Kardemir Demiryolunun Can Damarı

Kardemir - RayHaber
Kardemir - RayHaber

Kardemir demiryolunun can damarı :Türkiyenin ilk entegre demir çelik fabrikası ve uzun mamulde cevhere dayalı üretim yapan tek kuruluşu olan Kardemir, 2016da hizmete sunmayı hedeflediği Demiryolu Teker Fabrikasının heyecanını yaşıyor. Kardemiri Türkiye sanayisinin can damarlarından biri haline getiren başarılardan vizyon ve misyonlarına dek her şeyi konuştuğumuz Genel Müdür Fadıl Demirel; “Şirketimiz, Karabük`ü, demiryolu malzemelerinin üretim merkezi haline getirmeyi en temel strateji olarak benimsemiştir” diyor.

Kuruluşundan itibaren çok sayıdaki endüstriyel tesisin proje, imalat ve montajını gerçekleştiren Kardemir, Türkiye’de “Fabrikalar Yapan Fabrika” olarak tanınıyor. Kardemir’in birçok firma için bir okul olduğunu söylemek de son derece uygun. Bunun yanında sosyal sorumluluk projelerine de azami önem gösteren şirket, özellikle Karabük Üniversitesi yerleşkesinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Demir Çelik Enstitüsü ve Araştırma Geliştirme Merkezi yatırımları ile geleceğin eğitimli ve inovatif yönü güçlü gençlerini sektörlere kazandırmaya devam ediyor. Kardemir, sektöre getirdiği tüm ilklerin yanında ülkemizin tek ray üreticisi olma özelliğini koruyor. Son zamanlarda yükselen raylı sistemler projelerinde başrol oyuncuları arasında gelen Kardemir, Demiryolu Teker Fabrikası’nın heyecanını yaşıyor. Kardemir Genel Müdürü Fadıl Demirel; “Yatırım süresi 3 yıl öngörülmekte ve yatırımın 2016 yılının ilk yarısı sonunda tamamlanarak ilk ürünün 2016 yılı ikinci yarısı başında alınması hedeflenmektedir” diyor.
Demir çelik sektörünün Türkiye ekonomisindeki yeri hakkında sizden bilgi almak isteriz. Demir çelik, en büyük ihracatçı sektörlerin başında geliyor ve yine ülkemizin en büyük kuruluşları arasında çok sayıda demir çelik firması var.

Türk demir çelik sektörü, ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden birisidir. Türkiye’nin 2012 yılında gerçekleştirdiği toplam çelik ihracatı 17 milyar 152 milyon dolara ulaşmış ve Türkiye’nin 151,8 milyar dolar tutarındaki toplam ihracatının yüzde 11,2’sini gerçekleştirerek otomotiv sanayinin ardından en büyük ikinci ihracatçı sektör olmuştur. Makine aksamları, gemi ve yat ile otomotiv endüstrisi içerisindeki dolaylı demir çelik ürünleri de dikkate alındığında, ihracatımız içerisindeki dolaylı olarak demir çeliğin payı yüzde 30’lara ulaşmaktadır. Bu ise artık ülkemizin bir demir çelik ülkesi olduğunun işaretidir.

Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu sıralamasında yine demir çelik sektörü firmaları başı çekmekte; ilk 50 firma içerisinde 13 demir çelik firması yer almaktadır. Türkiye, demir çelik üretimiyle dünyada da iddialı bir konumdadır. Ülkemiz, dünyanın en büyük çelik üretici ülkeleri sıralamasında 8. sırada yer almaktadır.

Kardemir ürünleri ve hizmet verdiği sektörler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bildiğiniz gibi Kardemir ülkemizin tek ray üreticisidir. 72 metre boya kadar hızlı tren rayları da dahil olmak üzere ülkemizde ve bölge ülkeler arasında Kardemir’den başka ray üreticisi bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra 750 milimetre genişliğe kadar yapısal çelik üretiminde de Kardemir ülkemizin tek kuruluşu konumundadır. Halen 40’ın üzerinde yapısal çelik çeşidi ile sektöre hizmet sunan Kardemir, pik, blum, kütük, nervürlü inşaat çeliği, köşebent, maden direği, kok ve kok yan ürünleri de üretmekte ve inşaat, madencilik, ulaştırma ve sanayi sektörüne temel girdi sağlamaktadır.

Kardemir’in bölge ve ülke ekonomisine büyük bir ivme kazandıran yatırımlarından kısaca bahseder misiniz?
Şirketimiz, “Türkiye’de üretilmeyen ürünleri de üreterek, küresel rekabet gücüne sahip en az 3 milyon ton çelik üretmek” vizyonunu benimsemiştir. Bu hedefe ulaşma yolunda emin adımlarla ilerleyen şirketimizde yatırım çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürülmektedir. Bu kapsamda, 2011 yılının ilk yarısında yeni Sinter Fabrikası ve 1 No.lu Yüksek Fırın, 2012 yılında yeni Kireç Fabrikası, 2013 yılının başında ise Yeni Sürekli Döküm Tesisi işletmeye alınmıştır. Ayrıca geçtiğimiz ay 50 MW’lık Yeni Enerji Santrali ile 70 fırınlı yeni kok fabrikası tamamlanarak üretime başlamıştır. Diğer taraftan, çelikhane üretim kapasitesinin artırılması, yeni yüksek fırın ve yeni Çubuk (kalın yuvarlak) ve Kangal Haddehanesi yatırımları ile Ray Profil Haddehanesi’nde ray sertleştirme tesisi kurulması projelerinde çalışmalara hızla devam edilmektedir. Belirtilen yatırım projeleriyle birlikte hedeflenen kapasiteler yakalanmış olacaktır.

Yeni Çubuk ve Kangal Haddehanesi 700 bin ton/yıl üretim kapasitesine sahip olacak ve ağırlıklı olarak otomotiv ve makine imalat sanayine hitap edecektir. Tesiste, mevcut durumda ülkemizde üretilmeyen ve yurtdışından tedarik edilen katma değeri yüksek ürünler üretilebilecektir. Öngörülen yatırım süresi 2,5 yıldır. Yatırımın 2015 yılı sonunda tamamlanması planlanmaktadır. Mantarı sertleştirilmiş rayları üretmeye yönelik Ray Sertleştirme Tesisi ile ülkemizin ihtiyaç duyduğu ve mevcut durumda ithalat yoluyla karşılanan mantarı sertleştirilmiş raylar üretilebilecektir. Şirketimiz enerji alanında da önemli yatırımlar yapmaktadır. 50 MW kapasiteye sahip Enerji Santralı ve 22,5 MW kapasiteye sahip Hidroelektrik Santralı enerji alanındaki önemli yatırımlarımızı oluşturmaktadır.

50 MW Enerji Santralı, Yüksek Fırınlar, Kok Bataryaları ve Çelikhane tesislerinden yan ürün olarak açığa çıkan kok gazı, yüksek fırın gazı ve çelikhane konvertör gazlarının kullanım sonrası artan kısmının kullanılması suretiyle elektrik enerjisi üretmektedir. Yan ürün atık gazlarının kullanımına imkan sağladığı için önemli bir çevre yatırımı özelliği de taşımaktadır. HES Projesi, bağlı kuruluşumuz ENBATI A.Ş. tarafından sürdürülmektedir. Yatırımın 2014 yılı içinde tamamlanması planlanmaktadır. Şirketimiz bu yatırımlarla, ihtiyaç duyduğu elektriğin tamamını kendi imkanları ile üretir, fazlasını ise satar konuma gelecektir.

Raylı sistemler Türkiye’nin ana gündem maddelerinden bir haline geldi. Raylı sistemlerde dünyadaki ve ülkemizdeki mevcut potansiyelini nasıl değerlendirirsiniz?

Ülkemiz demiryolu alt yapısı incelendiğinde, son yıllara kadar önemli bir yatırım yapılmadığı, Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan yatırımlar ile yetinildiği görülmektedir. Bu sebeple aradan geçen yıllar içinde ülkemiz ulaştırma sektöründe önemli bir dengesizlik oluşmuş, gelişmiş ülkelerin aksine karayolu ulaştırması ağırlık kazanmış, demiryolu ulaştırması ise geride kalmıştır.

Ulaştırma sektöründeki bu dengesizliği gidermek ve demiryolu ulaştırmasının, sektör içindeki payını artırmak devlet politikası olarak benimsenmiş ve son yıllarda demiryolu ulaştırma sektörüne önemli seviyede yatırımlar yapılmaya başlanmıştır.

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nca hazırlanan “Ulaştırma Ana Planı”nda, demiryolu ulaştırması önemli bir konu olarak değerlendirilmiş, ulaştırma sistemindeki dengesizliğin giderilmesi, büyük ölçüde, karayolunu seçmiş bulunan talebin demiryoluna çekilebilmesine bağlı olduğuna değinilmiştir. Ulaştırma Ana Planı’nda geleceğin en önemli ulaştırma yöntemi olacağı öngörülen demiryolunun toplam taşımacılık içinde payının artırılması, bu şekilde dengeli ve sağlıklı bir ulaştırma sisteminin oluşturulması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda TCDD stratejik hedeflerini belirlemiştir. 2023 yılına kadar gerçekleştirilmesi hedeflenen bu projelerden bazıları şöyledir: Yüksek hızlı tren seti ve lokomotif araç parkının genişletilmesi, yük ve yolcu vagonu araç parkının genişletilmesi, mevcut hatların yenilenmesi, 10 bin kilometre yüksek hızlı tren hattı yapılması, 4 bin kilometrem yeni konvansiyonel demiryolu hattı yapılması, Marmaray Projesi’nin tamamlanarak yıllık 700 milyon yolcu taşınması, EgeRay Projesi’nin tamamlanması, BaşkentRay Projesi’nin tamamlanması, lojistik merkezlerin oluşturulması, demiryolu payının yolcu taşımalarında yüzde 10, yük taşımalarında yüzde 15’e yükseltilmesi, yük taşımacılığının 200 milyon ton/yıl seviyesine yükseltilmesi, demiryolu işletmeciliğinde özel sektör payının yüzde50’ye yükseltilmesi, ülkemizde yüksek hızlı tren üretimi, çeken ve çekilen araçların üretim ve bakımında özel sektörün payının artırılması.
TCDD tarafından belirlenen hedefler incelendiğinde, demiryolu sektörüne yapılan yatırımların artarak devam edeceği görülmektedir.

Demiryolu taşımacılığı ile ilgili diğer önemli gelişme ise Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.05.2013 tarihinde yürürlüğe giren “Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi” kanunudur. Bu kanun ile özel şirketler, kendilerine ait demiryolu altyapısı inşa edebilecekler ve ulusal demiryolu ağı üzerinde işletmecilik yapabileceklerdir. Serbestleşmenin en önemli hedefi yük taşımacılığında demiryolunun payının artırılması olarak görülmektedir.
TCDD’nin demiryolu ulaşımına yönelik planları ve demiryollarının serbestleştirilmesi ile özel sektörün demiryolu ulaştırmasına girecek olması, demiryolu ulaştırmasının öneminin daha da artacağını göstermektedir. Demiryolu taşımacılığının artmasına paralel olarak gerek TCDD’nin gerekse özel sektörün lokomotif, vagon ve diğer demiryolu taşımacılığı araç parkları önemli ölçüde artacaktır. Bu açıdan ülkemiz demiryolu ulaşım sektörünün giderek büyüyen bir pazar olacağı öngörülmektedir.

Şirketinizdeki Ray ve Profil Haddehanesi ne zaman kuruldu? Tesisin yıllık üretim kapasitesi, ihracat ve müşteri portföyü hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ray ve Profil Haddehanesi 2007 yılında devreye alınmıştır. 450.000 ton/yıl kapasiteye sahiptir. Ülkemiz ve bölge ülkeleri arasında, 72 metre boya kadar her türlü rayın yanı sıra, 750 mm genişliğe kadar büyük boy profiller, 200 mm genişliğe kadar köşebentler ve 200 mm çapa kadar her boyda kalın yuvarlak ve kaliteli imalat çelikleri üretebilen tek tesistir. Ray ve Profil Haddehanesi yatırımı ile Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları’nın (TCDD) ihtiyaç duyduğu rayın tamamını karşılayan Şirketimiz, Suriye, İran, Irak gibi bölge ülkeleri başta olmak üzere tüm dünya pazarlarına ihracat yapabilen bir şirket haline gelmiştir.

Demiryolu Tekeri Fabrikası ile ilgili çalışmalar ne aşamada? Tesis ne zaman tamamlanacak ve üretime ne zaman geçecek? Planladığınız mevcut kapasite nedir?

Ülkemizde demiryolu tekeri üreticisi bulunmamakta ve teker ihtiyacı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Ülkemiz demiryolu tekerinde net ithalatçı konumundadır. Tamamıyla ithalat yoluyla karşılanan demiryolu tekeri pazarı şirketimiz için önemli bir pazar konumundadır. Entegre bir tesis olma avantajına sahip şirketimizde, demiryolu tekeri çelik kalitesi de dahil olmak üzere uluslararası standartlarda çelik kalitelerinin büyük bir kısmı üretilebilmektedir. Demiryolu tekeri, katma değeri yüksek vasıflı çelik ürün sınıfındadır. Vasıflı çelik pazarı Kardemir için önemli bir pazar konumundadır. Katma değeri yüksek bir ürün olan demiryolu tekerinin üretimi şirketimizin vasıflı çelik üretimi stratejik hedefiyle uyumludur.

Tesis katma değeri yüksek ürünler üretme stratejimizin önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Kurulacak tesiste yük ve yolcu vagonu tekerleri ile lokomotif tekerleri üretilecektir. 200 bin adet/yıl üretim kapasitesine sahip olacak tesis için 140 milyon dolar yatırım yapılacaktır. Proje için yabancı bir firma ile sözleşme imzalanmıştır. Yatırım süresi 3 yıl öngörülmekte ve yatırımın 2016 yılının ilk yarısı sonunda tamamlanarak ilk ürünün 2016 yılı ikinci yarısı başında alınması hedeflenmektedir.

Dikili-Midilli İDO Seferleri 1 Mayıs'ta Yeniden Başlıyor - RayHaber
DENİZYOLU

Dikili-Midilli İDO Seferleri 1 Mayıs’ta Yeniden Başlıyor

Geçen yıl Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz’ün girişimleri sonucunda İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) iş birliği ile faaliyete geçen  Dikili-Midilli seferleri kış mevsimi nedeniyle  verilen ara sonrasında 1 Mayıs 2026 Cuma günü  yeniden başlıyor.

🚆

Akran Zorbalığı, Silahlı Saldırılara Mı Evriliyor? - RayHaber
GENEL

Akran Zorbalığı, Silahlı Saldırılara Mı Evriliyor?

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı saldırıların ardından, gözler yeniden bireysel silahlanma ve şiddetin toplumsal boyutlarına çevrildi.

🚆

1 Yorum

  1. genel müdür yardımcısı iken, f.d. bey, ray konusu ilk yapılmak istendiğinde karşı çıkan kişi idi.
    daha sonra erdemir’e gitti.
    ardından ray konusuna o günlerde karşı çıkan y.k.ü. m.y. ile yollar birdaha kesişti. şimdi ikisi de ray diyorlar.
    neden karşı çıktılarrrr neden evet dedilerrrr…. orası okuyucu yorumuna kalmış.

Yorumlar kapatıldı.