Suudi Arabistan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın liderliğinde 2030 Vizyonu çerçevesinde birçok iddialı projeye imza atıyor. Bu projelerden en dikkat çekeni, ülkede yenilikçi bir kentsel alan oluşturmayı hedefleyen Neom şehri projesidir. Ancak, bu ultra fütüristik şehrin inşası sırasında ortaya çıkan çalışma koşulları ve işçi ölümleri, uluslararası toplumda büyük bir rahatsızlık yaratmıştır. ITV’nin “Krallık Çıplak: Saudi Arabistan’ın içinden” adlı belgeseli, bu durumu gözler önüne seren çarpıcı bilgiler sunmaktadır.
21 Bin İşçinin Ölümü
Belgesel ekibi, Suudi Vizyon 2030’un hayata geçirilmesi sırasında yaşanan trajedilere dikkat çekerek, sadece sekiz yıl içinde 21 binden fazla işçinin öldüğünü ortaya koydu. Bu istatistik, ülkedeki tehlikeli çalışma koşullarını ve işçi haklarının ihlalini gözler önüne seriyor. Birçok işçi, kendilerini “tuzağa düşmüş köleler” gibi hissettiklerini ifade ederken, aileleri de bu duruma karşı büyük bir acı içindedir.
Çalışma Koşulları ve İhlaller
Belgeselde, işçilerin ağır çalışma şartları altında nasıl sömürüldükleri detaylandırılıyor. Bir işçi, The Line adlı gökdelen projesi için günde 16 saat çalıştığını belirtirken, haftada 84 saatten fazla mesai yaptığını söylemektedir. Suudi yasaları, haftalık çalışma süresinin 60 saatle sınırlı olduğunu belirtse de, bu yasaların sıkı bir şekilde uygulanmadığı görülüyor. İşçiler, dinlenmek için çok az zamanları olduğunu ve sürekli bir kaygı içinde yaşadıklarını dile getiriyorlar.
Kayıp İşçiler ve İnsan Hakları İhlalleri
Belgesel, inşaatta çalışan göçmen işçilerin kaybolma oranlarının da oldukça yüksek olduğunu ortaya koydu. Suudi Arabistan’da NEOM projesi kapsamında 100 bin göçmen işçinin kaybolduğuna dair iddialar var. Bunun yanı sıra, Hindistan, Bangladeş ve Nepal’den gelen işçilerin ölüm istatistikleri de dikkat çekiyor. Nepal’in Yabancı İstihdam Kurulu, 650’den fazla Nepalli işçinin ölümünün hala açıklanmadığını belirtmektedir.
İnsan hakları örgütü FairSquare’in direktörü Nicholas McGeehan, işçilerin sistematik bir şekilde kötü muameleye ve tehlikeli sömürüye maruz kaldığını vurgulamaktadır. Çalışma saatlerinin uluslararası standartların çok üzerinde olduğunu belirten McGeehan, bu istismarın Suudi Arabistan genelinde yaygın olduğunu ifade ediyor.
Mektuplar ve Yürek Parçalayacak Hikayeler
Belgeselde, birçok işçinin aylardır maaş almadıkları ve kötü muameleye maruz kaldıkları belgeleniyor. Bu işçiler, bazılarının 10 aydır para almadığını ve diğerlerinin yemek bulamadıklarını ifade ediyor. Ailelerine ulaşmaları için Krallık’tan ayrılmalarına izin verilmediği de vurgulanan diğer bir sorun. Raju Bishwakarma adlı bir Nepalli işçinin kurtarılmak için yalvardığı telefon görüşmesi, belgeselin en çarpıcı anlarından biriydi. Raju, gözyaşları içinde “Lütfen beni dinleyin, çok hastayım” diyerek durumunu anlatıyor.
Neom Projesinin Kapsamı
Neom, Suudi Arabistan tarafından Tabuk Eyaletinde inşa edilen bir kentsel alan projesidir. 2017 yılında Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından başlatılan bu proje, Kızıldeniz’in kuzey ucunda, Mısır’ın doğusunda, Akaba Körfezi’nin karşısında ve Ürdün’ün güneyinde yer almaktadır. Neom’un toplam planlanan alanı 26.500 kilometrekaredir ve proje, dev bir endüstriyel kompleks, küresel ticaret merkezi ve turistik tatil köyleri gibi birçok bölgeden oluşmaktadır.
Projenin Geleceği ve Eleştiriler
Suudi Arabistan, Neom projesinin büyük bir kısmının 2039 yılına kadar tamamlanmasını umuyor. Ancak projenin tahmini maliyetinin 1,5 trilyon doları aşması, uzmanlar tarafından sıkça sorgulanıyor. Ayrıca, çevresel ve insan hakları ihlalleri konusunda da ciddi endişeler mevcut. Belgesel, bu projelerin hayata geçirilmesi için göçmen işçilerin insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığını ve bunun kabul edilemez olduğunu vurgulamaktadır.
Neom projesi, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun en iddialı ve tartışmalı projelerinden biridir. Ancak bu proje, işçi ölümleri ve insan hakları ihlalleri gibi ciddi sorunlarla gölgelenmektedir. ITV’nin belgeseli, bu durumun daha fazla görünür hale gelmesine yardımcı olmuş ve uluslararası toplumu bu konudaki adımları atmaya teşvik etmiştir. Suudi Arabistan’ın, vizyonunu gerçekleştirme çabaları sırasında insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu sorgulamak, gelecekteki projeler için önemli bir ders olmalıdır.