Boşanma Davasında Çocuğun Hukuki Durumu

Boşanma Davasında Çocuğun Hukuki Durumu - RayHaber
Boşanma Davasında Çocuğun Hukuki Durumu - RayHaber

Boşanma, çiftler arasındaki evlilik birliğinin, kanunda sayılmış olan ve uygulamada Yargıtay kararlarıyla şekillenen çeşitli sebeplerle sona ermesidir. Boşanma davaları, çekişmeli boşanma davası veya anlaşmalı boşanma davası olarak görülebilmektedir. Özellikle çekişmeli boşanma davaları, boşanmak isteyen çiftler açısından son derece zorlu ve adı üstünde, çekişmeli geçmektedir. Bu nedenle, bu yayınımızda daha çok çekişmeli boşanma davalarında çocukların deneyimleri üzerine paylaşımda bulunacağız.

Ancak boşanma davasında belki de çiftlerden bile çok etkilenen birileri varsa, o da boşanma davası taraflarının müşterek çocuklarıdır. Çekişmeli boşanma halinde boşanma davası nedeniyle müşterek çocuklar, içinde büyümeleri gereken aile yapısının bozulması ile birlikte büyük bir boşluk hissine kapılmakta, ebeveynlerinden biri ile yalnızca kişisel ilişki kurulmasına dair mahkeme kararında belirtilen zamanlarda vakit geçirebilmekte ve aile kavramının sıcaklığı ile samimiyetinden yeterince verim alamamaktadır. Bu durum, özellikle erken yaşlarda ebeveynlerinin boşanma davalarına doğrudan veya dolaylı tanık olan çocuklar açısından, ilerleyen yaşlarda birçok psikolojik problemi tetikleyebilmektedir.

Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti

Müşterek çocuğun velayeti, boşanma davasının ferilerindendir. Yani velayete ilişkin olarak hüküm kurulabilmesi için, boşanma davasında karar verilip de bu kararın kesinleşmesinin beklenilmesine gerek yoktur. Çekişmeli boşanma davasında tarafların talebi bulunmasa bile çocuğun üstün yararının kamu düzenine ilişkin bir ilke olmasından hareketle hakim tarafından velayet hususuna ilişkin olarak takdirde bulunulabilir.

Boşanma davasında müşterek çocuğun velayetine ilişkin olarak çekişmeli boşanma davası boyunca tedbiren “geçici velayet” hükmü kurulmaktadır. Yapılan yargılama sonrasında boşanmaya karar verilmesi halinde ise geçici velayet sona erer ve artık kalıcı olarak velayete hükmedilir.

Çocuğun velayetinin hangi eşe bırakılacağı hususuna ilişkin olarak karar verilirken, en öncelikli olarak dikkate alınan kural, “çocuğun üstün yararı” ilkesidir. Velayet kararı, çocuğun üstün yararı gözetilmek suretiyle kurulur. Bu nedenle çocuğun velayetinin her zaman anneye bırakılması gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Annenin müşterek çocuğu suiistimal ettiği, alkol veya uyuşturucu bağımlılığının olduğu veya çocuğu ihmal ettiği hallerde velayet babaya bırakılabilir. Ancak uygulamada velayetin çoğunlukla anneye verildiği, özellikle erken dönemde anne-çocuk ilişkisinin velayete ilişkin olarak hüküm kurulurken yoğunluklu olarak dikkate alındığı görülmektedir. Bu tip detay hususlar nedeniyle Ankara boşanma avukatı ile çalışılması önemlidir. Bu durumun temel sebebi, erken dönemde anne ve çocuk arasında kurulacak olan anne-çocuk ilişki dinamiğinin çocuk psikolojisi üzerindeki önemli etkisi olarak yorumlanmaktadır.

Velayeti Alamayan Eş ile Çocuk Arasında Kişisel İlişki Kurulması

Velayet kendisine bırakılmayan eş, istisnai durumların varlığı haricinde çocuk ile arasında kişisel ilişki kurulması kararı verilmesini mahkemeden talep edebilir. Bu talep, aksini gerektiren haklı bir sebep yoksa kabul edilmelidir. Çocukla velayet hakkı kendisine bırakılmayan eş arasında kişisel ilişki kurulması, velayeti alamayan eşin hakkı olduğu kadar çocuğun da hakkıdır ve bu nedenle çocuğun üstün yararı ilkesinin sonuçlarından birisidir.

Çocukla kişisel ilişki kurulması kararı genellikle aşağıdaki şekilde hükümler içermektedir:

  • “Her ayın 1. Ve 3. Haftasında Cuma günü saat 18:00 ile Pazar günü saat 18:00 arasında yatılı olarak kişisel ilişki kurulmasına”
  • “Her yıl yaz tatillerinde 1 Ağustos saat 12:00 ile 30 Ağustos saat 18:00 arasında yatılı olarak kişisel ilişki kurulmasına”

Mahkeme tarafından velayete ilişkin olarak hüküm kurulmakla birlikte, diğer eş ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması kararı verilerek çocuğun bir nebze de olsa birleşik bir aile yapısının içinde büyüyebilmesi ve diğer ebeveynin sevgi, ilgi ve eğitimden mahrum bırakılmaması sağlanmak istenmektedir.

Bakınız: https://www.delilavukatlik.com

Dünyanın En Tehlikeli Kuş Türü - RayHaber
GENEL

Dünyanın En Tehlikeli Kuş Türü

Tarih öncesinden kalma dünyanın en tehlikeli kuş türü: Boyu insan kadar, aslanı bile geride bırakıyor Boyutu, hızı ve 10 santimetreyi aşan pençeleriyle devekuşunu bile geride bırakan güney tepeli devekuşu, aslanlardan bile daha korkutucu bulunuyor.

🚆

Buca Doğa İçin El Ele Verdi - RayHaber
Ege Bölgesi

Buca Doğa İçin El Ele Verdi

Buca’da bir araya gelen doğaseverler, çevre temizliği yaptı.  Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Doğaya sahip çıkmak geleceğe sahip çıkmaktır” dedi.

🚆