Kocaeli’de Ulaşıma Yapılan Zammın Arkasındaki Gerçekler

Kocaeli'de Ulaşıma Yapılan Zammın Arkasındaki Gerçekler - RayHaber
Kocaeli'de Ulaşıma Yapılan Zammın Arkasındaki Gerçekler - RayHaber

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Kürekçi, ulaşım zamlarına tepki göstererek, bir kamusal hizmet olan ulaşım hakkının nasıl tasfiye edildiğini anlattı.

Kocaeli’de ulaşıma yapılan zamma tepki gösteren TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Murat Kürekçi, kentte daha ucuz maliyetli deniz ve demiryolu taşımacılığının ticarileşmelerle nasıl tasfiye edildiğini ve kamu hizmeti olan ulaşım hakkının nasıl yok edildiğini anlattı.

Ulaşım sorununu sadece karayoluyla çözmeye çalışmanın sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirdiğini belirten Kürekçi, en az maliyetle kurulabilen ve işletilebilen ulaşım nesnesinin sular olduğunu ancak bir Körfez ili olan Kocaeli’de deniz ulaşımının özellikle yolcu taşımacılığı açısından son derece atıl durumda olduğunu dile getirdi.

‘Karayollarının teşviki dışa bağımlılığı pekiştiriyor’

Kocaeli’deki ulaşım sorunu ve ulaşım hakkının tasfiye edilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yapan Kürekçi kentte demiryolu ulaşımının da, deniz yolu kadar da yetersiz kullanıldığına dikkat çekti.

Kürekçi asfaltı, araçları, yedek parça tedariki ve akaryakıtıyla dışa bağımlı olunan karayolları ulaşımının bu kadar kullanılıyor ve teşvik ediliyor olmasının kabul edilemez olduğunu ve dış ülkelere bağımlılığı pekiştirdiğini vurguladı.

Denizlerin ve demiryolları ulaşım araçlarının “daha halkçı, daha güvenilir, konforlu ve ucuz maliyetli” olduğunu belirten Kürekçi “Bunun yanında ulaşım ücretleri ve sürdürülebilir ulaşım son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki ulaşım bir haktır ve herkese eşit ve nitelikli olarak sunulmalıdır” dedi.

Pandemi döneminde tren seferleri durduruldu

Demiryollarında mevcut raylı sistemlerin kullanılmamasına dikkat çeken Kürekçi “Adapazarı-Pendik arasında faaliyet gösteren Adapazarı treni yıllarca devre dışı kalmış ve halkın tren kullanım alışkanlığı unutturulmaya çalışılmıştır” dedi. TCDD’nin resmi web sayfasında, “Koronavirüs Salgınıyla Mücadele Etme Kapsamında Tüm Bölgesel Tren Seferlerimiz Geçici Bir Süre İle Durdurulmuştur” ibaresinin yer aldığını hatırlatan Kürekçi böylesi dönemlerde tren seferlerinin durdurulmasının tersine sefer sayısının artırılması gerektiğini belirterek “Otobüs firmalarının yolcu taşımasına izin verilip, devlete ait olan TCDD’ nin bu güzergahta faaliyetlerine durdurması çelişkili bir karardır” dedi.

Kürekçi pandemi nedeniyle de taşıma ücretinin halka ekonomik destekler kapsamında ele alınması gerektiğini, bu ücretin ya sembolik olması ya da hiç alınmaması gerektiğini ifade etti.

Vagon sayısı düşürüldü

İstanbul’un Avrupa Yakasından gelecek yurttaşların ulaşımını kolaylaştıran önceki güzergâhın (Haydarpaşa’dan başlamaktaydı) Pendik- Adapazarı arasına kısaltıldığına da dikkat çeken Kürekçi “Adapazarı, Kocaeli, İstanbul arasında Adapazarı Trenini kullanan binlerce kişi halen bu imkandan faydalanamamaktadır. Bilindiği gibi 8 yıl öncesinde Adapazarı-Haydarpaşa arasında Adapazarı Treni günde 24 sefer yapıyor ve 31 tren istasyonunda hizmet veriyordu. Son dönemde sefer sayısı 24’ten 10’ a, hizmet verdiği tren istasyonu sayısı 31’den 10’a düşürülmüştü. Halen 20’nin üzerinde tren istasyonu kapalı durumdadır (Derbent, Köseköy, Kırkikievler, Tavşancıl, Diliskelesi ve en önemlisi Haydarpaşa tren istasyonları halen faaliyette değildir). Pandemi sürecinde tamamen hizmet dışı kalan Adapazarı Treni seferlerinin hijyen ve sağlık kuralları gözetilerek tekrar hizmete girmesini bekliyoruz. Daha önce 7 vagon ile hizmet veren Adapazarı Treninin vagon sayısının 4’ e düşürülmesi sebebinin açıklanmasını istiyoruz” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu güzergaha otobüs seferi konularak geçici çözüm bulunduğunu aktaran Kürekçi “Demiryolu ulaşımı yerine, çok daha pahalı olan lastik tekerlekli taşıma yöntemi tercih edilir olmuştur. Bu maliyetler ulaşım ücretlerine de yansıtılmıştır” ifadelerini kullandı.

Hızlı tren artık ilde durmuyor

Hızlı trenin Gebze, İzmit, Arifiye duraklarında durmayacağı açıklanmıştı. Kürekçi “Gebze, Kocaeli, Sakarya halkının hızlı tren hizmetinden en kısa sürede tekrar faydalanması için, kamu kurum yetkililerinin verdiği bu kararı tekrar değerlendirilmesi istiyoruz” dedi. İstanbul-Ankara hızlı tren sefer sayısının artırılması gerektiğini de ifade eden Kürekçi “Yolcu talebi olmasına rağmen sefer sayısının artırılmaması doğru değildir. Arifiye-Ankara arasında hizmet veren Boğaziçi Treni güzergahının öncelikle şehrimize kadar uzatılmasını, sefer sayısının artırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Yüzde 10’u bile taşınamıyor

İstanbul Ankara arasında karşılıklı 16 sefer yapan hızlı tren ile sefer başına 410 kişi taşınarak, yaklaşık 6.500 kişinin taşınabildiği bilgisini veren Kürekçi “5 yıl önce günlük yolcu potansiyeli 85.000 kişi olarak açıklanmış idi. Yani, ifade edilen mevcut potansiyelin yüzde 10’u bile taşınamamaktadır. Güzergâh üzerinde bulunan illerden bilet bulmak başlangıç ve varış istasyonlarına göre daha zor durumdadır. Hızlı tren sebebi ile kapatılan birçok tren istasyonu halen çalıştırılmamaktadır. Büyük kentlere göçü engellemek için ilçelerde yaşayan vatandaşların hızlı ve güvenli ulaşımını sağlamak gerekirken, mevcut tren istasyonlarını kapatmak son derece yanlış bir uygulamadır” dedi.

Yüksek köprü geçiş ücretleri kent içi trafiğini artırdı

Osmangazi Köprüsü’nün yüksek geçiş fiyatı sebebiyle tercih edilmemesi nedeniyle Kocaeli ili üzerinden Bursa ve İzmir illerine ulaşımın devam ettiğine işaret eden Kürekçi yüksek geçiş ücretlerinin, kent içi karayolu trafiğinde de araç yoğunluğuna sebep olduğunu belirtti.

Kürekçi “Uzun vadeli raylı taşıma sistemleri yerine lastik tekerlekli taşıma sistemlerinin ön plana geçirilmesi sürdürülebilir taşıma prensiplerine aykırıdır. İthal edilen yakıt ve uygulanan vergi politikası ile ucuz yolcu taşınması mümkün değildir. Akaryakıt ürününde uygulanan ergiye bile vergi/vergiler alınmaktadır” dedi.

Gebze-Gölcük arası 25 TL

Gebze-Gölcük arasında hizmete sokulan 700 nolu hat için yolcu taşıma ücretinin 25 TL/kişi olarak belirlenmesinin bu durumun bir sonucu olduğunu ifade eden Kürekçi “Hat 700 için belirlenen bu ücret halen Otogar-Kartal arasında yolcu taşıyan Belediye otobüsü ücretine göre de yaklaşık 2,5 kat daha yüksektir. Tam ücret bedelinin kişisel araç ile yapılacak yolculukta tüketilecek yakıt ücretine yakın bir ücret belirlenmesi dikkat çekicidir” diye belirtti.

Kürekçi kişisel araç sahiplenmeyi özendirici yatırımlar-ücretlendirmeler yerine, toplu ulaşımı ve bisiklet kullanımını özendirici yatırımlara öncelik verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kürekçi’nin dikkat çektiği bir konu da yük taşımacılığında demiryollarının kullanımının çok az olması. Halen ülkede yük taşımacılığının sadece yüzde 4’ünün demiryolu ile yapıldığını belirten Kürekçi, İstanbul-Ankara hızlı tren projesi planlanırken, yük taşımacılığı için, yapılacağı söylenen 3. hattın halen bitirilemediğini, Haydarpaşa gibi önemli bir limanın demiryolu bağlantısının halen kullanılamaz durumda olduğunu dile getirdi. Kürekçi Karasu Limanı’nın demiryolu hattının da verilen sözlere rağmen bitirilemediğini belirterek bu nedenle liman yüklerinin karayolu ile taşınmak zorunda kalındığına işaret etti.

‘Sanayi ürünlerinin ucuz nakli için demiryolu vazgeçilmez’

Sanayide hammadde ve ürünlerin ucuz ve hızlı nakledebilmesi için demiryolu bağlantısının vazgeçilmez olduğunu söyleyen Kürekçi “2015 yılında bitirilmesi planlanıp halen devam eden, Konya-Karaman, Ankara-Sivas, Bursa hızlı tren projeleri için halen açılış tarihi verilememiştir. Konya-Karaman hızlı tren projesi için son olarak açılış tarihi 2020 Mayıs ayı hedef gösterilmiş, sonrasında 2020 sonu olarak revize edilmiştir. Daha da kötüsü bu hatlarda yük taşımacılığının nasıl yapılacağı ile ilgili bir açıklama yapılamamıştır” dedi.

1959 yılında 66 bin 595 olan TCDD’nin çalışan sayısının 2000 yılında 47 bin 212’ye, 2017 sonunda 17 bin 747’ye; binlerce yol ve geçit bakım görevlisinin çalışması gereken hatlarda bakım görevlisi sayısının da 39’a düştüğüne işaret eden Kürekçi “1923-1950 dönemi Türkiye’sinin olanakları ile günümüzdeki olanaklar karşılaştırıldığında demiryollarına bugün ne kadar az önem verildiği anlaşılabilmektedir” dedi.

‘Ulaşım hakkı ticarileştirmeyle tasfiye ediliyor’

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı ve TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Kürekçi “Özetle kamusal hizmet, kamu-toplum yararı eksenli güvenli ve ucuz ulaşım hakkı; demiryolları, karayolları, havayolları, denizyolları işletmeciliğinin ticarileştirilmesi ve demiryolu işletmeciliğinin zayıflatılması süreciyle tasfiye edilmektedir” dedi.

Kürekçi kentler için kurgulanacak entegre taşımacılık sistemlerine hızla geçilmesi, Adapazarı-İstanbul hattı gibi mevcut demiryolu hatlarının kullanımının tekrar etkin hale getirilmesi gerektiğini ve hali hazırda bulunan bölgesel ve şehirler arası trenlerin kullandığı demiryollarının, şehiriçi yolcu (banliyö) ve yük taşımacığında aktif olarak kullanılması gerektiğini vurguladı. Kürekçi ayrıca Ulaşım Master Planlarının hazırlanmasında ve revizyonlarında meslek odaları ve diğer ilgili tarafların görüşlerine başvurulması gerektiğini belirtti. (Sol)