Deniz: Özelleştirilmek istenen TCDD işçileştirilmeye çalışılıyor



Deniz: Özelleştirilmek istenen TCDD işçileştirilmeye çalışılıyor.Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’na bağlı Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz ile Türk Ulaşım-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Yaşar Yazıcı, İzmir’de örgütlü oldukları işyerlerinin temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Muhammed Kara ve İzmir 1 No’lu Şube Mali Sekreteri Atilla Karaaslan‘ın da katıldığı toplantıda Demiryolu Yapım ve İşletim Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ni YOLDER Yönetim Kurulu Başkanı Özden Polat temsil etti.
“TCDD dertleri en fazla olan kurum”
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na bağlı işyerlerinde çalışanların sorunlarının ve çözüm yollarının ele alındığı toplantıda konuşan Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, sendikalı olsun olmasın, sendikalarının üyesi olsun olmasın tüm çalışanların haklarını savunmayı görev bildiklerini söyledi. Liman ve hava meydanlarının yanında Devlet Demiryolları’nı “Gecesi, gündüzü, akşamı, sabahı, ne zaman, nerede olacağı belli olmayan, sıkıntıları, dertleri fazla olan bir kurum” olarak tanımlayan Deniz, “Nerede bir ah çeksek bin dert dinliyoruz” dedi.
“TCDD işçileştirilmeye çalışılıyor”
Devlet Demiryolları’nda ünvanlar ve işyerleri bazında geneli ilgilendiren bir kaç problem olduğunu anlatan Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, bunların çözümü için neler yapılması gerektiğini konuşmak gerektiğini söyledi. TCDD’nin 2013 yılında çıkan yasayla serbestleştirildiğini, ikiye bölündüğünü, özelleştirilmesinin altyapısının oluşturulduğunu anlatan Deniz, “2013 yılı demiryolu çalışanlarını bekleyen tehlikenin ayak seslerinin duyulmaya başladığı yıl oldu. TCDD işçileştirilmeye çalışılıyor. Yönetim, işçi sayısının arttırılmasıyla özelleştirmenin daha kolay olacağını düşünüyor” diye konuştu.
“Demiryolcular Stockholm sendromu yaşıyor”

Yetkili sendikanın özelleştirmeye çanak tuttuğunu, özelleştirmeye yönelen yönetimin değirmenine su taşıdığını anlatan Şerafettin Deniz, “Biz demiryolcular adeta Stockholm sendromu yaşıyoruz. Bizim çalışma düzenimizi ortadan kaldıracak bir çalışmaya ‘evet’ diyen bir sendikayla beraber olmak başka türlü nasıl açıklanabilir?” dedi. Deniz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapılan devrim değil, karşı devrim”
“Celladına aşık olan kişiler gibiyiz. Hormonlu sendika kucaklarına oturdukları siyasi yapının uygulamalarını ‘devrim’ olarak nitelendirirken bizim arkadaşlarımızın orada olmasını anlamak mümkün mü? Bu olsa olsa demiryollarına ve demiryolculara yapılan ‘karşı devrim’dir. Karşı devrim burada bunu yapanlara bir fenalığı, kötülüğü izafe eder. Bizim celladına aşık olan arkadaşlarımıza çalışma hayatlarını, işlerini, görevlerini kaybedeceklerini, iş güvencelerinin tehlikede olduğunu anlatmamız gerek.”
Özelleştirmede taşeronlaşma tehlikesi
Özelleştirmeler tamamlandığında kurumda çalışanların kapının önüne konacağını anlatan Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, “Özelleştirme taşeronlaşmayı, taşeronlaşma da düşük ücretle çalışmayı getirir” dedi ve şunları söyledi:
“Soma felaketini unutmayalım. Soma’daki gibi 301 insanın ölmesini beklemeyelim. Soma’da görüldüğü gibi, taşeronlaşma insanları ölüme mahkum eder. Türkiye’deki özelleştirmelere bir bakın, patron çalışanı kapının önüne koyarken siyasi görüş ayrımı yapmaz. Devlet Demiryolları’nda da böyle bir hava var. ‘Bizim sendikamıza gelin, sizi koruruz’ sözerinin anlamı yok. Şu veya bu sendikalı olmak bir gerekçe olamaz. Sizi kapının önüne koyarlar.”
“Acı gerçekleri görünce farkına varacağız”
TCDD’de çalışanların en temel sorunların başında “norm kadro ve optimizasyon çalışmaları” geldiğini söyleyen Şerafettin Deniz, “Bu çalışmaların sonuçlarını, acı gerçekleri önümüzdeki günlerde gördüğümüzde farkına varacağız” dedi. Deniz, “Dernekler ve sendikalar olarak irade ortaya koymak zorundayız. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Norm kadro, optimizasyon çalışmalarına ‘dur’ denmeli” diye konuştu.
Fazla mesai zulüm aracı haline geldi
Fazla mesai konusunun Demiryolları çalışanları için bir zulüm aracı haline geldiğini belirten Şerafettin Deniz, “Demiryolcu fedakardır, ama bu fazla mesai konusu fedakarlığın ötesine geçti” dedi. “Bu durum daha kaç yıl sürecek? Bu muameleyi daha ne kadar kendimize reva göreceğiz?” diyen Deniz, “Anayasa’ya göre angarya suçtur. Yasaların, sözleşmelerin bize verdiği haklar var. Artık angarya istemiyoruz. Toplu sözleşmelerle getirilen hükümlerin uygulanmasını istiyoruz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakan mı büyük, birim amiri mi?”
“Fazla çalışmanın karşılığının ödenmesi gerekir. Onlar gerekeni yapmadığı yapmadığı sürece fazla mesai yapmaya gerek yoktur. TCDD Genel Müdürlüğü’nden gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedik. Cevap bekliyoruz. Fazla mesai yaptırılmayacağına ilişkin Başbakanlık genelgesi var. Birim amirleri fazla mesaiye zorluyor. Başbakan mı büyük, birim amirleri mi büyük? Fazla mesai yaptırılırsa, birim aimirinize dilekçe verip 24 saat istirahat isteyin. Bu yola başvuran arkadaşlarımızın arkasında olaccağız. Herhangi bir yaptırım olur ya da mahkemelik olunursa, hukuk mücadelesinde arkadaşlarımızın yanında olacağız. Birim amirleri hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Birim amirleri sorunu çözemiyorsa topu yukarıya atsın.”
“İşverenin önerdiğinin altında ücret artışına imza atıldı”
Toplu sözleşmelerle alınan ücretlerin enflasyon karşısında eridiğini belirten Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, vergi diliminin yükselmesiyle çalışanın ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu anlattı. Sorunun toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde çözümlenebileceğinin altını çizen Deniz, şöyle konuştu:
“Cebimizden yemeye başladık”
“Anlaşmazlıkla sonuçlanan görüşmeler hükümetin belirlediği kişilerden oluşan Yüksek Hakem Kurulu’na gidiyor, oradan olumlu sonuç beklemek safdillik. Bakanlar Kurulu’ndan beklediğimiz sonuç zaten çıkmaz. Görüşmelerin başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ’3+3′ dedi, sektörümüzde yetkili hormonlu sendika geldi, onun da altında ücret artışının getirildiği bir sözleşmeye imza atarak tarihe geçti. İlk beş ayın enflasyonu 5.6, sözleşmede öngörülen 5.1. Beşinci ayın sonunda cebimizden yemeye başladık.”
Polat: Türk Ulaşım-Sen camiamıza hayırlı olsun
Sendikanın yeni genel yönetimine başarılar dileyen YOLDER Yönetim Kurulu Başkanı Özden Polat, “Türk Ulaşım-Sen’imizin Genel Başkanlığına seçilmenizden dolayı sizi tebrik ediyorum. Aslında hayırlı olsun ziyaretinde bulunmak istedi, ancak programlarınızın yoğunluğu sebebiyle buna imkan olmadı. Tekrar camiamıza hayırlı olsun” dedi. Polat, “İzlediğim kadarıyla TUS yeniden sizin başkanlığınızda sendikacılık adına alanlara inerek bir ivme kazandı.Her alanda olduğu gibi sendikal alandaki rekabet de kaliteyi artıracaktır.Bu rekabet çözüm noktasında bizler için sevindiricidir.Bundan mutluluk duymaktayız” diye ekledi.
“İşbirliği içinde çalışmak istiyoruz”
Bu toplantıya TCDD şebekesinin her tarafından, 700′ü aşkın yol personeli temsilen katıldğını anlatan Özden Polat, YOLDER’in çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Polat, “Tüm üyelerimizle çeşitli iletişim kanallarını kullanarak irtibatta olduğumuzdan tüm sorunlara vakıfız.Sorunun tesbitinde ve çözüm önerisi konusunda bir sıkıntımız yok. Ancak bunların iletilmesi bağlamında yetki bakımından yaşadığımız problemler konusunda sektörümüzde faaliyet gösteren diğer sendikalarla olduğu gibi sizinle de işbirliği içinde çalışmak, elimizden geldiğince yanınızda olmak istiyoruz. Çözüme yaptığınız her katkıyı saygıyla üyelerimize duyurmak isteriz” diye konuştu.
“Meydanı boş bırakmayacağız”
Toplantıya katılanlarla görüş alış verişinde bulunan, sorunlarını dinleyerek not alan Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Şerafettin Deniz, toplantının sonunda sendikalarının yeni hedeflerini dile getirirken şunları söyledi:
“Hormonlu sendikanın oyununu bozarak yeni bir oyun kuracağız. Senaryosunu biz yazacağız, sahnesini biz hazırlayacağız, biz oynayacağız. Meydanı boş bırakmayacağız. İnsanlara bir önceki oyunun sahteliklerle, boş vaatlerle, yerine getirilmeyen sözlerle oynandığını göstereceğiz. Türk Ulaşım-Sen bu sahnelerin vazgeçilmezi olacaktır. 2015′te yine malum sendikayı ve konfederasyonu tercih edersek, 2016′yı, 2017′yi böyle kayıplarla geçiririz. Eksiklerimizi, gediklerimizi gidermiş, yetkili sendika olarak mücadele edip toplu iş sözleşmelerini yapacağız.”

Reklamlar