Kaspersky Araştırma Sonuçları

Kaspersky Araştırma Sonuçları - RayHaber
Kaspersky Araştırma Sonuçları - RayHaber

Tedarik zinciri saldırıları hızla artıyor ve küresel şirketlerin dörtte birini hedefliyor, bu da kurumları acil önlemler almaya zorluyor. Son bir yılda neredeyse her üç şirketten biri bu tür saldırılardan etkilenirken, Türkiye’deki firmaların çoğu iş ortaklarının güvenliğini güçlendirmek için harekete geçiyor. Bu eğilim, siber risklerin artık tek bir şirketin duvarları içinde kalmadığını, tüm ekosistemi kapsadığını vurguluyor ve şirketleri daha bütünleşik stratejiler benimsemeye itiyor.

Tedarik Zinciri Saldırılarındaki Artış ve Küresel Etkiler

Şirketler, tedarik zinciri saldırılarının yarattığı tehditleri artık görmezden gelemiyor. Bu saldırılar, tedarik zinciri zayıflıklarını hedef alarak büyük veri ihlallerine yol açıyor ve operasyonları felç edebiliyor. Örneğin, bir yazılım sağlayıcısının güvenlik açığı, bağlı tüm şirketleri riske atıyor. Araştırmalar, Orta Doğu’da bu saldırıların yüzde 71 oranında maliyet paylaşımına yol açtığını gösteriyor, Suudi Arabistan’da bu oran yüzde 73’e yükseliyor. Bu veriler, şirketlerin siber dayanıklılık stratejilerini gözden geçirmesini gerektiriyor.

Türkiye’de durum daha da kritik: Yüzde 55’ten fazla şirket, iş ortaklarının güvenliğine yatırım yapıyor. Bu yaklaşım, tedarikçileri dış birimler olarak değil, güvenlik ekosisteminin parçası olarak ele alıyor. Bir adım daha ileri giderek, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 31’i zaten maliyetleri paylaşmaya başladı. Bu, aktif işbirliklerini artırarak riskleri azaltıyor ve küresel siber tehditler karşısında daha güçlü bir savunma hattı oluşturuyor.

Şirketlerin Güvenlik Yaklaşımlarını Yeniden Şekillendirmesi

Şirketler, altyapılarına erişimi olan tedarikçilerin güvenlik seviyelerini artırarak kendi risklerini yönetiyor. Bu süreçte, yazılım sağlayıcılarını titiz şekilde değerlendirmek şart. Kanıta dayalı yöntemlerle, tedarikçilerin geliştirme süreçlerini incelemek ve güvenlik uygulamalarını denetlemek, yalnızca güvenli ürünleri entegre etmeyi sağlıyor. Örneğin, bir şirket, tedarikçinin kod güvenliğini test ederek olası açıkları önceden tespit edebilir.

Adım adım bakıldığında: İlk olarak, tedarikçileri kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutun. İkinci adım, yazılım ve bulut hizmetleri için teknik analizler yapın. Üçüncü olarak, sözleşmelere güvenlik gereklilikleri ekleyin. Son olarak, önleyici teknolojiler benimseyerek sürekli izleme sağlayın. Bu adımlar, Türkiye’deki şirketlerin siber saldırılara karşı korunma oranını yükseltebilir ve maliyetleri düşürebilir.

Kaspersky’nin Önerileri ve Uzman Görüşleri

Kaspersky, tedarik zinciri risklerini azaltmak için pratik öneriler sunuyor. “Tedarikçilerle güvenlik konusunda işbirliği yapın” diyerek, şirketleri ortak çalışmalara teşvik ediyor. Bu, yalnızca riskleri paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda kaynakların etkili kullanımını sağlıyor. Örneğin, büyük şirketler, küçük tedarikçilere uzmanlık sağlayarak zayıf noktaları güçlendiriyor.

Sergey Soldatov’un görüşleri, bu konuyu netleştiriyor: Küçük ölçekli şirketler her zaman yüksek güvenlik yetkinliğine sahip olmayabilir, bu da ek riskler yaratır. Büyük şirketlerin kaynak paylaşımı, bu boşluğu doldurarak küresel siber dayanıklılığı artırır. Türkiye’de ve Orta Doğu’da, bu işbirlikleri yüzde 69-73 seviyelerinde maliyet paylaşımına yol açıyor, bu da somut bir etki yaratıyor.

Orta Doğu’da Bölgesel Karşılaştırmalar ve Örnekler

Orta Doğu genelinde, tedarik zinciri saldırıları karşısında alınan önlemler daha yaygın. Suudi Arabistan’da yüzde 73, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüzde 69 ve Mısır’da yüzde 71 olan maliyet paylaşımı oranları, bu bölgenin siber güvenlik yatırımlarını hızlandırdığını gösteriyor. Türkiye’de ise yüzde 31’lik bir kısım zaten uygulamaya geçti, bu da hızlı bir evrim işaret ediyor.

Gerçek bir örnek: Bir Türk şirketi, tedarikçisinin güvenlik denetimlerini artırarak bir potansiyel saldırıyı önledi ve operasyonel kesintileri yüzde 40 azalttı. Bu tür vakalar, tedarik zinciri güvenliğini somutlaştırmak için ideal. Şirketler, bu örneklerden yola çıkarak kendi stratejilerini uyarlayabilir ve siber tehditlere karşı proaktif olabilir.

Yazılım Sağlayıcılarının Değerlendirilmesi ve Teknik Adımlar

Yazılım sağlayıcılarını değerlendirmek, tedarik zinciri risklerini en aza indirmek için kritik. Titiz yöntemlerle, geliştirme süreçlerini gözden geçirerek güvenlik açıklarını belirleyin. Kullanınca, yapılandırılmış çerçeveler gibi araçlarla, tedarikçilerin uyumunu test edin. Örneğin, bir teknik analiz sırasında, kod taramaları ve penetrasyon testleri uygulayın.

Bu adımları detaylandırarak: Birincisi, tedarikçinin güvenlik politikalarını inceleyin. İkincisi, geçmiş saldırı kayıtlarını analiz edin. Üçüncüsü, düzenli denetimler planlayın. Dördüncüsü, bulut hizmetleri için ekstra katmanlar ekleyin. Bu yaklaşım, Türkiye’deki şirketlerin siber savunma seviyelerini yükseltebilir ve küresel standartlara yaklaştırır.

İşbirliği ve Maliyet Paylaşımının Geleceği

Gelecekte, tedarikçilerle işbirliği siber güvenlik ekosistemini dönüştürecek. Şirketler, maliyetleri paylaşarak kaynaklarını optimize ediyor ve riskleri dağıtıyor. Türkiye’de bu eğilim büyüyor; yüzde 55’in üzerinde şirket, yatırımlarını artırıyor. Orta Doğu’daki yüksek oranlar, bu modeli örnekliyor ve küresel işbirliklerini teşvik ediyor.

Sonuçta, bu stratejiler, şirketleri daha dirençli hale getiriyor ve tedarik zinciri saldırılarının etkisini azaltıyor. Her şirket, kendi ekosistemini güçlendirerek, hem yerel hem de küresel tehditlere karşı hazır olabilir.

Buca Metrosu’nda Firma Çalışmaları Durdurdu - RayHaber
35 İzmir

Buca Metrosu’nda Firma Çalışmaları Durdurdu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin en iddialı ulaşım projelerinden biri olan Buca Metrosu, son zamanlarda derin bir finansal sorunla mücadele ediyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan sağlanan krediyle başlayan inşaat çalışmaları, yüklenici firma Gülermak’ın 4 milyar TL’yi aşan alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle büyük ölçüde durma noktasına geldi. Belediye, bu ödeme zorlukları karşısında 🚆