Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Türkiye’nin 2026 yılında NATO’nun Baltık Hava Devriyesi görevine katılma kararının iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendireceğini belirtti. Tsahkna, bu açıklamaları, Türkiye Cumhuriyeti Bayramı ve Estonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümüne özel düzenlenen resepsiyonda yaptı.
Türkiye-Estonya İlişkileri
Bakan Tsahkna, Türkiye’nin katılımının müttefiklik ilişkilerinin pekiştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Estonya ve Türkiye arasında hem ekonomik hem de kültürel açıdan yakın ilişkilerin bulunduğunu ifade eden Tsahkna, “20 yıldır NATO’da müttefikiz ve Türkiye’nin 2026’da NATO’nun Baltık hava devriyesi görevine katılma kararı, müttefik birliğinin ve ittifakın güvenliğine katkıda bulunmaya hazır olduğunun açık bir mesajını veriyor” dedi.
Bu bağlamda, Türkiye’nin bu misyondaki rolü, Estonya’nın güvenliğini artıracak ve bölgedeki müttefiklerin kalıcı ve görünür varlığının hayati önem taşıdığını ortaya koyacaktır. Tsahkna, “İttifakın hava sahasını Ämari’den korumak, bir bütün olarak kolektif savunmayı güçlendirir” şeklinde konuştu.
Baltık Ülkelerinin Güvenlik İhtiyaçları
Estonya’nın bu açıklamalarının ardından, Yunanistan’ın Baltık ülkeleri Litvanya, Letonya ve Estonya’nın hava sahalarındaki devriye taleplerini reddettiği belirtiliyor. Yunanistan, mevcut yükümlülüklerini gerekçe göstererek, savaş uçakları olmayan Baltık ülkelerinin NATO’nun hava devriyesi misyonu kapsamında güvenlik taleplerini karşılamamıştır.
Yunan Hava Kuvvetleri, şu anda Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Makedonya hava sahasında devriye görevlerini üstlenmiş durumdadır ve 2025 yılında bu görevleri Bulgaristan’ı da kapsayacak şekilde genişletmeyi planlamaktadır.
Türkiye’nin NATO Baltık Hava Devriyesi görevine katılması, hem Estonya hem de diğer Baltık ülkeleri için önemli bir güvenlik adımı olarak değerlendiriliyor. Bu adım, Türkiye’nin NATO içindeki rolünü pekiştirirken, Baltık bölgesindeki savunma iş birliğinin güçlenmesine de katkıda bulunacaktır. Ayrıca, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesi ve NATO içinde daha fazla iş birliği fırsatlarının doğması beklenmektedir.