2014 demiryolları için gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacak

2014 demiryolları için gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacak :Ülkemizde raylı sistemler, hizmete sunulan büyük projeler ve 2023 hedefiyle eşini Cumhuriyet`in ilk yıllarında yaşadığımız bir hareketlilikle yoluna devam ediyor. Bu yolculuğun lokomotifi olan TCDD, yüksek hızlı tren projeleri, Marmaray ve son olarak Milli Tren ile sektörü arzu edilen seviyeye çıkarmak için tüm gücüyle çalışıyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Karaman, geçtiğimiz yılın başarılarından bahsetti ve “Demiryollarına 2014 yılı için 4 milyar TL ödenek verildi. 2014 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacaktır” dedi.
Türkiye, son yıllarda ulaşım ve taşımacılık alanında izlediği politika doğrultusunda demiryolundan metroya, hızlı trenden tüp geçide raylı sistemlerin her aşamasında büyük bir atağa kalktı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları da ülkenin her noktasına ağlarla ulaşma çabasının öncü kurumu olarak çalışmalarını sürdürüyor. Raylı sistemler özelinde çok yoğun ve başarılı geçen 2013’ün ardından 2014’te devam eden projeler ve yeni başlananlarla birlikte bu yılın da büyük projelere sahne olması bekleniyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, öncelikle raylı sistemlerin ülkemizdeki tarihçesine değindi, ardından son yıllarda birbiri ardına hayata geçen önemli projeler hakkında bilgi verdi. Marmaray ve yüksek hızlı tren projelerinin önemi üzerinde duran Karaman, sadece yolcu taşımacılığı değil, yük taşımacılığı alanında da önemli adımlar atıldığını belirtti. Önümüzdeki yıllarda raylı sistemler alanındaki atılımların artarak devam edeceğini söyleyen Karaman, Milli Tren projesiyle de uzun yıllardır hayalini kurdukları yüzde yüz yerli hedeflerine ulaşacak olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
Dünyada ve ülkemizde raylı sistemler alanında birçok yeniliklerin yaşandığı 2013 yılını geride bıraktık. 2013 yılının değerlendirmesine geçmeden önce Türk demiryollarının tarihsel süreci hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız?
Anadolu topraklarında demiryolunun tarihi 1856 yılında İzmir-Aydın Hattı’nın yapımı ile başlar. Alman, Fransız ve İngiliz şirketlere verilen imtiyazla inşa edilen bu hatların 4.136 kilometresi Misak-ı Milli sınırlarımız içerisinde kaldı.
“Demiryolları bir ülkenin toptan tüfekten daha mühim emniyet silahıdır.” sözüyle demiryollarının savaşta ve barışta önemini vurgulayan Büyük Önder Atatürk, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kıt kaynaklara rağmen demiryolu seferberliği başlattı, yabancıların elindeki hatları millileştirdi. Demiryolunun altın çağı olan bu süreçte, 1923-1938 yılları arasında yüzde 80’i çetin coğrafik koşullara sahip doğu bölgemize olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre demiryolu inşa edildi.
İkinci Dünya Savaşı nedeniyle bu yatırımlar yavaşladı. 1950 yılından itibaren ise uluslararası politikalara paralel olarak karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları takip edildi, demiryolu deyim yerinde ise kaderine terk edildi. Bu ihmalin doğal bir sonucu olarak yolcu ve yük taşıma payı giderek düştü, mevcut sistemini dahi koruyamadı.
Yaklaşık 50 yıl yok sayılan demiryolu için 2003 yılı bir milattır. Bu yıldan itibaren demiryolları yeniden devlet politikası haline geldi. 2003-2013 yıllarında 2013 fiyatları ile demiryolu sektörüne yaklaşık 40 milyar kaynak aktarıldı. Kamuoyunun da yakından takip ettiği üzere; yüksek hızlı tren projeleri, mevcut durumun modernizasyonu, ileri demiryolu sanayinin geliştirilmesi ve etkin ve verimli bir demiryolu için yeniden yapılanmanın gerçekleştirilmesi hedefleri doğrultusunda onlarca proje hayata geçirildi.
Sizin de ifade ettiğiniz gibi özellikle 2009 yılında Ankara-Eskişehir arasında yüksek hızlı tren taşımacılığının başlamasıyla birlikte yüksek hızlı tren projeleri kamuoyunun büyük ilgisini çekti. 2011 yılında Ankara-Konya hattını hizmete açtınız. Yüksek hızlı tren projesi çalışmaları kapsamında 2013 yılında hangi gelişmeler yaşandı?
Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya hattının ardından 2013 yılında Konya-Eskişehir arasında da yüksek hızlı tren taşımacılığını başlatarak Mevlana ve Yunus Emre dostlarını bir araya getirdik. Ankara-Konya-Eskişehir üçgenindeki yaklaşık bin kilometrelik mesafede ilk YHT ringimizi oluşturduk. 24 Mart 2013 tarihinde yüksek hızlı tren işletmeciliğine başlanan Konya-Eskişehir-Konya parkurunda günde dört sefer yapılmaktadır. Bu parkurda günlük ortalama yolcu sayısı hafta içi 500, hafta sonu ise 700’dür. YHT taşımacılığından önce yüzde 70 olan otobüs payı, YHT’den sonra yüzde 32’ye düşmüş, YHT taşıma payı yüzde 55 olmuş ve yüzde 25 oranında talep artışı gerçekleşmiştir. Ayrıca Konya – Bursa arasında YHT + Otobüs bağlantılı kombine taşımacılık yapılmaktadır.
Geçen yıl 23 Eylül’de TCDD’nin kuruluşunun 157. yıldönümü etkinlikleri kapsamında Ankara-İzmir hattının da temelini attık. Bu hattımız tamamlandığında Ankara’dan hızlı trene binen bir kişi 1,5 saat sonra Afyon’da, 2 saat sonra İzmir’de olacak. Eskişehir ve Konya’dan sonra Afyon da Ankara’nın banliyösü haline gelecek. Afyonlular, Uşaklılar günübirlik İzmir seyahatleriyle kordonda gezmenin, taze balık yemenin tadını çıkaracaklar. Çağımızda zaman çok daha kıymetli hale geldi. Hızlı, güvenli ve konforlu trenlerle artık uzun süren yolculuklar tarih oluyor.
İnşa halindeki diğer yüksek hızlı tren hatlarında çalışmalar nasıl gidiyor?
Ankara merkezli olarak başlattığımız çekirdek hızlı tren ağı kapsamında hizmete açılan hızlı tren hatlarından başka Ankara-Sivas, Ankara-Bursa ve Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hatlarında çalışmalar sürüyor. Bu hatların tamamı hizmete açıldığında ülke nüfusunun yarısını barındıran 15 ilimiz yüksek hızlı trenle tanışmış olacak.
2013’te elbette sadece yüksek hızlı tren alanında gelişmeler yaşanmadı. Hayata geçirilen diğer projeler hakkında da bizleri bilgilendirir misiniz?
Evet, 2013 yılı sadece yüksek hızlı trenlerden ibaret olmadı. Demiryolu taşımacılığı açısından baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı bir yıl geçirdik. 2013 yılında yatırın ödeneği 4 milyar 700 milyon TL’dir. Öncelikli sektör olarak demiryollarına yapılan yatırımlar, dünyadaki benzerlerine göre kısa zamanda ve daha az maliyetle hayata geçirilmiştir Demiryoluna verilen önem belirlenen hedeflere ulaşmak için yatırım planlamasında kendisini göstermiştir.
Demiryolu Serbestleşme Kanunu, Marmaray’ın hizmete girmesi, milli trenlerle ilgili atılan adımlar, Balo treni, İZBAN Projesi ve diğer yatırımlar 2013 yılı içinde gerçekleşti.
Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısı, 01 Mayıs 2013 tarihinde TBMM’de yasalaştı. Bu kanunla TCDD ilk defa kendi kanununa kavuştu. TCDD alt yapı hizmetlerini, kurulacak Türk Tren A.Ş. ise tren işletmeciliğini yürütecek. Kanunu diğer önemli kılan tarafı adından da anlaşılacağı gibi demiryolu ulaşımının serbest hale gelmesidir.
Yani bu kanuna göre kendi lokomotifini, vagonunu alıp gelen yerli ve yabancı firmalar artık yük ve yolcu trenleri işletebilecek. Söz konusu kanunla demiryolu taşımacılığında AB’ne de uyum sağlanmış oldu. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 153 yıllık rüyamız gerçeğe dönüştü. Marmaray hizmete açıldı. Asya ile Avrupa denizin altından demiryolu ile birleştirildi. Ve sadece kıtalar arasındaki geçiş 4 dakika oldu. Sadece ülkemiz için değil dünya için de önemli olan Marmaray Projesi kapsamındaki Gebze-Haydarpaşa ve Sirkeci-Halkalı banliyö hatlarının iyileştirilmesi tamamlandığında yılda 700 milyon yolcu taşınacak. Bunun yanı sıra ileriki süreçte yüksek hızlı trenler ve belirli saatler arasında yük trenleri de buradan geçecek.
2013 yılında yük taşımacılığında da önemli gelişmeler kaydedildi. 2004 yılından itibaren başlattığımız Blok tren taşımacılığıyla taşınan yük miktarımızda sürekli artış sağlıyoruz. Bu çerçevede 2004 yılında 18,6 milyon ton taşırken 2013 yılında 26 milyon yük taşıdık. (2014 yılı hedefimiz 28 milyon tondur.)
Yük taşımacılığındaki bir diğer önemli gelişme BALO Treni ile yaşandı. TOBB işbirliğiyle BALO (Büyük Anadolu Lojistik Organizasyon) Projesi’ni hayata geçirdik. Proje ile Anadolu kaplanlarının yüklerini başta Almanya’nın Münih ve Köln şehirleri olmak üzere Avrupa’nın iç kesimlerine kadar demiryolu ile ulaştırılması hedefledik. Bu kapsamda Manisa’dan gönderdiğimiz 5 adet BALO Blok treni her biri 5 gün gibi kısa bir sürede Almanya’ya ulaştı. Bu trenler önümüzdeki dönemde daha da artacak. Ayrıca Baltık Denizi ile Karadeniz arasında Klaipeda, Odessa ve İliçevski deniz limanlarını demiryolu ile birleştirmek üzere Viking Treni Projesi de kısa bir süre sonra hayata geçecek. Konuyla ilgili mutabakat zaptını imzaladık.
Bir diğer büyük proje de Milli Tren. Bu proje ne aşamada, hangi adımlar atıldı?
Üzerinde uzun süredir çalıştığımız Milli Tren Projesi’ni önceki Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın da katıldığı bir törenle kamuoyuna tanıttık. Yeni nesil demiryolu araçlarının özgün tasarım ve yerli teknolojiyle ülkemizde üretilmesine yönelik Milli Tren Projesi çalışmalarına başlanmış ve bu çerçevede Milli Tren Çalışma Grubu oluşturulmuştur.
Milli Tren Projesi kapsamında üretilecek araçların asgari yüzde 51 yerlilik oranıyla üretilmesi, yerlileştirme çalışmaları sonucunda bu oranın yüzde 85 düzeyine kadar çıkartılması hedeflendi. Milli Tren Projesi kapsamında yüksek hızlı trenler TÜLOMSAŞ, elektrikli ve dizel tren setleri TÜVASAŞ, yük vagonları ise TÜDEMSAŞ tarafından üretilecek.
Bunlardan başka bir de Milli Sinyalizasyon Projemiz var. TÜBİTAK’la işbirliği yaparak Sakarya/Mithatpaşa İstasyonu’nda Milli Sinyalizasyon Projesini uygulamaya koyduk ve başarılı sonuçlar aldık. Şimdi bunu Afyon-Denizli, Isparta-Burdur ve Ortaklar-Denizli istasyonları arasında uygulamaya koyarak şebeke geneline yaymaya başladık. Bundan böyle gerek Milli Trenler, gerekse Milli Sinyalizasyon sistemi ile dışarıya ödenen dövizimiz devletin kasasında kalacaktır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde gerçekleştirilen ve 2011’de hizmete verilen 80 kilometre’lik Cumaovası-Aliağa arasında Türkiye’nin en uzun kent içi raylı ve hava alanından geçen metro standardındaki raylı sistemi olan İZBAN ile uluslararası ödül aldık. Dünya genelinde 3 bin 400′den fazla kurumun üyesi olduğu ve toplu taşımacılık sektörünün dünyadaki en büyük kuruluşu olma özelliği taşıyan Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği’nin (UITP), Dünya Kongresi kapsamında düzenlenen “Toplu Taşımacılıkla Büyüme” konulu yarışmada İZBAN, “En İyi İşbirliği” kategorisinde birinciliğe layık görüldü. UITP’nin düzenlediği yarışmaya bu yıl 40 ülkeden, 6 kategoride 240 proje ve ülkemizden ise 18 proje katıldı. Vatandaşlara hızlı, konforlu ve güvenli bir raylı toplu taşıma sistemi sunmak için merkezi hükümet ile yerel yönetimin ortak çalışmasının ürünü olarak ortaya çıkan İZBAN, bu özelliği sayesinde de UITP üyesi 92 ülkeye örnek proje olarak gösterildi.
2013 yılında ayrıca; APU cihazı temini ve montajı (TÜLOMSAŞ’tan 165 adet), Tekirdağ-Muratlı 2. hat yapımı 30 kilometre, Cumaovası-Tepeköy 2. hat yapımı 30 kilometre, Başpınar Lojistik Merkez düzenlenmesi, 12 adet acil müdahale ve kurtarma aracı, 5 adet lojistik merkez, Samsun (Gelemen), Uşak, Denizli (Kaklık), İzmit (Köseköy) ve Halkalı işletmeye açılmıştır. 876 kilometre yol yenilemesi yapılmıştır. Çekilen araçların imali ve modernizasyonu kapsamında 710 adet yük vagonu imali gerçekleşmiştir.
Çok yoğun geçen 2013 yılının ardından 2014 yılındaki hedefleriniz nelerdir?
Demiryollarına 2014 yılı için 4 milyar TL ödenek verildi. 2014 yılı da demiryolu taşımacılığı açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olacaktır. Bunların en başında Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren çalışmalarının tamamlanarak, yıllardır özlemini çektiğimiz Ankara ile İstanbul’un arasının Yüksek Hızlı Trenle birbirlerine bağlanacak olmasıdır. Yaklaşık 15 milyon nüfuslu İstanbul ile başkentimiz Ankara yüksek hızlı trenle kavuşacak. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Eskişehir-İstanbul etabı da tamamlandığında başlangıçta yıllık 3 milyon, 2023 yılı hedeflerinde ise yıllık 17 milyon yolcu taşımacılığı yapılması planlanmaktadır. Bunların yanı sıra demiryollarını ülkemizin en dinamik sektörlerinden birisi olmak için yüksek hızlı, hızlı ve konvansiyonel demiryolu projeleri ile çeken ve çekilen araç projelerinin hayata geçirilmesine devam edilecektir.
Mevcut yolların, araç filosunun, gar ve istasyonların modernizasyonu, demiryolu ağının üretim merkezleri ve limanlara bağlanması, özel sektörle birlikte ileri demiryolu sanayinin geliştirilmesi, lojistik merkezler kurularak ülkemizin bölgesinde önemli bir lojistik üs haline getirilmesi çalışmaları da devam edilecek yatırımlar arasındadır.
Diğer yandan Uzak Asya’dan Batı Avrupa’ya uzanacak olan Demir İpek Yolu’nun hayata geçirilerek iki kıta arasında kesintisiz demiryolu koridoru oluşturulması gibi projelerin yapımına devam edilecektir.
2023 Hedefleri
• 3.500 kilometre yüksek hızlı demiryolu, 8.500 kilometre hızlı demiryolu ve bin kilometre konvansiyonel demiryolu olmak üzere 13 bin kilometre demiryolu yaparak 2023 yılında toplam 25 bin kilometre demiryolu uzunluğuna ulaşılması,
• 4.400 kilometrelik hat yenilenmesi yapılarak tüm hatların yenilenmesinin tamamlanması,
• Demiryolu taşımacılık payının; yolcuda yüzde 10 ve yükte yüzde 15’e çıkarılması,
• Demiryolu sektörünün serbestleşme sürecinin tamamlanması,
• Milli demiryolu standartlarının oluşturulması,
• Emniyet Yönetim Sistemi’nin altyapı ve işletmeciliğin her kademesinde etkin ve sürekli uygulanmasının sağlanması ve bunun sektörel kültür haline getirilmesi,
• Geliştirilen “Milli Sinyal Sisteminin” yaygınlaştırılarak marka haline getirilmesi,
• Mevcut araçların hızlı tren hatlarına uygun hale getirilmesi, her türlü demiryolu aracının ülkemizde üretilmesi,
• Yük potansiyeli bulunan lojistik merkezleri, fabrika, sanayi, OSB ile limanlara iltisak hattı bağlantılarının artırılarak kombine ve yük taşımacılığının geliştirilmesinin sağlanması,
• Demiryolu Ulaşım Enstitüsü’ nün kurularak faaliyete geçirilmesi,
• Milli Demiryolu sanayisi ile Ar-Ge’sinin desteklenmesi ve her türlü demiryolu teknolojisinin geliştirilmesi,
• Uluslararası demiryolu koridorlarının geliştirilmesinin sağlanması.
2035 Hedefleri
• 6 bin kilometre ilave hızlı demiryolu yaparak demiryolu ağının 31 bin kilometre’ye çıkartılması,
• Yüksek teknoloji altyapısına sahip demiryolu sanayisinin tamamlanması ve demiryolu ürünlerinin dünyaya pazarlanması,
• Demiryolu ağının diğer ulaştırma sistemleriyle entegrasyonunu sağlayacak şekilde akıllı ulaşım altyapıları ve sistemlerinin geliştirilmesi,
• Uluslararası kombine taşımacılık ve hızlı tedarik zinciri yönetiminin kurulması ve yaygınlaştırılması,
• Demiryolu araştırması, eğitim ve sertifikasyon konusunda dünyada söz sahibi olunması,
• Boğazlar ve körfez geçişlerinde demiryolu hat ve bağlantılarının tamamlanarak Asya-Avrupa-Afrika kıtaları arasında önemli bir demiryolu koridoru haline gelinmesi,
• Demiryolu yük taşımacılığında yüzde 20’ye, yolcu taşımacılığında ise yüzde 15’e ulaşılması.

JINN Entegreli KARGU Radarları Karıştıracak - RayHaber
06 Ankara

JINN Entegreli KARGU Radarları Karıştıracak

STM, milli vurucu İHA’sı KARGU’yu JINN Elektronik Harp Podu ile donattı. Saha testlerinde düşman radarlarını kör eden KARGU, hedeflerin başarıyla vurulmasını sağladı Türkiye’nin tam bağımsız savunma sanayii vizyonu doğrultusunda, insansız sistemlerde öncü çalışmalara imza atan STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., milli vurucu platformlarına yeni yetkinlikler kazandırmaya devam ediyor. 🚆