Vali Kılıç’ın Öncülüğünde, Çorum Ortak Paydasında Buluşma Tablosu



Çorumlu’nun, dişiyle-tırnağıyla, büyük özverilere katlanarak Orta Anadolu bozkırında bir “sanayi vahası” yarattığını, adını “Anadolu Kaplanları” arasına yazdırdığını, birkaç esnafın bir araya gelip fabrika kurmasına dayanan sanayileşme çabalarının, ekonomistler tarafından “Kalkınmada Çorum Modeli” diye nitelendiğini, yine Çorum için “KOBİ Başkenti” tanımının kullanıldığını, bıktırırcasına, sık sık yazarım.

Israrla unutturmamaya çalıştığım hususlardan biri de, merhum Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde, Karadeniz Ekonomik İşbirliği projesi çerçevesinde, Çorum’un sınai üretim üssü, Samsun Limanı’nın da çıkış kapısı olarak tasarlanmış olması…Çorum’da üretip Samsun üzerinden dünyaya satmanın tek eksiği ise, yük taşımacılığı yapacak bir demiryolu hattı…

Çorum’un ulaşım altyapısına ilişkin üç önemli projeden ikisi gerçekleşme yolunda. Ankara-Çorum-Samsun arasında yük taşımacılığını da kapsayan Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin -mevcut ekonomik daralma nedeniyle planlanan sürede tamamlanması kolay görünmese de- 2023’e yetiştirilmesi öngörülüyor. Ankara-Çorum-Samsun Otoyolu’nun ihale edildiği ise Vali Necmeddin Kılıç tarafından açıklandı. Havalimanı konusuna ayrı bir paragraf açacağız.

Vali Kılıç’ın, Cuma günü Ahlatcı Altın Rafinerisi’nde sanayici ve işadamlarıyla yaptığı toplantıda ortaya koyduğu ufuk turu, Özal döneminde olduğu gibi, Çorum’un sınai üretim merkezi, Samsun Limanı’nın çıkış kapısı olarak yeniden gelecek projeksiyonlarında yerini alacağı izlenimini uyandırıyor. İşte bu, Çorum’un aradığı “sanayileşme hamlesini tamamlama” fırsatıdır. “Sanayi şehri Çorum” hedefine giden yolu açacak gelişmedir.

Çorum’un “büyüme stratejisi”ni belirlemesi, nitelikli göç alarak “büyük kent” hedefine doğru yürümesi, bölgesinin sanayi, ticaret, eğitim, sağlık, kültür, sanat ve turizm merkezi konumunu kazanması gerektiğini vurgulayıp duruyoruz ya, sözünü ettiğimiz toplantı, bu doğrultuda önemli bir adım gibi göründü bana. Hep söyleyegeldimiz Çorum ortak paydasında buluşmanın önemli bir adımı gibi…

Zira, iş dünyasında var olan bir takım psikolojik fay kırıklarının, Vali Kılıç’ın katalizörlüğünde ortadan kalkmakta olduğunu da memnuniyetle gözlemledik. Gerek Çorumlu işadamlarının, gerekse dışarıdan girişimcilerin Çorum’da yatırımı düşünebilmelerinin ilk koşulu, uygun yatırım ortamının ve mümkün olan kolaylıkların sunulması.
Yatırım için Çorum tercih edilecekse, bir takım artılarının, avantajlarının olması gerekir. OSB’de bedelsiz arsa tahsisi bunlardan biri. Hep dediğimiz gibi, Çorum’da girişimci ruh var, yatırım iklimi var. Sanayi altyapısı var. Son zamanlarda eksikliği hissedilen ise, “kalifiye eleman”…Bu da, Ahlatcı Holding Yönetim kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı’nın projesi, Vali Necmeddin Kılıç’ın da uzakgörüşlü yaklaşımıyla, özgün bir modelle çözüme kavuşturulacak gibi görünüyor.

OSB’deki Endüstri Meslek Lisesi bünyesinde, altın işleme ve takı tasarımı ile ilgili iki sınıf açılacak. Bu sınıfların öğrencileri, Altın Rafinerisi sahasında kurulacak prefabrik dersliklerde öğrenim görecekler ve atölye pratiğini de orada sağlayacaklar. Bileklerinde altın bilezikle mezun olacak öğrenciler, iş arama zahmetine de katlanmayacaklar. Bu model, başka sektörlerde, örneğin makine imalat sektöründe de uygulanabilecek.

Çorum’un ulaşım altyapısına ilişkin sorunlarına gelince…Çorumluların asırlık özlemi olan demiryolu konusunda, biraz yavaş da olsa gelişmeler devam ediyor. Hem yük taşımacılığı, hem de hızlı yolcu taşımacılığı için tasarlanan Ankara-Çorum-Samsun demiryolu hattının proje hazırlama aşamasındayız. Bitim için 2023 yılı hedefleniyor, ama bugünkü ekonomik koşullarda inşaata başlanmasının bile daha birkaç yıl sürebileceği anlaşılıyor ki, 2023 çok iyimser bir tarih.Yine de projenin gündemde oluşu, umut verici bir durum. Yüz yıl bekledik, üç-beş yıl daha bekleriz.

Ankara-Çorum-Samsun Otoyolu’nun planlama çalışmaları tamamlandı, hatta ihalenin de yapıldığı bildirildi. Havalimanı konusunda ise, biz, Çorum’un sanayileşmesini sürdürebilmesi için kendi havalimanına sahip olması gerektiğini ısrarla savunmaya devam edeceğiz. Hele de, Yozgat’a uluslararası havalimanı, Tokat’a 2. havalimanı, Gümüşhane-Bayburt’a, Rize’ye denizin ortasına havalimanı yapılmaktayken, Çorum’a havalimanını gereksiz saymayı, bize kimse anlatamaz.

Elbette, ekonomik daralma nedeniyle Çorum Havalimanı’nın şu günlerde gündeme alınmasını beklememiz de gerçekçilikten uzak olur. Espri olarak “bu mücadelede şimdilik baltamızı gömdük” ifadesini kullanabiliyoruz. Ama, asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü haklıyız. Ve bu, Çorum’un “hak” mücadelesidir. Hak mücadelesinden dönmek ise “zillet”tir.

Buna karşılık, Vali Necmeddin Kılıç’ın da kısaca değindiği üzere, yarıda kalmış mevcut havalimanı inşaatını devam ettirip, burada stol tipi havaalanını gerçekleştirdikten sonra, Hitit Üniversitesi ile işbirliği halinde Çorum’da havacılık eğitiminin başlatılması pekâlâ mümkün. ÇEKVA Genel Müdürü Erdal Karslı’nın öncülüğünde ön tespitleri yapılan pilot okulu ve küçük tip uçakların iniş-kalkışıyla, Çorum’da hava ulaşımı bir ucundan başlatılabilir.

Özetlemem gerekirse; Vali Necmeddin Kılıç’ın “Çorum sanayiinin varlığını koruyabilmesi ve yeni sınai yatırımların Çorum’a çekilmesi” adına ortaya koyduğu çabayı son derece önemli buluyor ve takdirle karşılıyorum. Sayın Valimize ve bu çabalarında kendisinin yanında yerini alan kamu ve mesleki kuruluşlar yöneticilerine, sanayici ve işadamlarımıza Çorum adına teşekkür ediyorum. Beni aşırı iyimser bulabilirsiniz -zaten bardağın daima dolu tarafını görmeye çalışan bir yapıya sahibim- ama, şu anda Çorum’un geleceğine daha bir umutla baktığımı mutlulukla belirtebilirim.

Kaynak : www.corumhaber.net

Reklamlar