Kanal İstanbul Projesi İçin 5 Yıl Sonra Keşif Kararı

Kanal İstanbul Projesi İçin 5 Yıl Sonra Keşif Kararı - RayHaber
Kanal İstanbul Projesi İçin 5 Yıl Sonra Keşif Kararı - RayHaber

Türkiye’nin mega projelerinden biri olarak bilinen ve ilk olarak 2011 yılında duyurulan Kanal İstanbul, kamuoyunda ve hukuki çevrelerde büyük tartışmalara neden olmaya devam ediyor. Proje, Marmara Denizi’ni Karadeniz’e bağlayacak yeni bir su yolu yaratmayı hedefliyor. Ancak çevresel ve sosyo-ekonomik etkileri bakımından endişeler, toplumsal muhalefetin de projeye karşı güçlü bir duruş sergilemesine yol açtı. 2020 yılında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma talebine rağmen, beş yıl sonra projeyle ilgili keşif yapılmasına karar verildi. Bu keşfin 14-15 Kasım 2024 tarihlerinde gerçekleşeceği bildirilirken, keşif sürecine yönelik bazı sınırlamalar ise hukuki çevrelerde “hak arama özgürlüğü” ihlaline neden olabileceği eleştirilerini beraberinde getirdi.

Danıştay’ın Kararı ve Eleştiriler

Kanal İstanbul projesine karşı açılan davada, keşif süreciyle ilgili olarak Danıştay 4. Dairesi’nin aldığı karar, hukuki çevrelerde ve davacı tarafın temsilcileri tarafından eleştirildi. Danıştay, her bir davadan sadece bir kişinin sınırlı beyanda bulunabileceğini belirterek, keşif sürecine yönelik ifadeleri kısıtladı. Bu sınırlama, avukatlar ve davacı kurumlar tarafından “hak arama özgürlüğünü zedeleyen bir uygulama” olarak nitelendirildi.

Dava sürecinde yer alan Avukat Ekin Öztürk Yılmaz, Kanal İstanbul projesine karşı toplumsal muhalefetin güçlü bir şekilde var olduğunu ve projenin çevre üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerin bilimsel raporlarla desteklendiğini vurguladı. Yılmaz, “Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gereken aşamada sürecin ilerlemesi, yargı sürecinden beklenen amacı ortadan kaldırdı” diyerek, keşif sürecinin anlamını kaybettiğini ifade etti.

“Yürütmenin Durdurulması Gerekiyordu”

Kanal İstanbul projesine ilişkin açılan davalarda, önceki bilirkişi raporlarının projeyle ilgili çevresel tahribat yaratacağına dair somut veriler sunduğunu hatırlatan Avukat Yılmaz, yargı sürecinin hızlı bir şekilde sonuçlanması gerektiğini belirtti. Yılmaz’a göre, projede ilerlenmesi yerine, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi çevreyi ve yerel toplumu korumak adına daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktı. Ancak bu sürecin yerine yeniden bilirkişi raporu hazırlanması kararı alındı.

Özellikle davacılar açısından keşif sürecine katılım hakkının sınırlanması, hukuki mücadelenin etkisini azaltabileceği eleştirisini doğuruyor. Avukat Yılmaz, keşfin davacı tarafın tam katılımı ve iddialarını sunabilmesi açısından kritik önem taşıdığını belirtti ve “Bizim göstermek istediğimiz alanlar ve dikkat çekmek istediğimiz hususlar var, ancak prosedür gereği bunları sunma imkanımız sınırlandırıldı,” dedi.

Hak Arama Özgürlüğü ve Hukuksal Mücadele

Danıştay’ın her dava için yalnızca bir kişinin beyanda bulunmasını içeren kararı, hak arama özgürlüğü açısından sınırlandırıcı bir etki yaratabileceği gerekçesiyle eleştirildi. Bu kararın ardından davacı taraf, projeye karşı haklı taleplerini tam anlamıyla ifade edememekten endişe duyuyor. Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) başta olmak üzere meslek odaları, projenin çevresel ve teknik açıdan yaratacağı etkiler konusunda duydukları endişeleri dile getirerek, hukuki mücadelenin devam edeceğini bildirdi. Yılmaz, “Mesleki olarak ve bilimsel ilkeler çerçevesinde, TMMOB’un verdiği mücadele hukuksal alanda da sürmeye devam edecek,” ifadeleriyle davacılar arasındaki dayanışmaya vurgu yaptı.

Toplumsal ve Çevresel Etkiler

Kanal İstanbul projesinin yarattığı toplumsal muhalefet, büyük ölçüde çevresel ve ekolojik kaygılara dayanıyor. Çevre örgütleri ve bilim insanları, projenin doğal yaşam alanlarına, su kaynaklarına ve bölgedeki ekosisteme zarar verebileceğini öne sürerek, projenin durdurulması için kampanyalar düzenliyor. Bilirkişi raporları da projeyle ilgili olarak olası su kaynakları kirliliği, orman alanlarının kaybı ve deniz yaşamı üzerindeki etkiler konusunda uyarılarda bulunuyor. Davacı taraf, bu sorunlara dikkat çekerek projenin yaratacağı zararların kamu yararına aykırı olduğu görüşünü savunuyor.

Gelecekteki Süreç ve Beklentiler

14-15 Kasım’da gerçekleşecek keşif, Kanal İstanbul projesine karşı olan toplumsal muhalefet için yeni bir dönüm noktası olabilir. Danıştay’ın aldığı sınırlayıcı karara rağmen, davacı taraflar ve çevre savunucuları projeye karşı verdikleri mücadeleyi sürdürme kararlılığında. Kanal İstanbul projesinin uzun vadeli etkileri üzerine yürütülen bu dava, Türkiye’de çevre ve şehircilik politikaları üzerindeki hukuki tartışmalara önemli bir katkı sağlıyor. Avukat Yılmaz’ın da belirttiği gibi, “hukuki mücadelenin amacı, yargı sürecinden beklenen toplumsal faydayı ve çevresel korumayı sağlamak” olarak tanımlanıyor.

Projeye karşı açılan davalarda keşif sürecinin sonunda, yargı organlarının vereceği karar, Kanal İstanbul’un geleceği açısından belirleyici bir nitelik taşıyacak. Bu süreçte alınacak kararlar, Türkiye’nin çevresel duyarlılık ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri ile ilgili önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Demiryolu Manşetleri

Tren Yolcularının Açık Bilet Süresi 90 Güne İndirildi - RayHaber
DEMİRYOLU

Tren Yolcularının Açık Bilet Süresi 90 Güne İndirildi

Tren seferi iptal edilen veya gecikme yaşayan yolcuların açık bilet hakkıyla ilgili süre değişti. Yeni yönetmelik asgari geçerliliği 180 günden 90 güne indirdi. Bilet iadesi hakkı sürerken, kural ihlallerine uygulanacak para cezası da yenilendi.

🚆

Cascadia Yüksek Hızlı Tren Planı 2028’de Açıklanacak - RayHaber
1 Amerika

Cascadia Yüksek Hızlı Tren Planı 2028’de Açıklanacak

Washington Eyaleti Ulaştırma Bakanlığı’nın (WSDOT) yürüttüğü Cascadia yüksek hızlı tren planının 2028’de tamamlanması bekleniyor. Vancouver, Seattle ve Portland metropol bölgelerini birbirine bağlaması öngörülen proje kapsamında olası güzergâhlar, sefer sıklıkları, durak seçenekleri ve finansman modelleri değerlendirilecek. 🚆
Jakarta’da Kontrolden Geçen Yedi INKA Treni Yeniden Hizmete Girdi - RayHaber
62 Endonezya

Jakarta’da Kontrolden Geçen Yedi INKA Treni Yeniden Hizmete Girdi

Endonezya’nın başkenti Jakarta’daki KRL banliyö tren ağında, genel kontrolleri tamamlanan yedi INKA üretimi tren seti yeniden yolcu taşımaya başladı. CLI-225 ve CLI-226 serilerine ait trenlerin hizmete dönmesiyle birlikte, tüm hatlardaki tren filosunun işletme düzeni normale 🚆
Queensland Rail’den Konteyner Başına 280 Dolara Kadar İndirim - RayHaber
61 Avustralya

Queensland Rail’den Konteyner Başına 280 Dolara Kadar İndirim

Queensland Rail, bölgesel demiryolu taşımacılığını artırmak amacıyla Ocak 2027’de yeni konteyner indirimi programını başlatacak. Yeni ve ilave konteyner yüklerini demiryoluna yönlendiren müşterilere yönelik uygulama kapsamında, tahmini hat erişim maliyetinin yüzde 50’sine kadar destek sağlanacak. İndirim, 🚆
New York - Berkshires Tren Seferleri Yıl Boyu Sürecek - RayHaber
1 Amerika

New York – Berkshires Tren Seferleri Yıl Boyu Sürecek

Massachusetts, New York ile Pittsfield arasında yaz hafta sonlarında işletilen Berkshire Flyer trenlerinin kalıcı hale getirilmesi amacıyla demiryolu altyapısına 31 milyon dolar ayırdı. CSX ile yapılan anlaşma kapsamında yürütülecek çalışmalar, Pittsfield çevresinde hat kapasitesini artırmayı 🚆
Çin’de Yeni Demiryolu Hatları 1.534 Kilometreyi Aştı - RayHaber
86 Çin

Çin’de Yeni Demiryolu Hatları 1.534 Kilometreyi Aştı

Çin’in 28 Eylül’de dört yeni yüksek hızlı demiryolu hattını hizmete açmasıyla, 2026 yılında kullanıma sunulan yeni demiryolu hatlarının toplam uzunluğu en az 1.534 kilometreye ulaştı. Böylece yıl boyunca 2.000 kilometreden fazla yeni hat açılması hedefinin 🚆