Dünya Alzheimer Günü: Farkındalık ve Yerli İlaç Üretimi
Sıklıkla unutkanlık olarak bilinen, ancak bunun çok ötesinde etkileri olan ve hatta ölüme yol açabilen Alzheimer hastalığına dikkat çekmek amacıyla her yıl 21 Eylül, Dünya Alzheimer Günü olarak anılmaktadır. Bu özel gün vesilesiyle, İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) Genel Sekreteri Savaş Malkoç, Alzheimer hastalığı ile ilgili önemli bir açıklama yaparak, yerli ilaç üretiminin gerekliliğine vurgu yaptı.
Savaş Malkoç, Alzheimer hastalığının tedavisinde etkin bir rol oynamak amacıyla yerli ilaç üreticilerinin çalışmalarına hızla devam ettiğini belirtti. Malkoç, “İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın çatısı altında bulunan ilaç üretici firmalarımızın, Alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçların üretimindeki payı oldukça yüksektir. Her geçen yıl artan Ar-Ge yetkinliğimiz, biyoteknoloji alanındaki yatırımlarımız ve uluslararası standartlardaki üretim gücümüz ile Alzheimer tedavisinde yerli üretim oranımız %90’ı aşmaktadır. Diğer tüm ilaçlar gibi, Alzheimer hastalığının tedavisinde de dışa bağımlılığı azaltmak için elimizden geleni yapacağız” dedi.
Alzheimer: Beyin Fonksiyonlarını Etkileyen Bir Hastalık
Alzheimer hastalığı, genellikle 65 yaş ve üzeri bireylerde görülse de, 50’li hatta 40’lı yaşlarda dahi ortaya çıkabilmektedir. Hastalığın ilk belirtilerinin gözlemlenmesi ve kesin teşhis konulması ise genellikle 2-3 yıl sürebilmektedir. İlk olarak unutkanlık ile kendini gösteren Alzheimer’ın diğer semptomları arasında; problem çözme yeteneğinde azalma, günlük işlerde zorlanma ve sosyal ilişkilerde bozulma yer almaktadır.
Yaşlı nüfusta ölüm nedenleri arasında giderek daha fazla yer alan bu hastalık, Türkiye’de ise 5. sırada bulunmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2023 yılında ülkemizdeki 65 yaş üstü yaşlı nüfus oranının %10’un üzerine çıkacağı öngörülmektedir. Bu durum, Alzheimer sıklığının büyük bir hızla artacağı anlamına gelmektedir.
Genetik Faktörler ve Riskler
Alzheimer hastalığının kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, ilerleyici yapısı nedeniyle teşhis konulduktan sonra hastaların ortalama yaşam süresi 8 ila 10 yıl arasında değişim göstermektedir. Ancak genetik faktörler nedeniyle bazı hastalar için bu süre 20 yıla kadar uzayabilmektedir. Alzheimer için en büyük risk faktörü yaşlanmadır. Ailede Alzheimer hastalığı öyküsü bulunan bireylerin hastalığa yakalanma olasılığı artmaktadır. Ayrıca, geçmişte yaşanan ciddi baş travmaları, Alzheimer riskini artıran bir diğer önemli etkendir.
Kalp ve damar sağlığı sorunları da Alzheimer ile ilişkili risk faktörleri arasındadır. Fiziksel aktivite eksikliği, dengesiz beslenme ve zihinsel olarak aktif olmama durumu da Alzheimer’ı tetikleyen faktörler arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını benimsemek, Alzheimer hastalığına karşı alınabilecek önlemlerden biridir.