Rayda Yetişen Kardelenler



Rayda Yetişen Kardelenler :Demiryolu İşletmeciliği yapısı itibariyle tamamen teknik personel iş gücüyle yürütülebilmektedir.Ülkemizde de TCDD bu tür personel temini amacıyla memur kademesinde makinist,hareket memuru,yol personeli,tesisler personeli yetiştirmek amacıyla 1942 yılında TCDD Meslek Lisesi’ni açmış ve 1996 yılına kadar mevcut işletmeciliğini bu okuldan yetişen personel aracılığıyla sürdürmüş yetmediği takdirde de dışarıdan persenl teminine gitmiştir.Ayrıca özellikle demiryolu fabrikalarında nitelikli işçi personel olarak çalıştırılmak üzere önce çırak okulları daha sonra da pratik sanat okullarında öğrenciler yetiştirilmiştir.

Ancak 1990’lı yıllara gelindiğinde hükümet kararlarıyla bu okulların tümü birden kapatılmıştır.Bugün için ise bazı üniversitelerin demiryolu meslek yüksek okulu bölümleri ile son birkaç yıldır birkaç Milli Eğitim lisesine açılan demiryolu bölümlerinde benzeri eğitimler verilerek bu iş gücü sağlanmaya çalışılmaktadır.Ben bu yazımda mezunu olduğum TCDD Meslek Lisesi ve bazı özelliklerinden bahsetmek ve TCDD için önemini anlatmak istiyorum.Ülkemizde ilk demiryolu yapımına 1856 yılında başlanılmış 1866 yılında ise ilk işletmeciliğe başlanılmıştır.Buharlı enerjinin keşfiyle beraber hızla sanayileşen batıya göre geri kalmamak isteyen Osmanlı neredeyse batıyla eş zamanlı olarak bu teknolojiyi önce ulaşım alanına kullanmak üzere demiryoluyla birlikte kendi topraklarına sokmuştur.

Ancak batılıların kendi icadı olan bu teknolojinin Osmanlı topraklarına kurulumu da yine batılılarca olmuş ve yap-işlet modeliyle işletmeciliği de bazı imtiyazlara dayalı olarak yine onların kontrolünde olmuştur.II.Abdulhamit tarafından yaptırılan Hicaz Demiryolu dışındaki tüm demiryolu yapım ve işletmeleri Osmanlı döneminde yabancı işletmecilerin elinde bulunmuş ve bu işletmeciler özellikle yerli müslüman halkı bu işletmecilik alanının dışında tutmaya ve öğrenmemelerini sağlamaya özen göstermişler.Bu nedenle de 1.Dünya savaşı esnasında ülkeler arası dengelerin bozulması ve savaş şartları nedeniyle stratejik önem arzeden demiryollarının kontrolünde oldukça zorluklar yaşanılmış..

1.Dünya Savaşı sonunda ise İmparatorluğun yıkılarak yerine Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla beraber Atatürkün önderliğinde ve Behiç Erkin’in çabalarıyla yerli toprak sınırlarımızda kalan demiryollarımız yabancılara paraları ödenerek satın alınmış ve millileştirilmiştir.Ancak Türk halkı demiryolu işletmeciliğini yürütebilecek yeterli bilgiye sahip olmadığı için askeriyenin öncülüğünde İstanbul,Konya ve İzmirde açılan bazı kurslarda demiryolu personeli yetiştirilme yoluna gidilmiştir.Buralarda yetişen personel aracılığıyla da mevcut demiryollarına yenileri de eklenerek hızlı bir gelişim sürecine girilmiştir.

TCDD’nin kurulmasıyla beraber Yine Behiç Erkin önderliğinde 1942 yılında daha düzenli bir eğitimle daimi teknik personel yetiştirmek amacıyla TCDD’nin kendi bünyasi içerisinde Ankarada TCDD Meslek Lisesi açılmıştır.1950’li yıllarda kapatılan okul 60’lı yıllarda tekrar açılmış ve birkaç yıllık eğitim sonunda tekrar kapanmıştır.Uzun yıllar kapalı kalan ve eğitimli teknik personel eksikliği nedeniyle sıkıntıya düşen TCDD 1974 yılında aldığı bir kararla bu okulu Eskişehire taşıyarak tekrar açılmasını sağlamıştır.Eskişehirde 19874’ten 1998 yılına kadar bu okuldan yılda ortalama 120 mezun verilerek 22 dönem makinist,hareket memuru,yol personeli ve haberleşme sinyalizasyon görevlerini yürüten tesisler personeli yetiştirilmiştir..

Alt kademe memur olarak göreve başlayan bu okulun mezunları zaman içerisinde dışarıdan üniversite de bitirerek TCDD içerisinde orta ve üst yönetim görevlerine gelerek bugün için TCDD’nin personel yönetim ve iş gücü olarak ana omurgasını oluşturur hale gelmişlerdir.1942’den 1998’e değin yaklaşık 4000 personel yetiştiren bu okul mezunların yarıya yakını hala kurum içerisinde görev yapmaktadırlar.Bu okulun mezunlarının en büyük özelliklerinden biri 14-17 yaş arası 3 yıl yatılı okul hayatı yaşayarak kader ortaklığı yapmaları ve akabinde de aynı kurum içerisinde beraber meslektaşlık görevi yürütmeleri nedeniyle aralarında büyük bir tutkunluk ve dayanışmada bulunmalarıdır.Bu nedenle zaman içerisinde hemen tüm mezunların üyesi bulunduğu derneklerini kurmuşlar,sandıklarını oluşturmuşlar ve aralarındaki sürekli iletişimi sürdürebilmek için de Kardelen isminde bir aylık dergi çıkarmışlardır.TCDD Meslek Lisesi mezunlarının diğer okul mezunlarında belki de hiç bulunmayan bu dayanışma özellikleri onların kurum içerisinde daha iyi motive olmaları ve çalışmalarında çok faydalı olmuştur..

Bugün için TCDD Meslek Lisesi mezunları derneklerinin öncülüğünde kapatılmış olan okullarının yeniden açılmasını istemekteler ve bu yönde çabalar sarfetmektedirler.Bunun öncelikli nedenleri arasında ise demiryolculuk mesleğinin ve TCDD işletmeciliğinin sağlıklı yürütülebilme arzusu gelmektedir.Çünkü kendileri 14 yaşında ana kucağından koparak raylarla,trenlerle tanışan,kaynaşan,dost olan bu kişiler bilmektedirler ki bu meslek bilgiden daha çok özveri,güven ve dayanışma gerektirmektedir.Kendileri bu okula sınavla ve belirli elem yöntemleriyle bir elekten geçirilerek gelmişlerdir ve mezun olduklarında da kura usulüyle ülkenin doğusu batısı demeden büyük fedakarlık gerektiren bölgelerinde uzun yıllar görevler yapmışlardır.Demiryolculuk mesleğinin sağlıklı yaşatılabilmesi için bazı olmazsa olmaz şartlar vardır ve bu kişiler de bu şartların en iyi kendi okullarında verilen eğitim yoluyla sağlanabildiğine inanmaktadırlar.

Ben de bu okulun bir mezunu olarak demiryolu işletmeciliğini ancak TCDD’nin kendi bünyesi içindeki bir okul aracılıyla öğrencilerin hergün raylar içinde yürüyerek ve tren sesi dinleyerek alınan bir eğitimle sağlanabileceğine inanıyorum.Çünkü çok komlike bir yapıya sahip demiryollarımız bir çok teknik bilgi donanımı yanında bolca da pratik istemektedir,sadece teoriye dayalı bir eğitim işe başlayana değin boşa zaman kaybından başka bir şey olmayacaktır!..Demiryolu İşletmeciliği’nin eğitimini ise yine ancak iyi tecrübe donanımına sahip demiryolu çalışanları tarafından verilebilinir.Açıkcası Milli Eğitim liselerinde sadece teoriye dayalı ve eksik bilgilerle verilen bir eğitimin ne bu öğrencilere ne de iş hayatında TCDD’ye pek bir şey kazandırabileceğine ben pek inanmıyorum!..Ancak TCDD Meslek Lisesi yeniden açılmış olduğunda da birçok arkadaşımızın da belirttiği üzere eski klasik yapısının bugünün koşullarının çok dışında ve gerisinde kaldığının bilincindeyiz.Böyle bir okul önce hedefleri doğrultusunda çok iyi bir planlamayla yeniden yapılandırılmalı,tamamen bilgisayara ve similasyon destekli bir eğitim verilmeli ve sadece lise olarak değil 3+2 olarak bir kolej şekline dönüştürülmelidir.Bu okul TCDD tarafından değil Milli Eğitim tarafından üstlenildiğinde de yine aynı şekilde sadece demiryolu bilgileyle donatılmış eğitici ve çağdaş eğitim ekipmanlarıyla donatılı olmalıdır.En önemlisi ise teoriden ziyade bolca pratik eğitim verilmelidir.

Reklamlar