2030 İklim Hedefleri Kapsamında Lojistik Sektörü

iklim hedefleri kapsaminda lojistik sektoru
iklim hedefleri kapsaminda lojistik sektoru

Fosil yakıt kullanımı başta olmak üzere sanayi ve tarım faaliyetlerinin de etkisi ile atmosfere salınan sera gazları dünya üzerinde ölçülen ortalama sıcaklıkları artırdı. Artış gösteren sıcaklık, küresel iklim değişikliğinin sonuçları olarak görülebilecek çölleşme, yağış dengesizliği, kuraklık, fırtına vb. gibi meteorolojik olayların da fazlaca görülmesine sebep olmaktadır. İklim değişikliğinin dünyadaki canlı hayatı ve ekolojik denge üzerindeki etkilerinin azaltılmasında ülkelerüstü politikalar geliştirilmektedir. Etkinlikleri ve amaçlanan sonuçları elde etmeye yönelik katkıları tartışılmakla beraber BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi düzenlemeler ile iklim krizi küresel arenada ele alınmaktadır. Küresel iklim krizi bölgesel ekonomik ve siyasi örgütlenmelerin de gündemlerinde kendisine yer bulmakta ve bu örgütlenmelerin başında ise Avrupa Birliği gelmektedir.


Avrupa Komisyonu 2019 yılının sonunda açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile çevreye yönelik yeni planlarını dünya kamuoyu ile paylaştı. Mutabakat Avrupa Birliği’ndeki sanayi faaliyetleri başta olmak üzere kökten ve çevreci bir dönüşüm gerektirmekte olup bu kapsamda 2030’a kadar karbon emisyonunun 1990 seviyelerinin %55 oranında altına çekilmesi, 2050 yılında ise sıfır karbon emisyonu hedefi ile kıtanın karbon-nötr bir alan olması amaçlanmaktadır. Avrupa Birliği’nin planı yalnızca Avrupa kıtası ile sınırlı kalmamakta olup doğası gereği küresel bir sorun olan iklim değişikliğine yönelik atılacak adımlarda AB’nin ticari ortakları ve komşuları da bu planda öngörülen tedbirlerden doğrudan doğruya etkilenecektir.

2020 Eylül ayının ortasında Avrupa Komisyonu 2030 yılı hedeflerinin çeşitli sektörlere olan yansımasını ele alan raporunu paylaştı. Komisyon tarafından yayınlanan raporda ekonomik faaliyette bulunan tüm sektörlere yönelik değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu sektörlerden birisi de sera gazı emisyonunda önemli paya sahip taşımacılık ve lojistik sektörleridir. Farklı taşıma türlerinin kombinasyonu, yakıt karışımındaki değişiklikler, sürdürülebilir taşımacılık türlerinin daha yaygın kullanımı, dijitalleşme ve teşvik mekanizmaları gibi araçlar ile karbon emisyonunda hedeflenen azaltıma ulaşılması sağlanacaktır.

Avrupa Komisyonu tarafından sunulan rapor taşımacılık ve lojistik sektörüne dair öne çıkan aşağıdaki önerileri içermektedir.

Yenilenebilir enerji: Ulaştırma sektörünün 2030 yılına kadar elektrifikasyon, gelişmiş biyo-yakıtlar veya diğer sürdürülebilir alternatifler gibi yenilenebilir ve düşük karbonlu yakıtların kullanımı yoluyla yenilenebilir enerji payını yaklaşık %24’e çıkarması gerekecektir. Yenilenebilir enerjilerin büyük ölçekli dağıtımını sağlamak için de altyapı ihtiyacı ortaya çıkacaktır.

Havacılık ve denizcilik için sürdürülebilir alternatif yakıtlar: Uçakların, gemilerin ve bunların operasyonlarının verimliliğini iyileştirmek ve sürdürülebilir bir şekilde üretilen yenilenebilir ve düşük karbonlu yakıtların kullanımını artırmak için her iki sektörün de bu konudaki çalışmalarının ölçeklerini büyütmesi gerekecektir.

Karayolu için AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS): Şu anda Komisyon tarafından gündeme alınan ETS’nin genişletilmesi, muhtemelen karayolu taşımacılığı emisyonlarını kapsayacaktır. Komisyon, ETS’nin genişletilmesine ilişkin yasal teklifine karayolunu da dahil etmeye çalışacaktır. Ancak, Komisyon başkanlığının karayolu taşımacılığı sektörü için böyle bir önlemin uygun olup olmadığına dair şüphelerine yönelik göstergeler vardır.

Havacılık ve denizcilik için AB ETS: Komisyon, AB’nin en azından ETS’de AB içi havacılık emisyonlarını düzenlemeye devam etmesi ve AB içi deniz taşımacılığını ETS’ye dahil etmesi gerektiğini belirtmektedir.

Araçlar için CO2 emisyonu performans standartları: Komisyon, otomobiller ve kamyonetler için 2030 CO2 emisyonu performans standartlarını yeniden gözden geçirmeyi ve bu standartları güçlendirmeyi planlarken, 2022’de kamyonlar için 2030 standartlarının gözden geçirilmesi planlandığından kamyonlar şimdilik bu kapsam dahilinde değildir.

Araçlarda içten yanmalı motorların aşamalı olarak kaldırılması: Komisyon, otomobillerdeki içten yanmalı motorların AB iç pazarına arzının durdurulmasının gerekeceği zamanı değerlendirecektir. Şimdilik bu plan sadece konvansiyonel arabalarla ilgili olsa da Komisyon kamyonların da bu açıdan değerlendirmesi gerekeceğinden bahsetmektedir.

Komisyon tarafından mevzuat önerileri geliştirilerek AB emisyonların azaltılmasına yönelik hedefe hangi yollarla ulaşılabileceği tespit edilecektir. 2021 Haziran ayına kadar mevcut mevzuat gözden geçirilerek gereken değişiklikler yapılacaktır.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye için de önem arz eden sonuçlarının tespiti ve bunlara yönelik atılacak adımların planlanması birkaç yönden önemlidir. Bunlardan birincisi Türkiye’nin dış ticaretine yönelik üretim yapan sanayilerin alması gereken önlemlerdir. Çevreci üretim yapan Avrupalı firmaların rekabetçiliğini korumak amacıyla konacak karbon sınır vergisinin Türkiye sanayisi üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirilmelidir. Düşük emisyonlu üretim yapan ülkeler AB ile ticarette avantajlı konuma sahip olacaktır. Türkiye’nin ihracatının yarısının AB ülkelerine yapıldığı göz önüne alındığında, alınacak önlemlerin önemi ortaya çıkmaktadır.

Planlanması gereken bir diğer alan taşımacılık sektörüdür. Dış ticaretin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilebilecek taşımacılık sektörüne dair AB tarafından konacak hedefler üretim sektöründe olduğu gibi taşımacılık sektöründe de yankı bulacaktır. Bu sebeple ağırlıklı olarak karayolu ile taşınan yükün demiryolu ve kombine taşımacılık gibi çevre dostu taşıma türlerine kaydırılması, taşıma türleri arasındaki yük aktarmalarının kolaylaştırıldığı lojistik merkezlerin doğru kurgulanması ve sürdürülebilirlik prensibi esasında getirilecek mevzuat ve uygulama değişikliklerinin gündeme alınması gerekebilecektir. Çevreye duyarlı teknolojilere yatırım yapılması, bu yatırımların teşvik edilmesi, transit taşımacılığın fiziki ve mevzuat altyapısının geliştirilmesi ve kolaylaştırılması ise alınacak diğer önlemler olarak değerlendirilebilir.

2014 yılında UTİKAD tarafından İstanbul’da Lojistikte Sürdürülebilir Büyüme mottosuyla düzenlenen 52. FIATA Dünya Kongresi’nde UTİKAD tarafından oluşturulan ve ilk kez tanıtılan Sürdürülebilir Lojistik Sertifikası, UTİKAD’ın sektörün sürdürülebilirliğine atfettiği önemin mutlak işaretçilerinden biridir. Sertifika kapsamında sürdürülebilirlik sadece iklim değişikliğine indirgenmeyerek, çalışan haklarından müşteri memnuniyet sistemine kadar geniş bir perspektifte lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmaların sürdürülebilirliğine bütünsel bir yaklaşım geliştirildi. UTİKAD, Sürdürülebilir Lojistik Sertifikası girişimi ile 2018’de gerçekleşen V. İstanbul Karbon Zirvesi kapsamında karbon ayak izini azaltarak iklim değişikliği ile mücadeleye destek olan kuruluşlara verilen Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’nü aldı.

UTİKAD’ın sürdürülebilirlik yolculuğu uluslararası arenaya da taşınarak CLECAT Sürdürülebilir Lojistik Enstitüsü’nde temsil ve 2019’da UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur tarafından üstlenilen FIATA Sürdürülebilir Lojistik Çalışma Grubu Başkanlığı’na kadar uzanmış durumdadır. FIATA Sürdürülebilir Lojistik Çalışma Grubu’nda da lojistik sektörünün sürdürülebilirliğinin konuya geniş kapsamlı bir yaklaşım ile mümkün olduğu aktarılmakta ve çalışma grubu tarafından geliştirilen projeler bu çerçevede değerlendirilmektedir.

Alperen Güler
UTİKAD Sektörel İlişkiler Müdürü


sohbet

İlk yorum yapan olun

Yorumlar

İlgili Yazılar ve Reklamlar