Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM), Türkiye’nin ulaşım vizyonunda stratejik bir kırılma noktası olacak İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi (INRAIL) için devasa bir adım attı. Dünya Bankası’ndan EBRD’ye kadar uzanan geniş bir uluslararası konsorsiyum tarafından finanse edilen proje, “Lot 1, 2, 3, 4 İnşaat ve Elektrifikasyon İşleri” kapsamında resmen ihale aşamasına geldi.
Stratejik Koridor ve İhale Süreci
Merakla beklenen ihale ilanı 21 Nisan 2026 tarihinde yayımlanacak. Proje, teknik ve mali yeterliliğin en üst düzeyde sorgulandığı tek aşamalı ve iki zarflı bir RFP (Teklif Talebi) süreciyle yürütülecek. Bu model, teknik çözümlerin fiyat baskısı altında kalmadan değerlendirilmesini sağlayarak altyapı kalitesini maksimize etmeyi hedefliyor.
Sözleşme kapsamı, İstanbul’un doğusundan batısına dört ana bölüme ayrılmış durumda:
-
Lot 1: Çayırova – Sabiha Gökçen (SAW) – Kurtdoğmuş hattı.
-
Lot 2: Kurtdoğmuş – Alibahadır koridoru.
-
Lot 3: Yavuz Sultan Selim Köprüsü geçişini de içeren Alibahadır – Mithatpaşa hattı.
-
Lot 4: Mithatpaşa’dan İstanbul Havalimanı (IST) üzerinden Çatalca’ya uzanan son bölüm.
Teknik Kapasite ve Mühendislik Detayları
Toplamda 127 kilometre uzunluğa sahip olacak bu hat, çift hatlı ana hat ve bağlantı yollarından oluşuyor. Projenin en dikkat çekici yönü ise Tasarım-Yapım (Design-Build) yaklaşımıyla hayata geçirilecek olmasıdır. Bu sayede mühendislik tasarımları ile saha uygulamaları entegre edilerek fiziksel ilerleme hızı artırılacak.
Hattın teknik özellikleri modern raylı sistem standartlarının zirvesinde yer alıyor:
Hız ve Güvenlik: Tasarım hızı 160 km/saat olan hat, 250 km/saat hızla uyumlu ERTMS/ETCS Seviye 1+2 sinyalizasyon sistemiyle donatılacak.
Sanat Yapıları: 36,2 km uzunluğunda 5 adet TBM tüneli ve 23,3 km’lik 22 adet NATM tüneli dahil olmak üzere devasa bir yer altı operasyonu yürütülecek. Ayrıca 40 köprü ve 2 viyadük ile coğrafi engeller aşılacak.
Modernizasyon ve Entegrasyon
Sadece bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda akıllı bir altyapı projesi olan INRAIL; sel, rüzgar ve aşırı sıcaklık gibi iklim risklerine karşı güncel standartlarda inşa edilecek. İstanbul Havalimanı (IST) ve Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW) arasına kurulacak yeni yer altı istasyonları, yolcu ve yük trafiğini birbirinden ayırarak operasyonel verimliliği zirveye taşıyacak. Havai katener sistemi ve üç stratejik trafo merkezi ile desteklenecek olan proje, Türkiye’nin lojistik gücünü küresel ölçekte perçinleyecek.