Takdir, Onay, Övgü Tükenmişliği Azaltıyor

Takdir, Onay, Övgü Tükenmişliği Azaltıyor - RayHaber
Takdir, Onay, Övgü Tükenmişliği Azaltıyor - RayHaber

Tükenmişlik sendromunun çoğunlukla rekabetin yoğun olduğu çalışma ortamlarında ortaya çıktığını belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yorgunluk gibi fiziksel belirtiler, karamsarlık ve ümitsizlik gibi duygusal belirtilerle kendini gösterdiğine dikkat çekiyor. Tükenmişlik sendromunda bireyin zihinsel bloklama yaşadığını ve verimliliklerinin düştüğünü belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu sendromu en çok hizmet sektöründe ve sürekli aciliyet isteyen işlerde çalışan kişilerde görüyoruz. Bu kişilerin bir özelliği de sorumluluk duygularının yüksek olmasıdır.”dedi. Tarhan, takdir, övgü, onay sözlerinin yoğun şekilde kullanıldığı işyerlerinde tükenmişlik sendromunun daha az görüldüğünü belirtiyor.Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tükenmişlik sendromuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tükenmişlik sendromu olarak bilinen sendromun 70’li yıllarda literatüre girdiğini belirterek ortaya çıkmasına sebep olan şeyin depresyondan bazı yönleriyle farklılık göstermesi olması olduğunu söyledi.

Sanayi toplumlarında çok fazla görülüyor

Tükenmişlik sendromunun sanayi toplumlarında ve rekabetin yoğun olduğu ortamlarda çok fazla görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Rekabetin yoğun olduğu ve sosyal desteğin zayıf olduğu ortamlarda çok daha kolay çıkıyor ve kişinin stresini yönetememesiyle çok yakından ilgili. Stres kelimesi de aslında sanayileşmeyle ortaya çıkan bir kavram. Stres kelimesi ilk olarak 1800’lü yıllarda madencilik sektöründe kesişme noktası, stres noktası, basınç noktası, tazyik noktası olarak ortaya çıktı. Madencilerin yorulması ve maden yüklerinin normalin üzerinde olan yerleri stresli olarak tanımlandı. 60’lı yıllardan sonra ise tıp literatürüne girdi.” dedi.

Vücut strese savaş-kaç tepkisi veriyor

Stresle ilgili Kanadalı bir fizyologun çok güzel bir keşif yaptığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Vücudun stresle savaş ve kaç tepkisini ortaya çıkardı. Tehlike anında vücut iki türlü tepki veriyor. Ya savaşıyor ya kaçıyor. Savaşırsa salgılanan adrenalinle sinir sistemi uyarılıyor, omuz boyun sırt kasları kasılıyor, damar direnci artıyor, tansiyon yükseliyor, göz bebekleri büyüyor, dikkat artıyor, kaslar geriliyor saldırı ve savunmayla ilgili savaşma duygusu oluşuyor. Yahut tehlike çok büyükse kaç duygusu oluşuyor. Beyin nöro enerjiyi fazla salgılıyor tansiyon düşüyor ve kişi düşüp bayılıyor. Bu beynin tamamen fizyolojik bir tepki verdiğinin göstergesidir.” dedi.Vücudun tükenmişlik sendromuyla ilgili çok hassas olduğunu, fiziksel belirtilerin ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişide son derece müthiş bir yorgunluk vardır. Kişi bir bardağı alıp diğer tarafa koymak istemez. Bir ev hanımıysa bulaşığı yıkamak gözünde büyür, merdiveni çıkarken dinlenme ihtiyacı hisseder, uykuda düzensizlik vardır. Bu uyku düzenindeki bozulma, bitkinlik, yorgunluk hissi fiziksel belirti olarak dikkat çeker. Onun için tükenmişlik diyoruz.” dedi.

Kişi kendini kapana kıstırılmış gibi hissediyor

Tükenmişlik sendromunda duygusal belirtilerin de ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Duygusal belirtilerden en önemlisi kişinin karamsar olması, ümitsiz olması, kendini değersiz, başarısız görmesi, mesleki özgüvenin gitmesi ve en çok olan ben yapamam, başaramam demesidir. Hatta buna kapana kıstırılmışlık sendromu da diyenler var. Kişi öyle bir ruh halindeki kendini kapana kıstırılmış gibi hissediyor. Dipsiz, derin bir kuyuya atıldığınızı düşünün. Nasıl bir ruh halinde hissedersiniz? Bu kişiler öyle hissediyorlar kendilerini.” dedi.

Zihinsel bloklama yaşanıyor

Bu sendromda düşünsel belirtilerin de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kişiler normalde düşüncelerini yönetselerdi o duygularını ve streslerini yönetebilirlerdi ama düşünsel olarak da tükendikleri, çöktükleri için var oldukları psikolojik kaynaklarını kullanamıyorlar. Çünkü onlar sürekli düşündüğü zaman beyin 60 dakikanın 59 dakikasında hep olumsuz şeyler düşünüyor. ‘Ben yapamam, ben beceremem, bu iş beni aşıyor, bittim tükendim artık’ diye düşünüyorlar. Burada zihinsel olarak bloklanma var, ümitsiz ve karamsar olma var.” diye konuştu.

Davranışsal bozulmalar ortaya çıkıyor

Tükenmişlik sendromundaki davranışsal belirtilere de işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Davranış alanında da bozulma vardır. Bu kişide sosyal içe çekilme olur, insanlardan izole olur böyle durumlarda. Daha çok tükenmişlik sendromu hizmet sektöründe çok fazla, insanlara hayır diyemeyen kişiler çok rahatlıkla tükenmişlik sendromuna girer. Hayır diyemediğinden dolayı içine atıyor ve ben tükendim yapamam diyor. Sanatçılarda ortaya çıktığını görüyoruz. Çekimleri yarım bırakabiliyorlar, seti terk edebiliyorlar.”diye konuştu.Tükenmişlik sendromunda ilk başta ilaç tedavisine gerek görülmediğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kişilerin sadece düşünce alışkanlıklarını değiştiriyoruz. Olaylara bakış tarzını, ele alış tarzını değiştiriyoruz. Böyle olunca stresin yönetilebilir olduğunu, stresle başa çıkmanın aslında bir yolu olduğunu öğreniyor ve yönetiyor.” diye konuştu.

İşte verimlilik düşüyor

Tükenmişlik sendromu yaşayan kişilerin işte verimliliklerinin düştüğünü, küçük sorunları çok fazla büyüttüğünü kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İşlevsellikleri çok düşüyor, iş doyumunu sağlayamayan kişiler oluyor. Bu sendromu en çok hizmet sektöründe ve sürekli aciliyet isteyen işlerde çalışan kişilerde görüyoruz. Bu kişilerin bir özelliği de sorumluluk duyguları yüksektir. Sorumluluk duyguları yüksek olduğu için kimseye hayır diyemezler ve ben yapamam başarısızlığına tahammül edemezler. ‘Başarısız olduktan sonra ölsem daha iyi’ gibi düşünceleri vardır aslında. Bu iyi niyetli bir yaklaşımdır ama insanın da bir sınırı vardır.” diye konuştu.

Küçük molalar verilmeli

Tükenmişlik sendromunu önlemek için bazı tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin iş yerinde duruma, şarta ve konumlara göre sorumluluk altına, yük altına girmesi gerekiyor. Küçük molalar vermek gerekiyor. Küçük molalar verilemez ise bir süre sonra moratoryum vermek gerekiyor. Tükendim, iflas ettim diyor. Her şeyden tükenince ona güvenerek başlanılmış işleri yarım bırakmış oluyor.” dedi.

Hep şikayet ederler ve olumsuza odaklanırlar

Ön belirtilerle hissedilebilen tükenmişlik sendromunda bu kişilerin düşünce alışkanlıklarının yanlış olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kişiler hep yakınır. Hep hallerinden şikâyet ederler. Küçük şeylerden mutlu olamazlar, sahip olduğu olumlu şeyleri göremezler hep olumsuz şeylere odaklanırlar. ‘Yoğun çalışmama rağmen çok az kazandığımı düşünüyorum, çok çabuk yoruluyorum, sebepsizlik, karamsarlık yaşıyorum’ derler. Bu kişilerde çabuk yorulmayla beraber unutkanlık da çok artar. Bu kişilerin çok kolay üzülen kişiler olduğunu görürüz. Çok alıngandırlar. Bu kişilerde fiziksel hastalıklar daha sık ortaya çıkmaya başlar. Mesela içinden gelerek gülmez. Cinselliği zevk almadan, görev gibi yapma eğilimindedir.” diye konuştu.

Psikoterapi ile ortadan kalkabilir

Dünya Sağlık Örgütü’nün bu sendromu hastalık kategorisine aldığını ve tükenmişlik sendromu olarak tanımladığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sendromun başlangıç döneminde fark edildiğinde psikoterapi ile ortadan kalktığını söyledi. Sendromu yaşayan kişilerin hayatta birçok şeyi kolay elde etmiş kişiler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Şu anda yeni yetişen kuşak konformist bir kuşak. Birçok şeyi kolay, emek vermeden elde etti. Yok, hayır bilmiyor. Açlık nedir bilmiyor. Hayatının hiçbir döneminde zorlanmamış. Yeni nesil dedelerimizin yaşadığı güçlükleri, İstiklal savaşını nasıl kazandığımızı bilmiyor. Zorluklar karşısında mücadele etmeyi, sorunlarla başa çıkabilmeyi öğrenmek gerekiyor.” dedi.

Koruyucu dönemde yaşam felsefesi önemli

Tükenmişlik sendromu öncesinde bir koruyucu dönem olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Koruyucu dönemde kişinin yaşam felsefesi burada çok önemlidir. Ufak bir engelde küsersen tükenmişlik sendromuna girebiliyorsun ama acılar insanı geliştirir. Hatta bazı psikologlar doğum çeşitleri üzerinde araştırma yapmışlar. Normal doğumla ve sezaryanla dünyaya gelen çocukların stres seviyeleri ölçülmüş. Sezaryenle doğan çocuklar yani doğum kanalına girmeden doğan çocuklar anne karnından hemen kolayca çıkıyorlar. Bu çocuklarda topuklarına iğne batırıldığı zaman stres hormonu daha çok salgılanıyor ama doğum kanalından bir iki saat zorlanarak geçen çocukların topuklarına iğne batırıldığı zaman daha az stres hormonu salgılanıyor. Bu nasıl açıklanıyor? Bu çocuklar doğumun verdiği mücadele onları güçlendiriyor. Onun için Nietzsche’nin o sözü çok güzel bir sözdür: ‘Öldürmeyen darbeler güçlendirir.’ ” diye konuştu.

Psikolojik sağlamlık eğitimi güçlendiriyor

Tükenmişlik sendromu başladığının hissedildiği anda kişinin muhakkak A planına değil, B planına geçmesi tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Alternatif değişiklik oluştursunlar. Bu sendrom aceleci ve sabırsız kişilerde çok oluyor. Hemen, şimdi, çabuk olsun deyip aceleci, sabırsızlıkta yeni gençlerin en önemli risklerinden birisi. Biz onlara dayanıklılık eğitimi veriyoruz. Psikolojik sağlamlık eğitimi veriyoruz. Bunlardan bir müddet sonra güçlenerek çıkıyorlar.” dedi.Beklenmeyen olaylar ve durumlar karşısında ümitsizliğe düşmeden olayların üzerine giden kişilerin kolay kolay tükenmişlik sendromuna girmediklerini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tükenmişlik sendromunda işyerinde yöneticilerin de yapacağı şeyler olduğunu söyledi.

İş doyumu tükenmişlik sendromunu önleyebilir

Kişilerin iş doyumunun çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi yapmalısın, başarmalısın, sen aslansın denilerek yüksek motivasyon alıp o işi yapamayınca kendini bırakıyor. Halbuki böyle durumlarda kişinin küçük başarılara ve ödüllere ihtiyacı var. Takdir, övgü, onay sözlerinin yoğun şekilde kullanıldığı işyerlerinde tükenmişlik sendromu daha az oluyor ama devamlı eleştirinin olduğu iş yerlerinde daha fazla oluyor. Negatif iletişimin olduğu, öfke, bağırma, çağırma ile korkutarak yönetilmeye çalışılan ortamlarda tükenmişlik sendromu artar. Diyalogla ve paylaşımla yönetileni, açık iletişimin olduğu iş yerlerinde tükenmişlik sendromu daha az oluyor.” dedi.

Marble İzmir’de ’Marble Talks’ Söyleşileri Başladı - RayHaber
35 İzmir

Marble İzmir’de ’Marble Talks’ Söyleşileri Başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenen 31. Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. Fuarın en dikkat çeken etkinliklerinden biri olan “Marble Talks” söyleşilerinin ilk konuğu, dünyaca ünlü projelere imza atan İç Mimar Yeşim Kozanlı oldu. “Zamanın İzi” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Kozanlı, 🚆
Kocaeli’de Kırsal Yangınlara 105 Tankerle ’Altın’ Müdahale - RayHaber
41 Kocaeli

Kocaeli’de Kırsal Yangınlara 105 Tankerle ’Altın’ Müdahale

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, modern şehircilik vizyonunu kırsal bölgelerdeki yaşam güvenliğiyle birleştirerek Türkiye’ye örnek bir modeli hayata geçirmeye devam ediyor. Kent merkezindeki itfaiye teşkilatının gücünü köylere ve uzak mahallelere yaymayı hedefleyen belediye, son teslimatlarla birlikte kırsaldaki yangın söndürme tankeri sayısını 105’e çıkardı. Bu stratejik adım, sadece bir ekipman desteği değil, aynı 🚆
Mumbai-Ahmedabad Hızlı Tren Projesi’nde TBM Montajı Başladı - RayHaber
91 Hindistan

Mumbai-Ahmedabad Hızlı Tren Projesi’nde TBM Montajı Başladı

Hindistan’ın teknolojik vizyonunu simgeleyen Mumbai-Ahmedabad Hızlı Tren Projesi, Maharashtra eyaletinde kritik bir aşamaya ulaştı. Ulusal Hızlı Tren Şirketi (NHSRCL) tarafından yürütülen çalışmalarda, projenin en zorlu kısımlarından biri olan yeraltı tünelleri için devasa tünel açma makinelerinin (TBM) montajına başlandı. Bu süreç, kara altındaki derin kazıların Thane Koyu’nun altından geçen denizaltı geçişiyle 🚆
Vietnamlı Öğrenciler Uzay Kampı İçin İzmir’e Geldi - RayHaber
35 İzmir

Vietnamlı Öğrenciler Uzay Kampı İçin İzmir’e Geldi

Vietnam’ın Hanoi kentinde bulunan Concordia International School Hanoi’den 21 öğrenci ve 3 öğretmenden oluşan 24 kişilik grup, Uzay Kampı Türkiye’nin 7 gün süren yoğun ve etkileşimli eğitim programına katılmak için 12 saati aşan uçak yoluculuğu ile 8 bin kilometre yol kat etti. Vietnam’ın Başkenti Hanoi’de, 30’dan fazla farklı milletten öğrenciyi 🚆
Mersin-Gaziantep Hızlı Tren Projesi’nde Yüzde 87 Fiziksel İlerleme - RayHaber
33 Mersin

Mersin-Gaziantep Hızlı Tren Projesi’nde Yüzde 87 Fiziksel İlerleme

Ulaştırma sektörünün dev yatırımlarından biri olan Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi, Rec Uluslararası İnşaat’ın özverili çalışmalarıyla %87 fiziksel ilerleme oranına ulaştı. 15 Nisan 2026 itibarıyla hız kazanan bu proje, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu arasındaki mesafeleri modern teknolojiyle kısaltmayı hedefliyor. Bölgesel Kalkınma ve Seyahat Süreleri 312,5 kilometrelik dev hat tamamlandığında, Mersin ile 🚆
Gebze-Darıca Metro Hattı’nda Elektrifikasyon Sözleşmesi İmzalandı - RayHaber
41 Kocaeli

Gebze-Darıca Metro Hattı’nda Elektrifikasyon Sözleşmesi İmzalandı

Gebze-Darıca Metro Hattı Projesi’nde ulaşım ağını güçlendirecek kritik bir adım daha atıldı. Eze İnşaat, projenin elektrifikasyon işleri kapsamında Resa Yapı ile stratejik bir sözleşmeye imza attı. Bu anlaşma, Gebze Gar ve Darıca Sahil arasındaki ana hat tünelleri ile kalıcı şaftların elektrifikasyon yapımını kapsıyor. İstasyonlarda Enerji Altyapısı Güçleniyor Sözleşme kapsamında yalnızca 🚆
Esenyurt Metrosu’nda Çalışmalar Aralıksız Devam Ediyor - RayHaber
34 İstanbul

Esenyurt Metrosu’nda Çalışmalar Aralıksız Devam Ediyor

İBB 2017 yılında ihale edilmesine rağmen 2019 yılına gelindiğinde yüzde sıfır fiziki gerçekleşme ile devralınan Mahmutbey–Bahçeşehir–Esenyurt Metro Hattı’nda çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Projenin öncelikli 1. etabı olan 6,8 kilometrelik Mahmutbey–Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi hattında ilerleme oranı yüzde 53’e ulaşırken, bu kesimin 2027 yılında hizmete açılması hedefleniyor. Beşiktaş’tan Esenyurt’a uzanan hattın 🚆
İBB Kent Lokantaları 15 Nisan Çarşamba Gününün Menüsü - RayHaber
34 İstanbul

İBB Kent Lokantaları 15 Nisan Çarşamba Gününün Menüsü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kent Lokantaları ile uygun fiyatlı, sağlıklı ve lezzetli yemekleri başta öğrenciler, emekliler ve dar gelirli İstanbullulara ulaştırıyor. Proje; ekonomik sıkıntı yaşayan kişilere uygun fiyatlarla hijyenik ve sağlıklı yemek yiyebilme imkânı sağlıyor. 4 ÇEŞİT YEMEK 90 TL İBB Kent Lokantaları, pazar günleri hariç her gün açık. Haftanın 🚆