Bir metrobüs şoförünün isyanı



Bir metrobüs şoförünün isyanı : İstanbul’un en sıkıntılı toplu ulaşım araçlarından metrobüsten yolcular da şoförler de şikayetçi…

Metrobüsü; zengini fakiri, işçisi memuru, kadını erkeği herkes kullanıyor. Bir metrobüs şoförü günde yaklaşık 400 kilometre yol yapıyor. Yani neredeyse bir İstanbul- Ankara! E can mı dayanır buna?

Giresunlu metrobüs şoförü Olcay Bey “dayanmaz elbet” diyor. Olcay Bey, “Günde 8 saat çalışmak zorundayız. Hem de aralıksız. Bir seferimizi tamamladığımızda bize 10 dakika kalıyor. O süre zarfında bir çay mı içeyim, elimizi yüzümüzü mü yıkayalım demeden tekrar direksiyon başında kendimizi buluyoruz” diyor.

Sıkıntılar bununla bitmiyor. Olcay Bey anlatıyor: “Bize her türlü adam geliyor. ‘Müsaade et geçeyim’ diyen yolcuyla kavga eden de var. ‘Boşluklara ilerleyin’ dediğimizde bizimle kavga eden de… Duraklar desen o ayrı bir dert.”

ŞOFÖRÜN BAŞI DÖNSE!

Olcay Bey metrobüs hattının bu kadar çok uzun olmasından şikayetçi: “Diyelim Söğütleşme’den başladım. Boğaz’dan geçtim Edirnekapı’yı geçtim hadi Cevizlibağ’a geldim. Bu zaten 1 saat kadar tutuyor. Tuvaletim gelse ben ne yapacağım. Bir yere tuvalete de gidemem ki? Orada sadece benim arabadaki yolcular mağdur olmaz, arkamda ne kadar metrobüs aracı varsa hepsi kilitlenecek. Hadi onu geçtim. Belki benim başım döndü, arabayı durdurdum diyelim. Ya sonra ne olacak? Trafik yine kilit olacak” diyor.

EN KÖTÜ SAATLER!

Metrobüs şoförlerinin çalıştığı zaman dilimlerinin sürekli değiştiğini belirten Olcay Beye göre metrobüsün en kötü saatleri saat 01:00 ile 06.00 arası: “Adam sabahın 4’ünde sarhoş biniyor. ‘Akbil’ diyorum. Duymuyor, anlamıyor. İçeriye giriyor 200 TL uzatıyor. Ben ne yapabilirim ki? Ya da kusup da ortalığı batıranlar? Onlar ayrı bir dert. Sonra ortalığı velveleye verenler var… Son durağa kadar uyuyanlar var… İşimiz çok zor. Bir de sapığı var. İnsanları taciz ediyor. Diyor ki ‘araba tıklım tıklım ben ne yapayım?’ Kadınlar bile kadınların tacizinden bize bağırıyor. ‘Alın şu kadını yanımdan’ diye bağıran kadınlar var. Erkekleri söylemiyorum bile. Çünkü onlar zaten birbirine dayanmak zorunda. Kadınlara sapıklık, sarkıntılık yapanlar var. Kamera onları izliyor ama kamera ne işe yarar ki? Herkes mecburen birbirinin üstüne çıkıyor. Öğlen seferleri ve saat 22.00’den sonra ki seferler daha rahat oluyor. Bu kadar kalabalık olmuyor.”

‘DÜZENLEMELER EKSİK!’

Metrobüs şoförlerine yönelik düzenlemelerden bahseden Olcay Bey, “Bazı standartlar geldi. Ancak hiç de bir faydasını görmüş değiliz. Mola sistemi çok kötü. Mesela Söğütleşme’ye yolcuları getirip bırakıyoruz. Ama burada en fazla beş dakika kadar duruyoruz. Tekrar direksiyon başına geçiyoruz. Peki ihtiyacımızı nasıl karşılayacağız? Yemeğe, namaza, elimizi yüzümüzü yıkamaya nasıl zaman bulacağız? Bunların hepsi standartlaşmaya gitti bir nebze iyileşti ama hala kötü. Günde 8 saat araba kullanmak çok zor” diyerek sitem ediyor.

ON BİN İNSANIN SORUMLULUĞU BİR ŞOFÖRDE

Başka bir metrobüs şoförü olan Memduh Bey… Daha evleneli iki ay olmuş. Metrobüsün kalabalığından ve güzergahtan şikayetçi. Memduh Bey, “Ben önceden İETT şoförü idim. Sonra buraya geçtim. Burası otobüse göre daha kolay ama daha yoğun. Burada bin bir çeşit insanla muhatap olmak gerçekten zor. Arkada insanlar, insanları rahatsız ediyor. Herkes bizi suçluyor. Hırsızlık olayları oluyor yine bizi suçluyorlar. Onlar yetmiyormuş gibi geceleyin akbil sorunu ortaya çıkıyor. Evimize gidemiyoruz. Giderken herkes uyuyor. Kalkıp işe geliyoruz yine herkes uyuyor. Ne ara eşimle gezip bir hava alacağım. Yemek yiyecek durumumuz bile burada rezil bir halde. Zaman yok. Seferler Allah’a emanet” diyor.

‘HERKES BİZE KIZIYOR!’

Aldıkları maaşın da fazla olmadığını söyleyen Memduh Bey, “Bir şirkette üç kişinin başındaki müdür bile ne kadar maaş alıyor. Ama biz her gün on bin insanı taşıyoruz. Bir sürü insanın hayatı bize emanet. Klima çalışmaz tamir edecek durum olmuyor ama vatandaş anlamıyor. Bize kızıyor. Bizim dikkatimizi dağıtıyorlar. Bağırıyorlar. Kahkahalarla her şeyi tepetaklak eden yolcular var. Bir demeye varmadan başka yolcu başka taşkınlık çıkarıyor. Bu kazalar bile bizimle ilgili olan şeyler değil. Sistem düzenli kurulmadığı için habire trafik kilitleniyor. Yine burada şehirde en düzgün şekilde çalışan sistem metrobüs.”

GEL DE HANIMA ANLAT!

“Bazı şoförler evdeki sorunlarını otobüse taşıyor” diyen Memduh Bey, “Adamın karısı arıyor. Açsa bir dert açmasa bir dert. Açmayınca aile yaşantısı tehlikeye girer. Kadına işteyim, sonra konuşalım diyemiyoruz. Kadın hemen bana soruyor. ‘İş benden önemli mi?’ diye. O nedenle bize biraz vakit verilmesi lazım. Düzenlemeler yetersiz. Zaten gün boyu insanlar canımızı alıyor. Bazıları kalabalık olmasından şikayet ediyor. Burası özel taksi değil ki? Ama burada en zengininden en fakirine herkes aynı arabaya biniyor. Yine en rahat yolculuk yeri metrobüs. En azından trafik olmuyor” diyor.

‘BİNEMEYEN BİZE KÜFREDİYOR!’

Seyfettin Bey ise 4 yıldır metrobüs şoförü olarak çalışıyor. Onun korkusu ise kazalar ve metrobüs şoförlerini denetleyen memurlar. Çünkü ona göre şoförleri en çok zorlayan şeylerden biri denetim. Kimin denetim elemanı olduğu belli değilmiş. Gün boyu yorgunluktan sonra onun sinirleri bazen bozuluyormuş. Bu nedenle metrobüse binip insanları rahatsız eden yolculara bazen tepki veriyormuş. Fakat denetim memurlarının bu konuda hiç insafı yokmuş. Seyfettin Bey, “Bu arabaya bindiğimde en güzel şey yolun boş olması ama en kötü şey de arabanın tıklım tıklım dolu olması. Yolcuların bağırışı bir yandan birde binemeyenlerin küfürlerini de işitiyoruz” diyor.

‘GENELDE BİZE ÇARPIYORLAR’

Ona metrobüs kazalarını sorduğumda ise “Metrobüsler az kaza yapıyor. Ama oluyor. Kendilerini bizim yolumuza atan arabalara çarpıyor metrobüsler. Onlar önümüze atlıyor, bizde çarpıyoruz. Tabi bazı şoförler de kazalar yaptı. Mesela yoldan çıkınca yapılan kazalar meydana geldi. Ben daha hiç yapmadım ama bir kere az kalsın bir cipe çarpıyordum. Birden önüme girdi. Allah’tan kurtardım. Ama kışın yol kötü ve kazalar meydana gelebilir. Yazın daha rahat bu bakımdan” diyor.

‘SABAH KAVGA ÇIKARAN İNSANDAN HAYIR GELMEZ!’

Günde 10 bin kadar insanı taşıyan Seyfettin Bey, toplumdan şikayet ediyor: “Nereye gideceğini bilmeyen insanlarla karşılaşıyoruz. Medeniyetten haberleri yok. Her durakta kapının açılmasını bekleyenler var. Sen düğmeye basmazsan biz niye kapıyı açalım. Bazılar iki durak arasında beni indir diyor. O nedenle bu toplumdan adam olmaz. Metrobüste sabah binip kavga çıkartabilen insanlardan hayır mı gelir? Gelmez!…”

METROBÜS YOLCULUĞUNUN PÜF NOKTALARI

İstanbul’un trafik çilesinden kurtulmanın en kolay yollarından birisi Metrobüs… Ancak binebilmeyi başarabilirseniz… Özellikle de işe gidiş ve dönüş saatlerinde… Metrobüs sıkıntısı çekenler hem bloglarında hem de sosyal medya hesaplarında metrobüse binebilmenin püf noktalarını paylaşıyor sık sık… İşte onlardan bazıları:

1- Kalabalık saatlerde bir önceki metrobüsün tam olarak nerede durup, nerede kapıyı açtığını takip edin. Böylelikle daha sonra gelenlerin kapıyı hangi noktada açacağını tahmin edebilir ve ona göre yer tutabilirsiniz.

2- Arkanızdaki, sağınızdaki, solunuzdaki insanları sıkı kontrol altında tutun. Hangi yaş grubundan insan olursa olsun araç geldiğinde kendinizi olabildiğince ileri atın. Bu şekilde metrobüsün içine kendini atabilmeniz daha kolay

3- Metrobüs beklerken sıranın en önünde durmaya çalışın. Ne olursa olsun sıranın gerisine düşmeyin.

4- Mesai saati başlangıcında ve mesai saati sonrasında mümkünse ara duraklardan binmemeye çalışın. Ara duraklardaysanız, metrobüsün boş olduğu yöne binin ve mümkünse ilk duraklardan binmeye çalışın.

5- Eğer metrobüse binebilmeyi başardıysanız, kapı önlerinde beklememeye çalışın. Çünkü her inen binen sizi mutlaka iteklemek zorunda kalacaktır.

6- Aracın orta yolcu bölümünde bekleyin. Bu her zaman kendinize yer bulma şansınızı arttıracaktır. Boşalan koltukları bu sayede daha rahat görebilirsiniz.

7- Aracın içerisini gözlemleyin, ve pozisyonunuzu her an ona göre ayarlayın. Dalgın olmayın, zira metrobüste yer kapmak istiyorsanız dalgın olmamak ilk şarttır.

8- Koltuklarda oturan yaşı büyük insanların başında beklemeyin. Genellikle uzun yol yolcusudurlar.

9- Araçta yer bulmak için bir oraya bir buraya atlamayın. Bu sizin üzerinizdeki gözlerin sayısını ve sizden önce oturmak isteyenlerin iştihını artıracaktır.

10- En arkada bulunan L koltukların başında dikilin. Ortalama 3, bilemediniz 4 durak sonra oturacak bir yer bulma olasılığınızın arttığını göreceksiniz. O saatlerde yer bulmak neredeyse yolda yüklü bir miktar para bulmak gibidir. Bulduysanız, gözlerinizi kapatın ve o anın tadını çıkarın.

Reklamlar