yeniden düzenlenmesi.)
*Karşılıklı İşletilebilirlik ve Emniyet: Bütün düzenlemelere rağmen halen var olan idari ve teknik kısıtlamaların bertaraf edilmesi, özellikle idari maliyetlerin azaltılması, prosedürlerin hızlandırılması, demiryolu işletmeleri için ölçek ekonomilerinin artırılması ve ayrımcılıktan kaçınmak için ortak bir emniyet ve karşılıklı işletilebilirlik yaklaşımının oluşturulması. (Topluluk demiryollarının emniyeti ile ilgili Direktif 2004/49/EC’nin, Topluluk demiryolu sistemlerinin karşılıklı i şletilebilirliği ile ilgili Direktif 2008/57/EC’nin ve Avrupa Demiryolu Ajansı (ERA)’nın kurulması ile ilgili Yönetmelik 881/2004’ün yeniden düzenlenmesi.)
3- AB’NİN BEYAZ KİTAP’LARI (WHITE PAPER)
Beyaz Kitaplar, AB Komisyonu tarafından muhtelif konularda AB faaliyetlerine dönüşebilen belgeler olup; büyük çoğunlukla yeşil kitaplardan sonraki aşamayı teşkil ediyor. Beyaz Kitaplar, Konsey tarafından onaylanmaları halinde ilgili alanlarda AB “Eylem Programları”na dönüşebilmektedirler.
Örneğin, Intermodal taşımacılığı desteklemek amacıyla, Komisyon tarafından yayınlanan Beyaz Kitap: “2010 için Avrupa Taşımacılık Politikası: Karar Verme Zamanı” nın odak noktasını kombine taşımacılık oluşturuyor. Söz konusu kitap, taşımacılık modları arasındaki dengeyi yeniden oluşturma amacına hizmet ediyor.
Intermodal yük taşımacılığına dair Komisyon politikasının amacı; entegre taşımacılık zincirinde iki veya daha fazla taşımacılık modu kullanarak eşyanın kapıdan kapıya etkin taşınmasını destekliyor. Her bir taşımacılık modunun; potansiyel kapasite, yüksek güvenlik seviyesi, esneklik, düşük enerji tüketimi, düşük çevresel etki gibi kendine özgü avantajları bulunuyor.
Ayrıca; Intermodal taşımacılık, her bir modun bir arada daha etkin, hesaplı ve sürdürülebilir olan taşımacılık zincirlerini oluştururken kendi rolünü üstlenmesini mümkün kılıyor.
Karayolu taşımacılığının, 1998 ile 2010 yılları arasında yüzde 50 oranında artması bekleniyordu. Haziran 2001 tarihli Gothenburg Konseyi’nin kararları doğrultusunda; Beyaz Kitap’ın amaçlarından birisi de, modlar arasındaki dengeyi yeniden tesis etmekti.
Komisyonun entegre bir önlem paketi ile politikası; karayolu taşımacılığındaki artışı, yüzde 38 oranıyla sınırlamayı amaçlıyor. Beyaz Kitap; bunu, ilk olarak karayolu taşımacılığının alternatifleri olan kısa mesafeli denizyolu, demiryolu ve iç su taşımacılığını geliştirerek başarmayı amaçlıyor.
Bu nedenle eylem planları, özellikle “uzun mesafe” taşımacılık ayağı için karayolu taşımacılığının alternatiflerini desteklemeye odaklanacak. Bu da sadece tıkanıklığı azaltmakla kalmayacak aynı zamanda da yol güvenliğini temin edecek ve çevreye olumlu etkilerde bulunacak.
Konsey ve Parlamento, 22 Temmuz 2003′te Marco Polo programını kabul etti. Programın amacı, uluslararası karayolu yükündeki beklenen artışı, kısa mesafeli denizyolu, demiryolu ve iç su taşımacılığına kaydırmaya yardımcı olmaktı. Marco Polo programının öncülü, “Kombine Taşımacılık için Pilot Eylemler (PACT)” programıydı. Komisyon, 14 Temmuz 2004′te, Marco Polo programının müteakip programı olan Marco Polo II’yi önerdi.
Avrupa Komisyonu son Beyaz Kitap’ını 28 Mart 2011 tarihinde yayınladı. “Tek Avrupa Taşımacılık Alanına ilişkin Yol Haritası– Rekabetçi ve Kaynak Etkin bir Taşımacılık Sistemine Doğru” isimli Beyaz Kitap, 2050 yılına kadar AB genelinde rekabetçi ve kaynak etkin bir taşımacılığın temin edilmesini ve AB’nin küresel taahhütleri çerçevesinde sektörden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasını öngörüyor.
Beyaz Kitap ulaştırma sektöründeki gelişmeleri, bu gelişmelere ilişkin gelecekteki zorlukları ve dikkate alınması gereken politika girişimlerini küresel anlamda tekrar gözden geçiriyor. Ulaştırma, ekonomik gelişmenin, bölgesel ve sosyal birleşmenin ana unsuru olmaya devam etmektedir ancak yeni zorluklarla da karşılıyor.
Aslında Beyaz Kitap’ın söyledikleri tüm ülkelerin ulaştırma politikalarını kapsaması gerekiyor. 1930’lardan bu yana dünyadaki en etkili ekonomik krizin atlatılması bağlamında, dünyanın yakın zamanda yaşadığı ekonomik kriz, küresel kaynakların kullanılmasında artan dengesizliklerin göstergesi olarak, petrol ve diğer malların fiyatlarındaki ani artışı getirdi.
Aynı zamanda uluslararası topluluk, dünyadaki sera gazı emisyonlarının şiddetle azaltılması gerektiği konusunda da mutabık oldu. Bu nedenle neredeyse tamamen petrole bağımlı, 1990 yılına kıyasla 2012 yılında daha çok sera gazı salınımı yapmış, gürültü ve yerel hava kirliliğinin büyük bir kaynağı olan ulaştırma sektörü için kötü bir gelecek var .
Beyaz Kitap, taşımacılık sisteminin kökten değişiminin gözetilmesine, petrolden vazgeçmenin teşvik edilmesine, akıllı yönetim ve bilgi sistemlerinin desteklediği modern altyapı ve multimodal hareketliliğin oluşturulmasına ilişkin zorlukları dikkate alıyor.
Bu zorluklar, 2050 itibariyle düşük karbonlu ekonomiye yönelik bir yol haritası sağlayan bir “Bildiri” ve yeni bir “Enerji Verimlilik Planı” ile birlikte öne sürüldü. Bu durum “Kaynak Verimliliği” girişiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.
Beyaz Kitap 3 kısımda hazırlanıyor…
*Bölüm I – Mevcut Eğilimler ve Gelecekteki Zorluklar: Petrolden Vazgeçmek: Yakın geçmişteki gelişmelerin ve mevcut eğilimlerin değerlendirmelerini temel alarak, taşımacılık sisteminin gelecekte karşılaşması muhtemel zorluklarını tanımlıyor. Bu bölüm, özellikle, iklim değişikliğine karşı olan eylemler bağlamında taşımacılığın uyması gerekecek sera gazı emisyonlarının sınırlarını netleştiriyor.
*Bölüm II – 2050 Vizyonu: Entegre olmuş, sürdürülebilir ve etkili hareketliliğe sahip ağ: Bu bölüm ise, 2050 anlayışı ile söz konusu zorluklarla başa çıkmak ve vatandaşlar ve faaliyetler için daha iyi hareketlilik hizmetleri sunmak amacıyla makul ve arzu edilen bir yöntem formüle etmeye çalışıyor. Bu vizyona, önümüzdeki on yılda izlenmesi planlanan politika eylemlerine ilişkin hedefler eşlik ediyor.
*Bölüm III – Strateji: Değişimi yönlendirmeye yönelik politikalar: Beyaz Kitap’ın işlevsel kısmını oluşturuyor. Bu bölüm, Bölüm I’de belirtilen hedeflere ulaşmak, ulaştırma sektörünü sürdürülebilir bir yola koymak ve vizyon ve gerçeklik arasında bir köprü oluşturmak amacıyla önümüzdeki on yılda dikkate alınması gereken girişimleri tanımlıyor.
4- ÇOK MODLU TAŞIMA
Biliyoruz ki, taşımacılıkta malın kısa sürede, ekonomik ve güvenli olarak hedefine ulaşmasında ulaştırma türlerinin seçimi önem kazanıyor. Bu bağlamda yükün çıkış noktasından varış yerine kadar ulaşımında birden fazla ulaştırma türünün kullanılması kaçınılmaz oldu.
Birden fazla ulaştırma türünün entegrasyonuyla yapılan ve artan bir hızla yaygınlaşan bu taşımacılık sisteminde, multimodal taşımacılık, intermodal taşımacılık ve kombine taşımacılık ifadeleri kullanılıyor.
Özellikle AB’de ve Türkiye’de öne çıkartılan kombine taşımacılığın iki koşulu yerine getirmesi ilgili uzmanlarca benimsendi. Bu koşullardan birincisi, taşımanın karayolu taşıma aracı, tren, mavna, gemi ve uçak gibi araçlardan en az ikisini içermesi, ikincisi ise taşınacak yüklerin birim yük haline getirilmiş olması.
Aslında çok modlu taşımacılık, intermodal taşımayı ve kombine taşımayı içeren genel bir kavram. Kombine taşıma ise türler arası taşımanın özel hali.
Kombine taşımacılığın daha iyi anlaşılabilmesi ve açıklanması için genel kabul gören tanımları şöyle:
• Multimodal Taşımacılık: Yüklerin taşınmasının iki veya daha fazla ulaştırma türü ile yapıldığı taşıma şeklinin genel adına veriliyor.
• Intermodal Taşımacılık; Taşınacak malların birim (konteyner, hareketli kasa ‘swap body’, treyler) yük haline getirilerek, tüm taşıma zinciri (değişik ulaştırma türleri) boyunca aynı birim yük olarak taşınması olarak tanımlanıyor.
• Kombine Taşımacılık: Türler arası taşımacılıktaki taşıma zincirinin asıl büyük kısmının demiryolu veya iç suyolu ya da denizyolu ile başlangıç ve bitiş ayaklarının ise mümkün olduğunca kısa olarak karayolu ile yapılması olarak tanımlanıyor. AB, asıl taşıma bölgesinde demiryolu, iç suyolu veya denizyolu taşıma hattının kuş uçusu mesafe olarak 100 kilometreyi geçmesi gerektiği şeklinde bir kısıtlama koyuyor.
Yukarıda tanımı verilen kombine taşımacılık, genel anlamda ulaştırma türlerinin teknik ve ekonomik açıdan en etkin oldukları yerlerde kullanıldıkları son derece akılcı bir ulaştırma türleri zinciri bütünü.
Bu bağlamda hem etkin bir ulaştırma sağlanmakta, hem de sistemin dengesindeki bozuklukların düzelmesi olanağı elde edilmiş oluyor. Aslında kombine taşımacılıkta hedeflenen, karayolunun yüksek oranlı taşıma payını, demiryolu veya denizyolu/iç suyoluna kaydırıyor.

Alerjiler Baharı Gölgeliyor - RayHaber
YAŞAM

Alerjiler Baharı Gölgeliyor

Baharın keyfini alerjiler bozmasın! Polen, toz ve diğer alerjenlerle başa çıkma yollarını öğrenin. Belirtiler, tedaviler ve önleme ipuçları burada.

🚆

Yapay Zeka Sağlık Tehdidi - RayHaber
SAĞLIK

Yapay Zeka Sağlık Tehdidi

Yapay Zeka’nın sağlık üzerindeki tehditlerini keşfedin: Veri gizliliği, etik sorunlar ve potansiyel riskler. Detaylı analizler burada!

🚆