Aile Hekimlerinin İş Bırakma Eylemi: Sağlıkta Dönüşüm İhtiyacı
Aile hekimleri, Türkiye genelinde beş gün sürecek bir iş bırakma eylemi başlatarak sağlık hizmetlerinin temel sorunlarına dikkat çekmiştir. Sağlık Sen dışında birçok sendika ve Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından desteklenen bu eylem, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin aksamasına neden olmuştur. Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) yaşanan bu durum, ilaç yazdırmak, rapor almak veya aşı yaptırmak isteyen hastalar için ciddi mağduriyetler doğurmuştur.
Eylemin Amaçları ve Talepler
Bu eylemin temel hedefi, mevcut Aile Sağlığı Merkezleri Yönetmeliğini kabul etmemek ve halk sağlığını korumaktır. Eylem sırasında sağlık çalışanları, ‘Bakan İstifa’ yazılı şemsiyeler taşıyarak seslerini duyurmuşlardır. Aile hekimleri, halk sağlığının korunması ve iyileştirilmesi için gerekli olan temel talepleri şu şekilde sıralamaktadır:
- Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbi donanımlarının kamu tarafından sağlanması.
- Aile hekimlerine yeterli zaman ve olanakların sunulması, ASM sayısının hekim başına 2.000 nüfusu aşmayacak şekilde artırılması.
- ASM’lerde güvencesiz ve kadrosuz istihdamın sona erdirilmesi, yeterli hemşire ve ebe görevlendirilmesi.
- Sağlık çalışanlarına insanca yaşamaya yetecek düzeyde tek kalem maaş ödenmesi.
- Sağlıkta şiddeti önleyici etkin tedbirlerin alınması ve sağlık çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması.
TTB’nin Açıklamaları ve Kamuoyuna Mesajları
Türk Tabipleri Birliği, bu eylemle ilgili yaptığı açıklamalarda, “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırılan yönetmelik değişikliğinin halk sağlığına zarar verdiğini vurgulamaktadır. TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, İstanbul’da düzenlenen basın açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştır:
“Eziyet Yönetmeliği’ne karşıyız. Çünkü bu yönetmelik halk sağlığına zararlıdır.” Dr. Saip, hekimlerin hastalarla karşı karşıya getirilmesinin, reçeteler üzerindeki sınırlamaların ve iyi hekimlik uygulamalarının kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtmiştir. Sağlık hizmetlerinin ticarethaneye dönüşmesini istemediklerini ve sağlıkta şiddetin artmasını engellemek için mücadele edeceklerini açıklamıştır.
Gaziantep’teki Basın Açıklamaları
Gaziantep’te yapılan basın açıklamasında ise TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla, mevcut sağlık sisteminin sorunlarını dile getirmiştir. “Halkın nitelikli sağlık hizmeti almasını engelleyen düzenlemeleri kabul etmiyoruz.” diyerek, sağlıkta nitelik ve güvenliğin önemine vurgu yapmıştır. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının aile hekimleri tarafından yapılmasının önünü açan yasa teklifine de karşı çıkarak, bu tip düzenlemelerin halk sağlığına zarar vereceğini ifade etmiştir.
Sağlık Bakanlığı’na Çağrı
Basın açıklamalarında sağlık bakanlığına yönelik önemli mesajlar verilmiştir. “Sorun yumağına dönüşmüş sağlık sistemini, performansa dayalı yönetmeliklerle düzeltemezsiniz.” denilerek, sağlık çalışanlarının önerilerinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Aile hekimleri ve sağlık emekçileri, sistemin adil ve etkin bir şekilde düzenlenmesi için kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir.
Sonuç Olarak
Türkiye’deki aile hekimleri ve sağlık çalışanları, mevcut sorunların çözümü için kararlı bir duruş sergilemektedir. Halk sağlığını koruma mücadelesi, sadece sağlık çalışanlarını değil, aynı zamanda toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konudur. Aile Hekimliği Yönetmeliği’nin geri çekilmesi ve sağlık sisteminin iyileştirilmesi için önemli adımlar atılması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttırılması, toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.