Demiryolları, Japonya’da ulaşımın bel kemiğini oluşturan en önemli araçlardan biridir. Ülkenin demir yolu ağı, yaklaşık 27.000 kilometre uzunluğunda olup dünya çevresinin yaklaşık üçte ikisini kapsar. 2022 yılında, bu ağ 21 milyardan fazla yolcuya hizmet vermiştir. Ancak, Japonya’nın kırsal alanlarında demiryolları, azalan doğum oranları, yaşlanan nüfus ve özel araçların artan kullanımı nedeniyle ciddi zorluklarla karşı karşıyadır.
Kırsal Alanlardaki Zorluklar
Ağustos 2023’te Japonya’nın Toprak, Altyapı, Ulaştırma ve Turizm Bakanlığı (MLIT), günlük 1.000’den az kullanıcıya sahip demir yolu hatlarının gelecekteki uygulanabilirliği etrafındaki tartışmaların önceliklendirilmesi gerektiğini duyurdu. Karar alma süreci, demir yolunun operasyonel verimliliğini ölçmek için “ulaşım yoğunluğu” adı verilen bir ölçüme dayanacaktır. Japonya genelinde 90 demir yolu bölümü bu eşiği karşılamaktadır; bazıları ise gelir-gider oranı %0,5 gibi düşük seviyelere kadar düşmüş ve yıllık açıkları 300 milyon JPY’ye yaklaşmıştır.
Bir demiryolu hattının kapatılması, sadece hayati bir ulaşım aracının kaybına yol açmaz; aynı zamanda, sakinlerin günlük aktivitelerini gerçekleştirme yeteneklerini de kısıtlar. Özellikle öğrenciler ve yaşlılar, ulaşım seçeneklerinden biri olarak demiryollarına bağımlıdır.
Karbon Ayak İzi ve Sürdürülebilirlik
Demir yolunun diğer ulaşım modlarına göre önemli bir avantajı, daha küçük bir karbon ayak izine sahip olmasıdır. Yolcu-kilometre başına karbondioksit (CO2) emisyonları, demir yolu için kişi-kilometre başına sadece 20 gramdır. Bu, özel araçlar için 128g, hava yolculuğu için 101g ve otobüsler için 71g ile kıyaslandığında oldukça düşüktür. Japonya’nın toplam karbon emisyonlarının %18,5’ini taşımacılık oluşturmaktadır. Bu nedenle, demiryolu hatlarının kapatılması, daha fazla insanı araba ve otobüs kullanmaya yönlendirecek ve dolayısıyla daha yüksek CO2 emisyonlarına yol açacaktır.
Temel Bölgesel Altyapı
Japonya’da demiryolları genellikle operatörler tarafından finanse edilmektedir. Kentsel rotalardan elde edilen karlar, kırsal alanlardaki kayıpları telafi etmek için kullanılmaktadır. Ancak bu iş modeli, nüfusun azaldığı ve daha fazla insanın özel araçlara yöneldiği kırsal bölgelerde sınırlarına ulaşmaktadır. Shimane Prefektörlük Üniversitesi’nden doçent Terumi Tanaka, sorunun yalnızca yerel bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Demiryolları, çevredeki toplulukları ve insanları birbirine bağlayan hayati bir altyapıdır.
Yerel Topluluklarla İşbirliği
Demiryollarının mali dengesini sağlamak ve yerel topluluklara getirdiği geniş faydaları göz önünde bulundurmak esastır. Kalıcı bir etki yaratmak için demiryolu operatörleri, yerel yönetimler ve hat boyunca bulunan toplulukların yakın işbirliği yapması gerekmektedir.
Bir örnek olarak, kuzeydoğu Chiba Eyaleti’nde faaliyet gösteren Isumi Demiryolu, yerel bir demiryolu hattının canlandırılması adına başarılı bir model sunmaktadır. 1988’de yılda 1,12 milyon yolcu taşıyan hat, 2005 yılında bu sayının yaklaşık 450.000’e düşmesiyle birlikte ulusal ve il hükümetlerinden 100 milyon JPY’den fazla destek aldı.
Toplum Desteği
Yerel yönetimler, demiryolunun geleceği hakkında halkın görüşlerini ölçmek için anketler düzenlediler. Katılımcıların yarısından fazlası, kamu fonlarının artırılması pahasına bile demiryolunun devam etmesini desteklediklerini belirttiler. Bu durum, yerel halkın demiryolunun sürdürülebilirliği için güçlü bir irade gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak, demiryolu operatörleri, yerel yönetimler ve topluluklar işbirliği içinde çeşitli girişimler geliştirdiler. Bu girişimler, hem yerel topluluk gelişimini teşvik etti hem de demiryolu kullanımını artırmayı hedefledi. Isumi Demiryolu, yerel halktan günlük yolcu sayısında önemli bir artış beklemediğinden, turist çekmeye odaklandı. Örneğin, trenler düzenli olarak restoran trenleri gibi özel etkinliklerle turistik cazibe merkezlerine dönüştürüldü.
Farkındalık Yaratma
Demiryolu operatörleri, kitle iletişim araçları aracılığıyla hizmetlerini tanıtarak, Isumi Demiryolu hakkında farkındalığı artırmaya ve hat boyunca yer alan toplulukların canlanmasına katkıda bulundu. Isumi Railway hala mali kayıplarla çalışmasına rağmen, açık azaltıldı ve yerel topluluk, demir yolunu çalışır durumda tutmanın daha geniş değerini fark etti.
Gezi Trenleriyle Canlanma
Japonya genelinde, turizmi bölgesel demiryollarıyla birleştirerek yerel toplulukları canlandırma çabaları ivme kazanmıştır. 2019’da ülke genelinde 133 gezi treni işletilmiştir. Bu trenler, demir yolu operatörlerinin web sitelerinde ve büyük seyahat rezervasyon platformlarında sıklıkla yer almaktadır.
Örneğin, “Hanaakari” treni, Fukui vilayetindeki Tsuruga şehri ile Toyooka’daki Kinosaki Onsen arasında beş saatlik bir rota izleyecek ve yerel zanaatkarlar tarafından yapılan performanslar ve malzemelerle dolu bento öğle yemekleri sunacaktır. Yolcular, her durakta çevreyi keşfetme fırsatına sahip olacak ve bölgeye dair daha kapsamlı bir deneyim yaşayacaklardır.
Bu gezi trenleri, bölgesel demiryollarının yalnızca sakinler için ulaşım olarak değil, aynı zamanda uzaktan gelen ziyaretçileri çekmenin bir yolu olarak da yerel toplulukları canlandırmada önemli bir rol oynamaktadır. Özel arabalardan ve diğer araçlardan önemli ölçüde daha az karbondioksit üreten trenle seyahati teşvik ederek, bu girişimler daha sürdürülebilir bir toplum yaratmaya katkıda bulunmaktadır.
Gelecek Perspektifleri
Bölgesel demiryollarının hayatta kalması ve gezi trenlerinin büyümesi, Dünya Ekonomik Forumu’nun Seyahat ve Turizm Gelişim Endeksi 2024’te vurgulandığı gibi, turizm sektöründeki sürdürülebilirlik zorluklarının ele alınmasına yardımcı olabilir. Kalıcı etki sağlamak için demir yolu operatörleri, yerel yönetimler ve demir yolu hatları boyunca toplulukların yakın bir iş birliği yapması hayati önem taşımaktadır.
14 Ekim, Japonya’da Demiryolu Günü olarak kutlanmaktadır. Bu gün, demiryollarının değerini ve potansiyelini yalnızca bölgesel refah için değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik için de yeniden teyit etmek için mükemmel bir fırsat sunmaktadır. Demiryollarının geleceği, topluluklarla olan etkileşimlerine ve yerel destek sağlamalarına bağlı olarak şekillenecektir.