Bartın’daki Maden Katliamı Davası: Dokuzuncu Duruşma Gerçekleşti
Bartın’da, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesi’ne ait maden ocağında 14 Ekim 2022 tarihinde meydana gelen ve 43 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasına ilişkin dokuzuncu duruşma, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmada, sanıkların tahliye talepleri reddedildi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, “olası kastla öldürme” suçundan yargılanan sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bu sanıklar arasında dönemin TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, işletme müdürü Selçuk Ekmekci, iş güvenliği ve eğitim başmühendisi Volkan Soylu, başmühendis Mehmet Tural yer alıyor. Ayrıca, “bilinçli taksirle öldürme” suçundan yargılanan, önceki duruşmada tahliyelerine karar verilen ve kartiyelerden sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş ile emniyet mühendisi Şahan Kahraman’ın da ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı tedbirinin devamına karar verildi.
Dava dosyasının, esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere savcılığa gönderilmesi kararlaştırıldı ve duruşma 13 Aralık’a ertelendi. Bilirkişi ek raporunun yanı sıra Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan soruşturma raporu da dosyaya eklendi.
Yapısal Sorunlar ve Patlama Sırasında Yaşananlar
Raporda, işçilerin neredeyse tamamını etkileyen bu kazanın yaşandığı işyerinde yapısal veya operasyonel, anlık veya süregelen birçok problemin mevcut olduğuna dikkat çekildi. Kazanın etkilendiği alanın büyüklüğü ve sonuçları göz önüne alındığında, kazanın meydana geldiği ocakta pek çok yapısal sorunun bulunduğu vurgulandı. Havza madenciliği temelinde çalışması gereken ATİM’de, kaza anında çalışma yapılan ayak ve bacalara ilişkin imalat haritasının incelenmesi sonucunda planlı bir çalışma yürütülmediği ifade edildi.
Raporda, ocak yapısının bozulduğu ve havalandırma ile metan drenajı konularında ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekildi. “Kazada meydana gelen patlamalar silsilesinin, ocakta anlık bir operasyon hatasından kaynaklanmadığı, aksine yapısal sorunlar nedeniyle yaşandığı” belirtildi. Ocakta herhangi bir işçinin operasyon hatasıyla patlama yaşanmış olsaydı, bunun yalnızca lokal bir bölgede kalması gerektiği vurgulandı.
İşçilerin Ölümü ve İş Güvenliği İhlalleri
Raporda, maden işçilerinin kazada karbondioksit zehirlenmesinden dolayı değil, yanma ve travma nedeniyle hayatlarını kaybettikleri, işçilerin yalnızca lokal bir bölgede değil birçok üretim alanında dağılmış bir şekilde bulundukları ifade edildi. Söz konusu kazanın “işçi hatasından kaynaklandığını ileri sürmenin hakkaniyetli olmadığı” ve ocak gerçekleriyle örtüşmediği kaydedildi.
Raporda ayrıca, müessese müdürü Cihat Özdemir’in yaklaşık üç yıl boyunca çalıştığı Teknik Müdür Yardımcısı Salih Atmaca’yı “herhangi bir gerekçe göstermeksizin sırayla pasifize etmesinin”, sendikal faaliyetler, iş güvenliği ve vardiya düzenlemesi gibi birçok başlıkta olumsuz etkilere yol açtığına işaret edildi. Patlamadan önceki iki haftalık süreçte yardım kömürü çıkarılması için madende üretim baskısı olduğu, patlama öncesinde metan seviyesinin yükselmesine rağmen çalışmaların durdurulmadığı ve taşların dahi ayıklanmadan kömürlerin ihtiyaç sahiplerine gönderildiği belirtildi.
Avukatların İtirazları ve Bilirkişi Raporu
Faciada yaşamını yitiren maden işçilerinin avukatı Derviş Emre Aydın, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamalarda, “Bu celsede, işletme yöneticilerinin üretimin devam etmesi için devre kesici sistemini nasıl soğukkanlı bir şekilde iptal ettiklerine dair ses kayıtlarını dinledik. Kayıtlar arasında yüzde 5 metan seviyelerinde kesicilerin devreye girmediği ve bu şartlarda işçilere çalışmaya devam etmeleri talimatının verildiği de yer aldı. Ancak dosyaya bu celse gelen ek bilirkişi raporunda, bu çarpıcı delillerin değerlendirmeye alınmadığını ve soruşturma aşamasındaki kanaatlerini sürdüren beş sayfalık metinle yetindikleri görüldü” dedi. Aydın, yeni bilirkişi raporu taleplerinin dikkate alınmadığını da vurguladı.