Diyarbakır’da Narin Güran’ın Ölümü Üzerine Soruşturma Gelişmeleri
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran‘ın trajik bir şekilde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde, tutuklu bulunan Salim Güran (46) yeniden ifadeye çağrıldı. Salim Güran, dün gece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına rağmen, telefon kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından yeniden gözaltına alındı. Ayrıca, soruşturma kapsamında 15 yaşındaki işçisi R.A. da tutuklandı.
2 Eylül’de tutuklanan amca Salim Güran, cezaevinden Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi ve burada soruşturmayı yürüten üç savcı tarafından ifadeleri alındı. İfadesinin ardından Güran, tekrar cezaevine geri gönderildi.
SON İFADEDE DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİLER
İfadesinde, aracına farklı çocukların bindiğini savunan Güran, “Sadece Narin’in DNA’sının çıktığına ilişkin bir diyeceğim yoktur.” şeklinde konuştu. Olay günü tarlada bulunmadığını ve sadece oğlu ile kendisinin orada olduğunu belirten Mehmet Selim Atasoy’un beyanlarının sorulması üzerine Güran, “Bu beyanı kabul etmiyorum. Olay günü kızları da tarladaydı.” dedi. Güran, olaydan iki gün önce kızlarını köydeki evine götürdüğünü kabul etmedi.
Olay günü 20:00 sularında kendisine Narin’in kaybolduğuna dair telefon geldiğini belirten Güran, “Köyün içine arabayla gittiğimde herkes kapıdaydı. Ben telefonla jandarma komutanını arayıp ‘Kardeşimin kızı kayıptır.’ dedim.” şeklinde ifade etti.
“SÜREKLİ TELEFONUMDA BULUNAN DİJİTAL VERİLERİ SİLİYORUM”
Güran, “18:59’da okulun önünden geçtiğinin kamera kayıtlarından tespit edildiği” bilgisini doğrulayarak, o yolu kullandığını ifade etti. Olay günü, tutuklu Nevzat Bahtiyar ile saat 15:08’de yaptığı görüşmenin içeriğinin içme suyu olduğunu öne sürdü. Savcının, “Neden arama kayıtlarını silme ihtiyacı duydunuz?” sorusu üzerine, “Sürekli telefonumda bulunan dijital verileri siliyorum. Narin’in ölümüne ilişkin herhangi bir delili yok etme amacı taşımıyorum.” dedi.
Güran, ailenin birçok üyesinin 21 Ağustos’taki telefon kayıtlarını neden sildiklerini bilmediğini de ileri sürdü.
“NEVZAT’A SESLENMEDİM, GÖRMEDİM, BAZ ANALİZLERİ YANLIŞ”
Salim Güran, tutuklu Nevzat Bahtiyar’ı tanıdığını kabul ederek, “Nevzat Bahtiyar’ın aleyhime söylediği tüm hususlar yalandır.” dedi. Olay günü Nevzat’a seslenmediğini ve onu saat 20:00’den sonra köy içinde gördüğünü belirtti.
Olay günü, tutuklu Mehmet Selim Atasoy’un oğlu R.A. ile yaptığı telefon görüşmelerinin içeriğini hatırlamadığını ve bu görüşmelerin tarla ile ilgili konuları kapsadığını ifade etti. R.A. ile saat 18:37, 18:42, 18:51 ve 18:54’te yaptığı görüşmelerin beyaz araçla ilgili olduğunu iddia etti.
“Olay günü Nevzat Bahtiyar ile görüşmedim. Baz analizleri yanlıştır.” diyen Güran, HTS analizlerinde belirtilen çelişkileri kabul etmediğini yineledi.
“YENGELERİMLE İLİŞKİM OLDUĞU TAMAMEN YALAN”
Narin’in kaybolduğunu çocuğundan öğrendiğini öne süren Güran, Narin’in annesi Yüksel Güran ile aralarında ilişki olduğu iddialarını da “Tamamen yalandır.” şeklinde yalanladı.
“TAMAM HENÜZ BENDE DEĞİL, DAHA ÖLMEMİŞ”
DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın ulaştığı bilgilere göre, R.A.’nın savcılık ifadesinde, Salim Güran’ın “O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey sondaki yamaçta.” şeklinde mesaj attığı, R.A.’nın ise “Tamam henüz bende değil, daha ölmemiş.” diye yanıt verdiği kaydedildi.
MERMİ ÇELİŞKİSİ
Salim Güran, 2 Eylül’deki ilk ifadesinde, Narin’in babasının ahırında 380 mermi bulunduğu iddiasıyla telefon kayıtlarını neden sildiğine dair bir açıklama yaptı. “Olaydan 10-15 gün önce telefonuma ses kayıt programını indirdim. Konuştuğum şeyleri hatırlamak için bu programı indirdim. Olay akşamı 380 mermi yakalandı, bu yüzden kayıtları sildim.” dedi. Ancak 13 Eylül’de verdiği ifadede, bu kez “hayat kadınları” ile görüşmelerinin olduğunu iddia etti ve “Aile üyelerinin neden telefonlarını sildiğini bilmiyorum.” diye ekledi.