Jose Mourinho’dan Fenerbahçe Televizyonu’na Açıklamalar
Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Fenerbahçe Televizyonu’na verdiği röportajda önemli değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak AZ Alkmaar mağlubiyetine değinen Mourinho, “Geldiğimden beri sergilediğimiz en kötü performans diyebilirim. Gerçekten çok kötü bir maçtı ve düşündüğümde bu durumu bir benzetmeyle açıklamak gerekirse, ‘Trabzonspor maçının etkisi, o geceden kalma bir etkisi’ gibi bir durum söz konusu olabilir. Takım henüz o maçın etkisinden toparlanamamıştı. Hem fiziksel hem de duygusal anlamda gerçekten zorlu bir mücadeleydi. Maç sonunda yaşanan duygusal patlama oldukça yoğun bir his bıraktı. Sanki takım o durumdan toparlanmakta zorlandı ve AZ Alkmaar maçına gerekli konsantrasyonu sağlayamadı. Duygusal olarak hazır olmadığınızda, işlerinizin zorlaşması kaçınılmaz. Benim kulübede olmamamın etkisi olduğunu düşünmüyorum çünkü takımı en iyi şekilde hazırladık. Hazır olduğumuzu düşünüyorum ama oyuncuların yaşadığı duygusal dalgalanmaların performansı etkilediğini gözlemliyorum. Ayrıca, listeye yazamadığımız 4 oyuncu var; bunlardan biri Kostic. Kendisi bizim için çok önemli bir isim. İki önemli kanat oyuncumuz İrfan Can Kahveci ve Cengiz Ünder’in sakatlığı da bu durumu etkiliyor. Bu sonuçları açıklayacak sebepler var ama yine de bugüne dek oynadığımız en kötü maç olduğunu düşünüyorum. Kötü performanslardan her zaman teknik direktörler sorumludur ve ben de sorumluluğumdan kaçmıyorum. Ancak bu benim için bir prensip meselesi. Kariyerim boyunca her zaman böyle davrandım. İşimi yapmam engellendiğinde, ceza aldığım zamanlarda basın toplantılarına katılmadım.” dedi.
“Sebebini Anlamak İstiyorum”
PFDK tarafından kendisine verilen bir maçlık ceza hakkında konuşan Mourinho, “Öncelikle bu cezanın sebebini ve nedenini anlamak istiyorum. Çünkü ‘şu sebepten’ diye açıklama yapan bir belge okumadım. Ancak dürüstçe şunu belirtmek istiyorum; evet, maç sonrası çok fazla kutlama yaptım, bu doğru. VAR hakemlerine karşı da birçok şikayette bulundum, bu da doğru. Ancak, hiçbir hakaret veya agresif davranışta bulunmadım. Maç bittikten sonra yaptığım kutlama, eğer kültürel anlamda bir yanlış anlama varsa bunu öğrenmem gerekiyor. Çocukken babam dışında benim en büyük idollerimden biri Eusébio’ydu. Onun ikonik bir gol kutlama şekli vardı. 600-700 gol attı, tam sayısını hatırlamıyorum ama bu sevinç Eusébio’nun sevinciydi. Eğer bu hareket Türkiye’de ofansif bir anlam taşıyorsa, bunu öğrenmem şart. Ama kesinlikle niyetim böyle bir hareket yapmak değildi. Bir maç ceza aldım, durum şu anda bu. Bununla baş etmem ve kabul etmem gerekiyor. Takımıma, yedek kulübesindeki ekibime ve stadyumda bize destek olacak taraftarlarımıza güvenmem lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
“Oyuncularıma ve Ekibime Güveniyorum”
Yarın akşam Sivasspor ile oynayacakları maçı da değerlendiren Mourinho, “Bizim için diğer tüm lig maçları gibi çok önemli bir mücadele. Her maçı kazanamadığımızda, kaybetmediğimiz bir maçı bile puan kaybı olarak değerlendiriyoruz. Amaç kazanmak. Futbolun pragmatizmi tamamen puan almak üzerine kurulu. Sivasspor’un da önemli puanları var. Arka arkaya galibiyetler elde ettiler ve çıkış yakaladılar. Kendi oyun stilimizi sahaya yansıtmamız gerekiyor ki bu, Sivas’ın oyun stilinden farklı. Hollanda’da yaşadığımız maçın acısını hissederek, Trabzon’daki maçın motivasyonunu da hissederek, kazanmak zorunda olduğumuzu bilerek mücadele etmemiz lazım. Daha önce de belirttiğim gibi, oyuncularıma ve ekibime güveniyorum. Son olarak, stadyumda bize itici güç olacak taraftarlarımıza güveniyorum.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’de Değişmesi Gereken Şeyler Var”
Türk futbolu ve hakemlerle ilgili yaptığı eleştirilerin art niyetli bir şekilde gündeme getirilmesi üzerine de Mourinho, “Buraya geldiğimde şunu söylemiştim: ‘Ben Türk ligi için çalışmak istiyorum ama her şeyden önce Fenerbahçe için çalışmak istiyorum.’ Eğer böyle bir imkan olsaydı, dünyanın en mutlu insanı olurdum. Çünkü bu benim için prestij olurdu. ‘Evet, Türkiye ligi harika bir lig, burada olmak bir rüya. Türkiye liginde en iyi olan takım şampiyon oluyor. VAR hakemleri, saha hakemleri gerçekten harika.’ diyebilseydim çok mutlu olurdum. Ama tecrübem bana şunu söylüyor; Türkiye liginde değişmesi gereken şeyler var. Çünkü Türkiye, Türk liginden çok daha büyük bir kavram. Sadece futbol değil, Türkiye’nin kendisi. Türk milli takımının tarihi ve milli takımda oynayan oyuncular da büyük önem taşıyor. Dünyanın büyük liglerine, çok sayıda Türk oyuncu transfer oldu. Arda, Real Madrid’e gitti, yıllar önce Arda Turan Barcelona’ya transfer oldu. Ferdi, Premier Lig’e gitti. Dolayısıyla burada büyük bir yetenek var, tutku da mevcut. Burada şampiyon olmayı çok isterim ama şampiyon olamazsam bile, en azından temiz ve dürüst bir şekilde şampiyon olan takımı kutlamak isterim. Belirttiğim gibi, benim için önemli olan Türk futbolunun harika olması.” diyerek sözlerini tamamladı.