Özgür Özel, Selahattin Demirtaş’la Edirne Cezaevi’nde Görüştü
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la bir araya gelmek üzere Edirne Cezaevi’ni ziyaret etti. Ziyaret öncesinde, Demirtaş’ın avukatları, kendisinin kaleme aldığı kitabı ve önemli bir çağrı metnini Özel’e sundu. Demirtaş, bu metinde, kadınların mücadelesine olan desteğini ifade ederken, duygu dolu bir not düşmeyi de ihmal etmedi: “Bu çağrı metninin hazırlanmasında bile bana öğretmeye, katkı sunmaya devam eden mücadeleci tüm kadınlara selam ve teşekkürlerimle…”
Demirtaş’ın sosyal medya hesaplarından paylaşımda bulunduğu çağrı metni ise şu şekilde:
“Kadınların Çığlığını Duyuyoruz
Bu çağrı, ben dahil tüm erkeklere, zihniyetimizle yüzleşme çağrısı niteliğindedir. Kadınlara yönelik cinayet, şiddet, tecavüz ve taciz vakaları, kan dondurucu bir vahşet boyutuna ulaşmış durumdadır. Kadınlar için sokaklar, iş yerleri, okullar, hastaneler ve hatta yaşadıkları evler bile cehennem azabına dönüşmüştür; bu durum, toplumsal kaygıları artırmaktadır.
Bir erkek olarak bu konuda çağrı yapmak bile zor; çünkü cinsiyet olarak fail olan tarafın içinde yer aldığımı biliyorum. Kadınların maruz kaldığı şiddet, bireysel bir sorun değil, toplumsal bir sorunun yansımasıdır ve bu soruna karşı mücadeleyi yalnızca kadınların omuzlarına yüklemek yerine, biz erkeklerin de sorumluluk alması gerektiği açıktır.
Buradan tüm erkeklere sesleniyorum: Sadece bir dakika duralım ve düşünelim; suçu, suçluyu başka yerlerde aramayalım. Bu düzenin oluşmasında, şiddeti besleyen zihniyetin varlığında, söylemlerimizle ve eylemlerimizle hepimizin sorumluluğu bulunmaktadır. Sorgulamaya ve değişime kendimizden başlayalım. Biz erkekler, doğuştan bu kadar vahşi ve acımasız değiliz; erkek egemen zihniyeti adım adım biz oluşturduk ve bu şiddet döngüsünün kurulmasında bizler etken olduk. O halde eşit, adil ve güvenli bir yaşam inşa edilmesine fırsat sunma sorumluluğu da bizdedir.
Kalıcı bir çözüm bulmak için, erkeklerin bu konudaki sorumluluğu, sessiz kalmaktan öte, hem özeleştiri yapmak hem de sistemi dönüştürmeye yönelik taleplere destek olmakla mümkün olacaktır. Ancak bu destek, kadınlara ne yapmaları gerektiğini söyleyen bir dil yerine, onların yanında yer alarak ve dinleyerek verilmelidir. Bu yazı, toplum olarak sorumluluklarımızı yeniden hatırlamak için kaleme alınmıştır.
Unutmayın; kadınlar biz erkeklere sesleniyor, isyan ediyor, feryat ediyor ve mücadele ediyorlar. Biz de kendimizle samimiyetle yüzleşerek, kadınların mücadelesine omuz verelim.
Bu utanca, bu vahşete ve barbarlığa ortak olmak istemeyen tüm erkeklere çağrım şudur: Gelin her yerde yüksek sesle biz de haykıralım ve “Kadınların çığlığını duyuyoruz.” diyelim.
Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, bugün ziyaretimize gelen Sayın Özgür Özel’e, tüm siyasi parti liderlerine, milletvekillerine, yargı mensuplarına, barolara, belediyelere, sivil toplum örgütlerine ve güvenlik bürokrasisine çağrı yapıyorum: Acil ve etkili tedbirler için lütfen iş birliği yapın, kadınların isyanını ve haklı taleplerini duyun. Siyasetteki erkek egemen dili, modeli, politikaları ve uygulamaları değiştirerek işe başlayalım.
Toplumsal barışı inşa etmek istiyorsak, gelin önce buradan başlayalım. Çünkü özgürlük ve demokrasi, herkes için hayata geçmeden barış sağlanamaz.
Bu çerçevede kadınların talep ve beklentilerini, sadece aracılık ederek bir kez daha duyurmak istiyorum.
Acil Önlemler:
- İstanbul Sözleşmesi yeniden imzalanmalı ya da iptalinden vazgeçilmeli. Sözleşmede yer alan tüm maddelerin uygulanması için ivedilikle harekete geçilmeli.
- Kadınlara yönelik suçlarda cezasızlığa son verilmeli. Tehdit, hakaret, şantaj, ısrarlı takip gibi suçlarda da tutuklama dahil cezai ve kontrol tedbirleri uygulanmalı.
- Devlet kurumları ve yöneticileri, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı net bir tutum sergilemeli ve kadın aleyhine açıklamalardan kaçınmalı.
- Kadına yönelik tehdit, şiddet suçu şikayete bağlı olmamalı; eğer şikayet olursa, şikayetçinin ismi ve adresi gizlenmeli, soruşturma kamu adına yürütülmeli ve Bakanlık soruşturmanın bizzat tarafı olmalı.
- Kadına yönelik şiddet ve cinayet soruşturmalarını, kadına yönelik şiddete karşı düzenli eğitim alan polisler, savcılar ve hakimler yürütmeli.
- Kadına yönelik tehdit ve şiddet, katalog suçlara dahil edilmeli ve tutuklama sebebi sayılmalıdır.
- Bakanlıkça geliştirilecek bir uygulamayla kadınlar, telefonlarından tek tuşla o anki baz istasyonundan sinyal alan tüm telefonlara yardım sinyali gönderebilmelidir.
- Sokak aydınlatması olmayan tek bir park ve sokak kalmamalıdır.
- Gece ve gündüz; park, sokak, meydan ve caddelerde güvenlik tedbirleri arttırılmalıdır.
- 6284 sayılı yasada yer alan elektronik kelepçe, tüm riskli vakalarda uygulanmalıdır.
Orta Vadeli Önlemler:
- Kadın hakları ve toplumsal cinsiyet konuları ilkokuldan itibaren zorunlu ders olarak müfredata dahil edilmelidir.
- Kadınlara yönelik istihdam olanakları artırılmalı, tüm iş yaşamında kadınlara iş güvencesi ile eşit işe eşit ücret politikası uygulanmalıdır.
- Sığınak sayıları artırılmalı, sığınaklardaki kadınları güçlendirme politikalarına önem ve öncelik verilmelidir.
- Ücretsiz olarak 7/24 herkesin ulaşabileceği, her dilde hizmet veren Alo Şiddet hattı kurulmalıdır.
- Tüm il ve ilçelerde yaygın halk eğitimleri, paneller, açık oturumlar ve konferanslar düzenlenerek erkeklerin bilinci artırılmalıdır. Tüm billboardlarda her ay, bir hafta boyunca sadece bu konuda duyarlılık çağrısı yapan afişlere ücretsiz yer ayrılmalıdır.
- Özel televizyon kanalları ve TRT’nin tüm kanallarından, her gün kamu spotu niteliğinde yayınlarla bu konu işlenmelidir. Hazırlanacak video hakkında kadın örgütlerinden görüş alınmalıdır.
- Televizyon dizilerindeki kadına yönelik şiddet içeren sahnelere son verilmelidir.
- Kadın örgütlerinin talepleri doğrultusunda ve İstanbul Sözleşmesi’nde de yer alan Cinsel Saldırı Kriz Merkezleri kurulmalıdır.
- Tüm illerde, tüm kadın örgütlerinin de yer aldığı kadına dönük şiddet ve ayrımcılığa son koordinasyonları kurulmalıdır.
- 6284 sayılı yasadaki koruyucu ve önleyici tedbirler, kadınların talebi halinde hızlıca alınmalı, yasanın tartışılmasına son verilmelidir.
- Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz kapsamında hüküm giymiş kişilerin cezaevinde kadınlara dönük ayrımcılık ve şiddete karşı zorunlu eğitim almaları sağlanmalıdır.
- Bu çalışmaların tümü, kadın örgütleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla ortak irade ve birlikte çalışmayla hayata geçirilmeli, şiddete karşı mücadelede yan yana ve kararlı bir duruş sergilenmelidir.
Selahattin Demirtaş
21 Ekim 2024