Batı Virginia Üniversitesi’nde Yenilikçi Tedavi Yöntemleri
Batı Virginia Üniversitesi Rockefeller Nörobilim Enstitüsü’ndeki uzman doktorlar, bağımlılık sorunlarıyla mücadele eden gönüllü katılımcılara 1 milyon dolar değerinde özel bir kask ve gözlük takarak ilginç bir deney gerçekleştirmektedir. Bu süreçte, katılımcılara bağımlı oldukları maddelerin görüntüleri gösterilirken, beynin belirli bölgelerine ultrason dalgaları gönderilerek, bağımlılık isteği tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. The Wall Street Journal’ın haberine göre, bu esnada katılımcıların nabız atışı izleniyor.
Eroin ve metamfetamin bağımlılığı yaşayan 41 yaşındaki Joe Hilton, bu deneysel tedavi yöntemini denemek üzere klinik deneye katıldı. “Beyin zaplama” işlemi sonrası WSJ’ye yaptığı açıklamalarda, tedavi öncesinde hissettiği uyuşturucu isteğinin artık tamamen kaybolduğunu ve son 20 seferinde kullandığı maddelere karşı hiçbir arzu hissetmediğini ifade etti. Bilim insanları, bu yeni tedavi yönteminin sadece uyuşturucu ve alkol bağımlılığına değil, aynı zamanda yeme bozuklukları ve kumar bağımlılığı gibi diğer sorunların tedavisinde de etkili olabileceği konusunda umut taşıyor.
Hilton, klinik deneyde yer alan 30 hastadan sadece biri. Şimdiye kadar elde edilen sonuçlar oldukça umut verici; tedaviye katılanların dörtte üçünün birkaç ay sonra madde bağımlılığından kurtulduğu bildirilmektedir. Ancak, araştırmacılar bu yöntemin bir mucize tedavi olmadığını vurgulamakta ve dikkatli bir yaklaşım sergilemektedirler. Rockefeller Nörobilim Enstitüsü’nde klinik nöropsikolog olarak görev yapan James Mahoney, WSJ’ye verdiği demeçte şunları söyledi: “Aşermeyi ortadan kaldırırsanız ama stres faktörlerini ortadan kaldırmazsanız ve aşermenin yerine daha uyumlu başa çıkma mekanizmaları koymazsanız, eninde sonunda geri dönersiniz.”
Depresyon Tedavisinde Yeni Yaklaşımlar
Ayrıca, farklı bir çalışma, evde kullanılan bir kulaklık aracılığıyla beyin zaplama yönteminin depresyon tedavisinde de etkili olabileceğini göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre, tedaviye katılan hastaların yarısından fazlasında (yüzde 57,5) yalnızca 10 hafta içinde tüm depresyon belirtilerinde önemli bir hafifleme gözlemlenmiştir. Çalışma ayrıca, denemeye katılan hastaların yüzde 64,2’sinde beyin stimülasyonu ile semptomların iyileşebildiğini ortaya koymuştur.
King’s College London Psikiyatri, Psikoloji ve Nörobilim Enstitüsü Duygudurum Bozuklukları Merkezi Direktörü ve Duygudurum Bozuklukları Başkanı olan Allan Young, bu sonuçların heyecan verici olduğunu ve depresyonun gelecekteki tedavisi üzerinde büyük bir etki yaratabileceğini belirtmiştir. Young, “Majör depresyon tüm dünyada yetersiz tedavi edilmektedir ve mevcut tedavi yöntemlerinin önemli sınırlamaları vardır. Bu çalışma, bu tedavinin hem etkili olduğunu hem de iyi tolere edildiğini göstererek, şu anda kendileri için işe yarayan seçenekleri bulmakta zorlanan hastalara hayati önem taşıyan yeni bir alternatif sunuyor.”
Flow Neuroscience kulaklığı, depresyon hastalarının beyninde düşük aktivite ile bağlantılı bölgeleri uyarmak için transkraniyal doğru akım stimülasyonu (tDCS) adı verilen non-invaziv bir beyin stimülasyon tekniği kullanmaktadır.