Türkiye’nin Kredi Notu Yükseldi
S&P, Türkiye’nin kredi notunu “B+” seviyesinden “BB-” seviyesine yükseltmiş ve kredi notu görünümünü “durağan” olarak belirlemiştir. Bu önemli gelişme, piyasalarda geniş yankı bulurken, S&P Türkiye Ülke Kredi Derecelendirme Analisti Andrew Gill, değerlendirmelerde bulundu.
Gill, not artışının ardındaki en önemli faktörlerden birinin uluslararası rezervlerdeki artış olduğunu vurgulayarak, “Bu durum, Türkiye’nin ortodoks para politikası uygulamalarına geçişinin şu ana kadar başarılı bir şekilde ilerlediğinin bir göstergesi.” şeklinde konuştu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini %50’ye yükseltmesinin etkilerinin yavaş yavaş kendini göstermeye başladığını ifade eden Gill, “Ekonomi yeniden dengelenme sürecine girdi. Ağustos itibarıyla 12 aylık cari açığın, GSYH’nin yaklaşık %1’i seviyesinde olduğunu gözlemliyoruz.” dedi.
Gill, kredi notu görünümünün durağan olarak belirlenmesi hakkında da, “Bu durum, gelecekte dezenflasyon ve yeniden dengeleme programının bir sonraki aşamasının uygulanmasının muhtemelen daha zorlu olabileceğini işaret ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Asgari Ücret Beklentisi
Asgari ücret artışıyla ilgili beklentilerini de paylaşan Gill, “Gelir politikalarına ilişkin alınacak kararların, Orta Vadeli Program çerçevesinde gelecek yılki enflasyon hedefiyle uyumlu olup olmayacağını dikkatle izliyoruz.” dedi.
Asgari ücret artışının, geçmiş enflasyon verileriyle daha uyumlu bir şekilde belirlenmesi halinde, manşet enflasyonunun ne kadar hızlı düşürülebileceği konusunda endişelerin olabileceğini belirtti. Gill, “Beklentimiz, asgari ücretin muhtemelen enflasyon hedefi ile geçen yıl ve bu yılın sonundaki enflasyon ortalamasında artırılması yönünde. Bu yıl sonunda enflasyonu yaklaşık %44 olarak öngörüyoruz. Yani %44 ile hedef olan %17’nin ortalaması yaklaşık %30. Bu, önemli bir karar zira yaşam maliyeti önemli ölçüde arttı. Bu durum sadece Türkiye’ye özgü değil, fakat Türkiye’deki baskıların Avrupa ve Doğu Avrupa’dakilerden daha yoğun olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
İlk Faiz İndirimi 2025’in İlk Çeyreğinin Sonunda Gelebilir
Önceden Merkez Bankası’nın politika faizinde kasım ayında indirime gideceğini öngördüklerini belirten Gill, eylüldeki enflasyon verilerinin ardından bu öngörülerini güncellediklerini bildirdi. Gill, “İlk faiz indiriminin 2025’in ilk çeyreğinin sonunda gerçekleşeceğini düşünüyoruz.” dedi.
2025 yıl sonu enflasyonunu hala %22-23 civarında öngördüklerini ifade eden Gill, “Bu nedenle, muhtemel faiz düşüşünün 2025’in ilk çeyreğinin sonuna doğru olacağını düşünüyoruz. Merkez Bankası, oldukça muhafazakar bir yaklaşım benimseyerek faiz indirimine gidecektir. Politika faizi, bizim görüşümüze göre, hala ileriye dönük enflasyon beklentilerinin oldukça üzerinde kalacak ve döviz kuru, rezerv seviyeleri ile sermaye akışlarını dikkatle izleyecekler.” şeklinde sözlerini tamamladı.