Ankara’da 13 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunu derinden sarsan Yüksek Hızlı Tren (YHT) kazası ile ilgili yargılama süreci sürüyor. Kazada 3’ü makinist olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, 107 kişi yaralanmıştı. Kılavuz trenle YHT’nin çarpışması sonucunda meydana gelen bu trajik olayla ilgili olarak, 10 sanığın yargılandığı davanın son duruşması Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Ancak sanıklar bu duruşmaya katılmazken, taraf avukatları mahkeme salonunda hazır bulundu.
Kusur Raporu ve Sanıkların Sorumluluğu
Mahkeme sürecinde, sanıkların kazadaki kusur durumlarını belirlemek amacıyla Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden bir rapor talep edilmişti. Bu raporun son celsede dosyaya eklendiği belirtilirken, raporda kazada hayatını kaybeden makinistler ve diğer sanıklar arasında kusur düzeylerinin farklılık gösterdiği açıklandı. Özellikle tren teşkil memuru Osman Yıldırım’ın “asli kusurlu” olduğu ifade edilirken, nöbetçi hareket memuru Sinan Yavuz’un “tali kusurlu” ve makinistler Adem Yaşar ve Hulusi Böler’in “alt düzeyde tali kusurlu” olduğu belirtildi. Kılavuz trenin makinistleri Kenan Günay ve kazada yaşamını yitiren Kadir Ünal ise kusursuz olarak değerlendirildi.
Sanık Avukatlarının Talepleri ve Mahkeme Başkanının Açıklamaları
Duruşmada, sanıklardan Sinan Yavuz’un avukatı Hasan Erdem Elvan, müvekkili açısından beraat koşullarının oluştuğunu öne sürerek, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını ifade etti. Bu talep, mahkeme başkanının dikkatini çekti ancak mahkeme sürecinin devam etmesi gerektiğine karar verildi. Diğer yandan, avukat Ferda Doğan, dosyanın kusur tespit bilirkişisine yeniden gönderilmesini talep etti. Bu konuda benzer tren kazalarına bakılarak daha geniş bir araştırma yapılmasını istediklerini belirten Doğan, daha kapsamlı bir rapor alınması yönünde görüş bildirdi.
Mahkeme başkanı ise tren kazalarıyla ilgili rapor verebilecek bir kurum bulma konusunda zorluk yaşandığını ifade etti. Üniversitelerle iş birliği yapılmasını planlayan mahkeme, tren kazaları konusunda uzman öğretim görevlilerinin tespit edilmesi amacıyla üniversitelere yazı yazılmasına karar vererek bir sonraki duruşmayı 20 Mart 2025 tarihine erteledi.
Kazanın Detayları ve Dava Süreci
2018 yılında Yenimahalle ilçesindeki Marşandiz Tren İstasyonu’nda meydana gelen kazada, Ankara-Konya seferini yapan YHT ile bir kılavuz trenin çarpışması sonucu trajik bir tablo ortaya çıkmıştı. Kazanın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar hakkında iddianame hazırlamış ve 10 kişi hakkında “birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Sanıklar arasında, tren teşkil memuru Osman Yıldırım, nöbetçi hareket memuru Sinan Yavuz, YHT Ankara Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz, Trafik Servis Müdür Yardımcısı Ergün Tuna gibi isimler bulunuyor.
Adalet Beklentisi ve Toplumsal Tepkiler
Kazanın ardından kamuoyunda büyük bir üzüntü ve tepki oluşmuş, özellikle demiryolu güvenliğine dair tartışmalar artmıştı. Bu süreçte demiryolu yönetiminde sorumluluk sahibi kişilerin yanı sıra alt düzey çalışanların da yargılanması dikkat çekti. Birçok kişi, kazanın altyapı eksikliklerinden kaynaklandığını savunarak sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor. Dava süreci devam ederken, toplum adaletin yerini bulmasını ve benzer kazaların önlenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyor.
Sonraki Adımlar ve Mahkemenin Beklenen Kararı
Bir sonraki duruşmanın Mart 2025’te yapılacağı açıklanırken, mahkeme başkanının konuyla ilgili uzman görüşlerini almak için üniversitelere yazı yazma kararı, adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu adımlar, kazanın sorumlularının tam olarak belirlenmesi ve benzeri olayların önlenmesi için gereken önlemlerin alınması adına umut verici olarak görülüyor. Davanın sonucu, Türkiye’de demiryolu kazalarına dair yargı süreçleri açısından emsal teşkil edebilecek bir karar olarak bekleniyor.