Büro Memur-Sen, “Filistin’e özgürlük” diyerek meydanlara inen bir sendika olarak tanınmasına karşın, paylarının çoğunluğu İsrail Harel (HARL) Grubu’na ilişkin olan bir sigorta şirketi ile yaptığı muahede ile büyük tartışmaların odağına yerleşti.
Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı olan Ofis Memur-Sen’in bu anlaşması, konfederasyon başkanı Ali Yalçın’ın da reaksiyonların amacı haline gelmesine yol açtı. Yalçın’ın liderliğindeki Memur-Sen, bu mutabakat ile Filistin halkının yaşadığı zulme karşı duyarsız kalmakla ve ulusal çıkarları göz gerisi etmekle suçlanıyor. Mutabakatın, kamu kurumları içerisindeki yapılanmaların ulusal güvenlik açısından risk taşıdığı ve kamu çalışanlarının vicdanında derin yaralar açabileceği tenkitleri gündeme geliyor. Bu gelişme, sendikaların, bilhassa de Memur-Sen ve Ali Yalçın’ın, ulusal güvenlik ve vicdani kıymetlere ne kadar kıymet verdikleri konusunda önemli soru işaretleri doğurdu. Kamuoyunda, bu mutabakatın doğruluğu ve mümkün sonuçları hakkında büyük tasalar dile getiriliyor.

Hep-Sen Genel Başkanı Yunus Şimşek de bahisle ilgili yaptığı açıklamada, Ofis Memur-Sen’in bu mutabakatını eleştirerek, “Filistin’e özgürlük diyerek meydanlara inip, payının çoğunluğu İsrail Harel (HARL) Kümeye ilişkin olan sigorta şirketi ile mutabakat yapan kümesi güzel tanıyın! Kamu kurumları içerisindeki yan yapılanma, ulusal güvenlik sorunudur!” dedi. Büro Memur-Sen ve Memur-Sen Konfederasyonu’nun bu husustaki tavrı ve mutabakatın muhtemel tesirleri yakından takip ediliyor.