İstanbul Havalimanı’na Taşınma Neden Ertelendi?



2 hafta önce yazdığım yazıda İstanbul Havalimanı’nın Aralık sonunda taşınmasının ertelenmesinin gündeme gelebileceğini ve erteleme kararı çıkarsa sürpriz olmayacağını yazmıştım.

Aslına bakarsanız açılışın 29 Ekim’de mutlaka yapılacağını, açılışta herhangi bir erteleme olmayacağını da yazmıştım bundan birkaç ay önce…

Bunu; ben dedim demek için değil, bazı detayları açmak için söylüyorum.

29 Ekim’deki görkemli açılıştan iki gün sonra İstanbul Havalimanı hizmet vermeye başladı. THY buradan seferlerini icra etmeye devam ediyor. İstanbul Havalimanı çıkışlı şu an için 8 sefer yapılıyor. Bu, önümüzdeki günlerde daha da artacak. Yapılan uçuşlar da şu an için gayet iyi gidiyor, herhangi bir sorun yaşanmadı.

İstanbul Havalimanı, tamamen hizmete girdiğinde gerçekten inanılmaz bir meydan olacak. Dünyanın en büyüklerinden biri olacağı gibi, dünyanın en yoğun havalimanlarından da biri olacak.

Peki havalimanının taşınması neden ertelendi?

İşte işin bam teli burası…

Zaten olaya şöyle geniş pencereden bakacak olursak; havalimanının taşınması değil, bu kadar kısa süreli takvim belirlenmesi hataydı bana göre.

Neden mi?

  1. Havalimanı ihalesi sonuçlanma tarihi: Mayıs 2013

Yer teslimi ve inşaatın başlama süreci: Mayıs 2015

Yani; açılışın yapılacağı tarihten 3 yıl öncesi…

İstanbul Havalimanı 1.3 milyon metrekarelik alanı, 200 milyon yolcu kapasitesi, 6 pisti, 500 uçaklık park kapasitesi, 16 taksi yolu ve 280 yolcu köprüsü kapasiteli bir meydan olacak. Peki böylesine bir meydanın 3 yıl gibi bir zamanda yapılması mümkün müydü? Üstüne bir de zorlu arazi şartlarını da ekleyelim…

Tamam etap etap açılacaktı belki, önce 1. Etabı ile hizmet verecekti ki; bu da Atatürk Havalimanı’nının tamamen taşınması anlamına geliyordu. Yani aslında bu kadar kısa bir süreçte hizmete girmesi mümkün değildi. Yukarıda dediğim gibi, aslında hata ertelenmesinde değil, sürekli yakın tarihlere açılış ve taşınma vadedilmesiydi.

Taşınmanın biraz daha ötelenmesi ile ilgili karar nasıl alındı peki?

İstanbul Havalimanı’nda taşınma ileilgili birkaç ciddi deneme yapıldı. Sistemin bunu kaldırıp kaldıramayacağı kontrol edildi.

Mesela en son 13 bin bagajlık bir test yapıldı. Aynı anda 13 bin bagaj yüklemesi yapılarak tüm işlemler kontrol edildi. Sistem bunu kaldırdı; 13 bin bagajın aynı anda gönderilmesinde herhangi bir sorun yaşanmadı. Ancak burada şöyle bir detay var; şut altında görevli personelin tümü o anda çalışır haldeydi. Yani normalde olması gereken personelin 2-3 katı personel oradaydı. Bu personel sayısını artırılmasıyla halledelir mi, onun planlaması yapıldı mı bilmiyorum ama testten böyle geçildi.

En azından sistemde bir sıkıntı yaşanmadı, personel konusu da halledelirse o konuda bir sorun yok gibi görünüyor.

Ama THY yönetimi tamamen taşınmayı kabul etmedi haklı olarak. Çünkü havalimanında henüz açılmayan bölümler var, personellerin konuşlanacağı yerler tam olarak hazır değil, odalar ofisler ideal durumda değil…

Apronda herhangi bir sıkıntı yok ama terminal ve birimler bu taşınmayı kaldıracak durumda değil.

Bunu gören THY, taşınmayı uygun bulmadığını İGA yönetimine bildirdi. Çünkü THY kendine bakıyor ve bu şartlarda yolcusuna tam olarak hizmet veremeyeceğini görüyor. Bunu da en yüksek mercilere bildiriyor aslında.

Yani geçtiğimiz hafta yapılan toplantıda ‘nasıl yaparız’ konusu ele alındı. Tarih DEĞİL! Çünkü Ocak başında taşınma olamayacağını THY zaten anlatmıştı yetkililere…

Dikkat ederseniz, Bakanlık açıklamasında herhangi bir tarih yok. 1 Ocak’tan itibaren taşınma hızlanacak deniyor. Yani, Mart’ta bitirme planlanıyor ama artık tarih verilmeyecek gibi duruyor. Çünkü tarih verildikçe ve o tarihe yaklaşıldığında ‘yine ertelendi’ söylentileri çıksın istenmiyor. Artık iş; ‘THY olarak hazırız gidebiliriz’ durumuna bakıyor. O da THY’nin istediği terminal şartlarının oluşmasıyla olacak gibi görünüyor.

Yazının başında dediğim gibi; Hata ertelenmesi değil takvimin sıkıştırılmasıydı. Artık olacak şey aksamayacak terminal şartlarının oluşmasıdır. Bu mart olur, Nisan olur, Mayıs olur. İnanın önemli değil.

Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmişken artık ‘hemen gidelim’ ya da ‘hazırız gelin’ demek iyilik değil hata olur. Çünkü; yaşanacak bir aksilik İstanbul Havalimanı için hem yerel hem de uluslar arası anlamda mahcubiyet anlamına gelir. Bunu da kimse istemez…

Tarih belirlemeyi bırakmak ve hazır olmayı beklemek en ideali olacaktır… (Airporthaber)

Ücretsiz haber bülteni

Hergün e-postanıza gelsin!



İlk yorum yapan olun

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.