İstanbul Ümraniye’de Şehit Polis Olayı
22 Eylül tarihinde İstanbul’un Ümraniye ilçesinde gözaltına alınan ve karakoldan kaçmayı başaran şüpheli Yunus Emre Geçti, yakalamaya çalışan polis memurunun silahını alarak ateş açmış ve bu talihsiz olayda 27 yaşındaki polis memuru Şeyda Yılmaz’ı şehit etmiştir. Şüpheli Geçti, gözaltına alındıktan sonra çöp poşeti giydirilmiş bir şekilde Hayvan Durum İzleme (HAYDİ) aracıyla Anadolu Adliyesi’ne sevk edilmiştir.
Tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan Geçti, ‘Görevi nedeniyle kamu görevlisini kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.
”TEŞHİS İÇİN KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜM”
Şüphelinin hakimlik sorgusunda verdiği ifade dikkat çekicidir. Yunus Emre Geçti, olaydan 5 gün önce uyuşturucu madde kullandığını ve polisler tarafından Dudullu Karakolu’na götürüldüğünü belirtmiştir. Hırsızlık olayıyla ilgili kendisine teşhis yaptırıldığını, yanında D.A.Ö. isimli bir arkadaşının bulunduğunu ve ifadeleri alındıktan sonra kendilerine karakolda beklemeleri söylendiğini aktarmıştır. Karakolun bahçesinde beklerken annesinin çığlığını duyduğunu ifade eden şüpheli, “Karakolun duvarından atladım. Atlayınca babamı gördüm. Babam beni görünce kaçtı. Ben oradan anneme yardım etmek için çıktım. İfademiz alındığı için ben kaçtım zannetmedim” demiştir.
”POLİS OLDUĞUNU GÖRMEDİM”
Eve gittiği sırada hasımlarıyla karşılaştığını öne süren Geçti, hasımlarının kendisine saldırdıklarını iddia etmiştir. “Cebimden telefonumu ve paramı aldılar. Çıktığım kızın ağabeyleriydi. O esnada sivil bir araba gelmişti. Ben bu şahıslardan dayak yerken yerde bir silah gördüm. Sol kolumdan mermi yedim. Annemin ‘vuruldum’ diye çığlığını duydum. Orada bir varil vardı. Oradan bir silahın ucunu gördüm. Onların polis olduğunu görmedim. Üzerinde üniforma olduğunu sonra kameralardan izleyince fark ettim. O varile doğru 2 el ateş ettim. Silahı orada bıraktım ve evime doğru yürüdüm” şeklinde ifade vermiştir.
”KASTEN SUÇ İŞLEMEDİM”
Bekçilere teslim olduğunu söyleyen Yunus Emre Geçti, “Ben karşımda kadın olduğunun da farkına varmadım. Diğer yaralıları da ben yaralamadım. Ben kimseden silah almadım. Yerde gördüm. Suçlamayı kabul etmiyorum. Kasten suç işlemedim” diyerek kendini savunmuştur.
AVUKATTAN ‘MEŞRU MÜDAFA’ SAVUNMASI
Şüphelinin avukatı, hakimlikte müvekkilinin şehit Şeyda Yılmaz’ı öldürme kastı olmadığını ve olayın aniden geliştiğini savunmuştur. Avukat, “Şüpheli kendisinin ve annesinin de yaralandığını belirtmektedir. Yerde görmüş olduğu silahı meşru müdafaa kapsamında ateş etmiştir. Öldürme kastı yoktur” diyerek müvekkilinin savunmasını yapmıştır.