Basın Toplantısında Kılıç’ın Açıklamaları
Basın toplantısında konuşan Kılıç, “Masum yavrumuz Narin’e yapılanın cezası idam olmalıdır. Bununla ilgili hala somut neticelere ulaşılamamıştır. Hiçbir gerekçe masum bir çocuğun katledilmesini haklı kılamaz. Bu ibret olmalı ve gerekli caydırıcı önlem alınmalı. Bu önlemlerden biri de çerçevesi net bir şekilde belirlenmiş idam cezasının tekrar yasalaştırılmasıdır.” dedi.
Kılıç, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasa’nın 4. Maddesine yönelik açıklamalarına da değinerek, “Devletin dini adalettir. HÜDAPAR gündemi meşgul etmek için ortaya cümle atıyorlar. Ben onlara itibar edemiyorum. Laiklik din düşmanlığı olarak kullanılmamalı, herkesin dinini özgürce yaşayabilmesinin teminatı olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi’nden Antalya’daki Sorunlara Dikkat
Saadet Partisi Antalya İl Başkanlığı, düzenlediği basın toplantısında, Antalya’da yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki çekişmeden dolayı vatandaşların mağdur olduğunu öne sürdü. İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, trafik sorunlarının acil bir şekilde çözülmesi gerektiğini, Antalya’ya gelen turistlerden kent kullanımı için bir ücret alınmasının şart olduğunu savundu.
Toplantıdan Öne Çıkan Konular
- MERKEZ VE YEREL YÖNETİM ÇALIŞMASI HALKA YANSIYOR: 2014 Büyükşehir Belediye Başkanı, Antalya’nın 100 yıllık kent planının yapılması gerektiğini belirtti. Antalya şu anda ciddi bir trafik sorunu yaşıyor. Burdur, Korkuteli Kavşağı ve Konyaaltı- Uncalı bölgesinde yonca kavşak yapılmadı. İktidar ve muhalefet partileri arasındaki çekişme halkı mağdur ediyor. Geçişli tünel veya köprü yapılması zorunludur. Ayrıca katlı ve akıllı otopark sayısının artırılması gerekiyor. Kesintisiz bisiklet yolları yapılmalıdır.
- YARIM KALAN OTOYOL PROJELERİ: Ulaşım sorunu ciddi bir mesele. Antalya-Alanya otoyolu için milletvekili seçildiğimiz tarihten bu yana birçok soru önergesi verildi, ancak hiçbirine yanıt alınamadı. En sonunda 16 Aralık 2023’te ihaleyi yapıyoruz dediler ve yaptılar. O tarihten bu yana Antalya-Alanya yolu hala başlatılamadı. Hızlı tren ile Ankara bağlantısını sağlayan otoyol bir an önce hayata geçirilmelidir. Korkuteli-Bucak otoyolu ise tamamlanamamıştır. Bu gecikme, tarımla uğraşan bölge halkını zor durumda bırakmakta ve trafik kazalarına yol açmaktadır.
- FALEZLERDE İNŞAAT DURDURULMALI: Falezlerle ilgili olarak 2014 yılında jeofizik odası, falezlerin üzerine konut yapılmasının riskli olduğunu belirtmiştir. Antalya bir deprem bölgesidir. Bu nedenle bir emniyet alanı oluşturulmalıdır. Falezlere yakın yerlerde inşaat yapılmamalıdır. 7 Eylül’de kesin korunacak bölge statüsünün kaldırıldığı bazı bölgelerden bu karar geri alınmalıdır.
- ANTALYA MERALARINA GES YAPMAYIN: GES projeleri yenilenebilir enerji açısından önemlidir. Ancak Antalya’da planlanan GES projelerinin meralar ve yaylalar üzerine inşa edilmek istenmesi kabul edilemez. Elmalı ve Korkuteli yaylacılık faaliyetleri için hayati öneme sahiptir. Enerji ihtiyacımızı karşılarken doğamızı ve doğal kaynaklarımızı yok etmek zorunda değiliz.
- YABANCI TURİSTLERDEN KENT ÜCRETİ ALINMALI: Konaklama vergisi nereye giderse gitsin alınıyor. Antalya’da bu uygulama başlamıştır. Ancak merkezi hükümet bunu kendi tasarrufuna kullanmaktadır. 13 milyon turist geliyor, fakat yollar oldukça kötü durumda. Turistler, Antalya’yı bir dünya kenti olarak görmemekte ve bu durum şehir imajını olumsuz etkilemektedir.
- TARIMDA KÜÇÜK ALAN İŞLETMELERİ DESTEKLENMELİ: Tarım ve hayvancılıkta üreticiler, artan maliyetler altında ezilmektedir. Yem, gübre ve enerji gibi temel girdilerin fiyatları yükselirken çiftçilerin eline geçen kazanç azalıyor. Bu maliyet artışı, üreticiyi tarımdan uzaklaştırmakta ve üretim hızla düşmektedir. İthalat artmakta ve ülke dışa bağımlı hale gelmektedir. Süt ve et üretiminde yaşanan sıkıntılar gıda güvenliği açısından kritik bir hal almıştır. Kırsalı tamamen boşaltarak yabancı hayvancılığa hizmet edilmektedir. Bu ülkede et ve süte dışa bağımlılığı istemiyorsak, süt üreticilerinin emeğini korumalıyız. Küçük aile işletmelerini desteklemeliyiz. Korkuteli ve Elmalı gibi bölgeler, kırsal kalkınma desteklerinden yeterince faydalanamamaktadır.
- EXPO, ‘TARIM ENSTİTÜSÜNE’ DÖNÜŞEBİLİR: Expo alanı, o dönemde de gündeme gelmişti ve şu anda atıl bir vaziyette bekletilmektedir. Sadece EXPO döneminde kısa süre kullanıldı. Milyarlarca dolarlık yatırımlar boşa gitmiştir. Expo, dünyanın en büyük tarım enstitüsü haline dönüştürülebilir.