İş Akdinin Feshi ve İfade Özgürlüğü
Bir çalışanın, kendisine yapılan zam oranını içeren bir e-posta ile insan kaynaklarına iade etmesi, iş hukukunda dikkat çekici bir durumu ortaya çıkardı. E-postada “Merhabalar, bana verilen zam oranını zarf içinde insan kaynaklarına iade ediyorum. Bu oranı kim ya da kimler belirlediyse aralarında paylaşsınlar, bilginize” ifadeleri yer aldı. Bu durum sonrasında işveren, çalışanın iş akdini feshetti.
S.A.A., iş akdinin haksız bir şekilde feshedildiğini savunarak kıdem ve ihbar tazminatı talebiyle Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak mahkeme, davanın reddine karar verdi. Mahkeme, söz konusu e-postanın işveren vekillerinin onur ve saygınlığına zarar verebilecek örtülü hakaret niteliği taşıdığına ve işverenin feshinin haklı olduğuna hükmetti. Bu nedenle S.A.A’nın kıdem ve ihbar tazminatı talebi de reddedildi.
30 BİN TL ÖDEME
Kararın temyiz edilmesinin ardından S.A.A., 23 Kasım 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi, işçinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vererek işçiye 30 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. Kararın değerlendirme kısmında, “Elektronik posta içeriğinde herhangi bir somutlaştırma yapılmadan ve isnatta bulunulmadan başvurucunun maaş zammını düşük bulduğu ve bu durumdan duyduğu rahatsızlığı ilgililerin dikkatine sunmaya çalıştığı anlaşılmıştır. Mahkeme, başvurucunun bu memnuniyetsizliği dile getirdiği yöntemle işveren ve vekillerinin onur ve saygınlığına zarar verebilecek şekilde örtülü hakarette bulunduğunu vurgulayarak iş akdinin haklı sebebiyle feshedildiğini kabul etmiştir.” ifadeleri yer aldı. Ancak AYM, başvurucunun kullandığı eleştirel üslubun işyeri disiplinini, düzenini ve çalışma barışını nasıl olumsuz etkilediğine dair bir değerlendirme yapılmadığını da belirtti.
SENDİKA YÖNETİCİSİNE TAZMİNAT
Anayasa Mahkemesi (AYM), Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS) yöneticisi Yakup Tekin’in iş sözleşmesinin feshedilmesini “sendika hakkının ihlal edilmesi” olarak değerlendirdi ve Tekin’e 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Resmi Gazete’de yayımlanan AYM kararı, 2017 yılında işveren tarafından Tekin’in iş sözleşmesinin feshedildiğini belirtti. Fesih gerekçesi olarak, “Başvurucu Yakup Tekin’in çalıştığı Bursa fabrikasında hizmet verilen müşterilerden gelen iş talep oranında düşüş yaşandığı, talep düşüşünün ciddi ve kalıcı olmasının başvurucunun iş ilişkisinin devamını mümkün kılmadığı, istihdamın korunmasına yönelik tüm tedbirlerin alınmasına rağmen fesihten başka çare kalmadığı” ileri sürüldü.
YARGIYA TAŞINDI
Tekin, işten çıkarmanın sendikal nedenlerle yapıldığını belirterek, haksız ve geçersiz olduğunu ileri sürdü. İşe iade ve sendikal tazminat talebiyle dava açtı. İlk derece mahkemesi, 2018’de davanın kısmen kabul edilmesi ile Tekin’in işe iadesine, sendikal tazminat talebinin reddine ve başvurucunun sendika temsilcisi güvencesinden yararlandırılmasına karar verdi. Kararın istinaf yoluna taşınmasının ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, 2019 tarihli kararıyla Tekin’in işe iadesine, sendikal tazminat talebinin reddine ve sendika temsilcisi güvencesinden yararlandırılmayacağına hükmetti. Tekin, bunun üzerine AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Dosyayı inceleyen AYM, Tekin’i haklı buldu. Yüksek mahkeme, Anayasa’da güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve Tekin’e 30 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.