İstanbul Ülkü Ocakları’nın TOKİ Cumhuriyet Anadolu Lisesi Ziyareti
İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Alparslan Doğan, yakın zamanda Silivri’de bulunan TOKİ Cumhuriyet Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Bu ziyarete, ülkü ocaklarının Silivri ilçe başkanı da eşlik etti. Öğrencilerin ders saatlerinde yapılan bu ziyaret, bazı tartışmalara neden oldu. Ziyaret öncesinde, bazı öğrenciler Doğan’ı bozkurt işareti yaparak karşıladı ve Ülkü Ocakları’na ait dergilerin dağıtımı gerçekleştirildi. Okul müdürü ise, eski AKP milletvekili adayı olarak, “Milli, manevi ve ortak değerlerimizle sorunu olmayan, kapısını çalan hiçbir STK’yı geri çevirmedik” diyerek bu ziyareti meşrulaştırmaya çalıştı.
Eğitim-İş Sendikası’ndan Tepki
Konuya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Eğitim-İş İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Oğuz Akkaş, “Devlet koruması altında olması gereken okullarda, bile isteye ders saatlerinde ve veli izinleri olmaksızın bu tür bir siyasi gösteriye öğrencilerin zorlanması kesinlikle kabul edilemez” dedi.
Okullarda Temizlik Sorunları
Yeni eğitim öğretim yılına başlarken, okullardaki hijyen ve temizlik personeli eksikliği sorunlarına dikkat çeken Akkaş, “Okullara asgari düzeyde dahi temizlik personeli atayamayan bir Bakanlık, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ gibi göz alıcı bir lansmanla eğitimde büyük atılımlar yapma vaadinde bulunuyordu. Ancak, Bakanlık Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ve yeni müfredatla uğraşırken, öğretmenler şiddet görmeye ve okullarımız hastalık saçmaya devam etti. Veliler, çocuklarının sağlıkları için ellerine fırça, kürek ve temizlik bezlerini alarak Bakanlığın sunamadığı temiz eğitim ortamını kendi imkanlarıyla yaratmaya çalışıyor. Vergi yükü altında ezilen halk, ödediği vergilerin okulların temizliği için kullanılmasını beklemek yerine, Bakanlık ve hükümetin eksikliklerini tamamlama yoluna gitmek zorunda kalıyor. Okullarda öğrencilerin, öğretmenlerin ve okul idaresinin güvenliği de Bakanlığın umurunda değil” şeklinde konuştu.
Bakanlık’nın Tutarsızlıkları
Akkaş, okulların temizlik için belediyelerden yardım istemesinin Milli Eğitim Bakanlığı’nın bozulmuş bir durumu yansıttığını ifade etti. “Milli Eğitim Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşavirliğince yayımlanan basın metninde, ‘İlim ve irfan yuvaları olan okullarımızda hiçbir ad ve kılıf altında siyaset yapılmasına göz yummamız söz konusu olamaz. ‘Fikri hür, vicdanı hür’ nesiller yetiştirmekle mükellef eğitim kurumlarımız; siyasete malzeme yapılacak yerler değildir. Herkesin bu konuda azami hassasiyet göstermesi en temel vatandaşlık görevidir.’ cümleleri kullanıldı. Ancak, bu durum nereden bakarsanız bakın tutarsızlık ve ciddiyetsizliktir. Kendi görüşlerine yakın olan parti, cemaat ve STK’lere okulların kapısını sonuna kadar açan, bunu da protokollerle yasal hale getiren Bakanlık, aslında okullarda siyaset yapılmasına karşı çıkmadığını gösteriyor. Sadece kendinden olmayanların okullara girmesini ‘okullarda siyaset yapılmaz’ düsturu ile geri çeviriyordu” dedi.
Son Sözler
Akkaş, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Ülkenin geleceğini emanet edeceğimiz çocukların, devlet koruması altında olması gereken okullarda, bile isteye ders saatlerinde ve veli izinleri olmaksızın bu tür bir siyasi gösteriye zorlanmaları kesinlikle kabul edilemez. Okullarımız, sizin siyasi gösteri alanlarınız değil; öğrencilerimiz de sizin müritleriniz değildir. Bakanlık, bir an önce kendine gelip, liyakatli ve nitelikli idari kadrolarla bu vatan evlatlarına çağın gerektirdiği bilimsel eğitimi en kapsamlı şekilde verebilmek için acil bir çaba içerisine girmelidir. Her şeyi yerine koyabilirsiniz, her şeyi telafi edebilirsiniz; ancak iyi yetişmemiş bir neslin telafisi yoktur. Başöğretmen’in dediği gibi, ‘Eğitimde feda edilebilecek tek bir fert yoktur.’ Kendi siyasi fikirlerinizi kendinize saklayın.”