Çanakkale Köprüsü İçin Yılda 16 Milyon Araç Garantisi Verildi

Çanakkale Köprüsü İçin Yılda 16 Milyon Araç Garantisi Verildi - RayHaber
Çanakkale Köprüsü İçin Yılda 16 Milyon Araç Garantisi Verildi - RayHaber

Dünyayla kıyaslandığında 7.5 kat daha fazla ödeyeceğiz. Çanakkale Köprüsü için verilen yıllık garanti 16 milyon 425 aracı kapsıyor. Oysa Çanakkale’deki feribot işletmesini yapan Gestaş tarafından yıllık taşınan araç sayısı, bayramlar dahil en fazla yıllık 3.5 milyon adet… İBB Meclis Üyesi Suat Sarı, “Yeni kara delik Çanakkale Köprüsü olacak” dedi.

Sözcü’den Özlem Ermiş Beyhan’ın haberine göre, Mart 2022 tarihinde hizmete geçecek Çanakkale Köprüsü’nün, geçiş garantisi ile Türkiye bütçesinde yeni bir kara delik ortaya çıkarmasından endişe ediliyor. Yıllık 16 milyon 425 araç için geçiş garantisi verilen ve dünyadaki diğer köprülerden milli gelir bazında 7.5 kat pahalı olan Çanakkale Köprüsü’nden geçmeyecek her araç için bütçeden Euro bazında ödeme yapılacak. İBB Meclis Üyesi ve İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Danışmanı Suat Sarı, “Çanakkale Köprüsü’ne verilen araç garantisi yıllık 16.4 milyon adet. Oysa Çanakkale’deki feribot işletmesini yapan Gestaş tarafından yıllık taşınan araç sayısı, bayramlar dahil en fazla yıllık 3.5 milyon adet… Yeni kara delik Çanakkale Köprüsü olacak” dedi.

YILLIK 190 MİLYON EURO

Sarı’nın verdiği bilgiye göre devlet, Çanakkale Köprüsü’nden yıl bazında geçmeyen 12 milyon 500 bin araç için 11 yıllık işletme döneminde, her yıl ortalama 190 milyon Euro ödeme yapacak. Çanakkale Köprüsü’nde otomobil geçiş ücreti  15 Euro+KDV, yani 16 Euro olacak. Bugünkü kurdan geçiş ücreti 144 TL’yi bulacak. Sarı, “Gestaş firmasının halen feribotlar için uyguladığı fiyatlar 85 TL otomobil ve bir yolcu 5 TL olmak üzere 90 TL. Bu da 10 Euro’ya karşılık geliyor. 30 dakika feribot bekleme süresinden kazanmak için araçlar köprü geçişine 54 TL daha fazla öder mi, göreceğiz” dedi. Dr. Sarı, dünyadaki köprülerle kıyaslandığında, milli gelire göre Çanakkale Köprüsü’nde 7.5 kat daha fazla ödeme yapılacağını vurgulayarak, “Atalarımız Çanakkale’de geçit vermedi. Bu geçiş ücretleri araçlarımıza ‘Çanakkale geçilmez’ diyor” ifadesini kullandı.

OTOYOL DAHİL 301 TL

Sarı’nın verdiği bilgilere göre Çanakkale Köprüsü bağlantılı otoyolda km başına ücretler 0.05 Euro+KDV  olacak. Bu durumda Kınalı-Tekirdağ, Çanakkale-Savaştepe 324 km yol gidecek bir otomobil bugünkü Euro kurundan 157 TL ödeyecek. Köprü geçişi  144 TL ilave edildiğinde bu rakam toplam 301 TL olacak.

Çanakkale Köprüsü İçin Yılda 16 Milyon Araç Garantisi Verildi - RayHaber

15 TEMMUZ KÖPRÜSÜ’NÜN ÜÇTE BİRİ ARAÇ GEÇER Mİ?

Türkiye, yap-işlet-devret (YİD) modeliyle özel sektör eliyle büyük alt yapı projelerini araç garantisi vererek gerçekleştirdi. Araç geçiş sayılarının yetersiz olması nedeniyle 2019’da Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Osmangazi Köprüsü için ödenen garanti 3 milyar TL’yi buldu. Ancak durum koronavirüs pandemisi nedeniyle gelen kapanmalar ile çok daha kötüleşti. Garanti ödemeleri 2020’de neredeyse ikiye katlandı. Şimdi bu ödemelere bir de Çanakkale eklenecek. Dr. Sarı, “15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü bir an gözünüzden geçirin. Pandemi öncesi, 2019’da, yıllık geçen araç 55 milyon adet idi. 24 saat faal olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçen araçların üçte birinin Çanakkale Köprüsü’nden geçmesi mümkün mü? Elbette değil” dedi.

İstanbul'dan Uzaktaki Anneye Anneler Günü Çiçeği: Zaman ve Mesafe Nasıl Kapanır? - RayHaber
Tanıtım Yazısı

İstanbul’dan Uzaktaki Anneye Anneler Günü Çiçeği: Zaman ve Mesafe Nasıl Kapanır?

Büyükşehir hayatının en çetin sınavı: Uzaktaki anne İstanbul’da yaşayan her üç kişiden biri aslında başka şehirde doğmuş. Bu sayı Bakırköy, Ataköy, Kadıköy gibi İstanbul’un büyük merkezlerinde daha da yüksek. Kariyer, eğitim, ev kurmak için İstanbul’a gelenlerin çoğu memleketteki annelerini yılda 3-4 kez görebiliyor. Anneler Günü ise bu görüşmelerden biri olmayabiliyor 🚆
Dijital Dünyanın Öğrenme Kodları Yeniden Yazılıyor! - RayHaber
Tanıtım Yazısı

Dijital Dünyanın Öğrenme Kodları Yeniden Yazılıyor!

Hayatın her alanında hızın ve verimliliğin ön plana çıktığı bir çağda yaşıyoruz. Peki, söz konusu eğitim olduğunda neden hâlâ onlarca yıl öncesinin yöntemlerine takılıp kalıyoruz? Bir öğrencinin önüne yüzlerce sayfalık, kuru metinlerden oluşan bir kitap koyup “Hadi bunu anla ve sınavda başarılı ol” demek ne kadar gerçekçi? Günümüzde sınavlara hazırlanan 🚆