Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Macaristan Ulusal Meclis Başkanı László Kövér ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ve Macaristan arasındaki ilişkilerin uluslararası düzeyde tanımlanabilecek en üst seviyeye, yani geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine çıkarılmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Kurtulmuş’un açıklamalarından öne çıkanlar ise şunlardır:
“MACARİSTAN’IN DÖNEM BAŞKANLIĞI, TÜRKİYE-AB YAKINLAŞMASINA KATKI SAĞLAYACAKTIR”
- “Macaristan’la Türkiye arasındaki ilişkilerin başlangıcının 100. yılı dolayısıyla bu yıl, hem burada hem de Macaristan’da ‘Ortak Kültür Yılı’ olarak kutlanmaktadır. Bu Kültür Yılı çerçevesinde planlanan etkinliklerin büyük bir çoğunluğu tamamlanmış olup, yılın sonuna kadar daha birçok etkinlik gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.”
- “Stratejik ortaklık seviyesindeki ilişkilerimiz, geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanı’nın Macaristan’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmiştir. İkili ilişkiler açısından uluslararası bağlamda daha üst bir seviye bulunmamaktadır.”
- “Macaristan, Avrupa Birliği’nin genişlemesinden yana olan bir ülke ve bu bağlamda Türkiye’nin Avrupa Birliği perspektifine her zaman destek veren bir müttefikimizdir. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkileri açısından Macaristan’ın dönem başkanlığı oldukça faydalı olacak ve Türkiye-AB yakınlaşmasına önemli katkılarda bulunacaktır.”
Macaristan Ulusal Meclis Başkanı László Kövér ise görüşmede şu ifadeleri kullandı:
“KÜLTÜREL VE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İSTİYORUZ”
- “Sadece ticari ilişkilerde değil, kültürel değerlerimiz alanında da değerli çalışmalar yürütmekteyiz. Bu süreç tamamlanmış bir süreç değil, devam ettirmek istiyoruz.”
- “Ticaret ve turizm alanında işbirliğimizi genişletmek, bilim ve inovasyon gibi diğer alanlarda da işbirliğimizi artırmak amacındayız.”
- “Macaristan, AB üye ülkeleri arasında genişlemeyi en çok destekleyen ülkelerden biridir. Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacı olduğu kadar, Avrupa’nın da Türkiye’ye ihtiyacı bulunmaktadır. Genişleme, tüm Avrupa’nın çıkarları için olduğu kadar, milli çıkarlarımız bakımından da anahtar bir konumda yer almaktadır.”