Hindistan, 11 yıl süren bir süreç sonunda, Rusya’dan 3.900 tonluk güdümlü füze donanımlı bir firkateyn aldı. INS Tushil adını taşıyan bu Proje 1135.6 sınıfı savaş gemisinin teslimatı, Hindistan ve Rusya arasındaki uzun süreli dostluğu simgeliyor ve iki ülkenin “karşılıklı güven ve özel, stratejik ayrıcalıklı ortaklık” bağlarını güçlendiriyor. Tören, bu ayın başlarında Kaliningrad’daki Yantar Tersanesi’nde gerçekleştirildi.
Geminin başlangıçta Rus Donanması’na katılması planlanmıştı, ancak Hindistan’ın Ekim 2016’da iki firkateyn için sözleşme imzalamasının ardından gemi Delhi’ye yönlendirildi. Kardeş gemi INS Tamala’nın ise 2025’in ilk çeyreğinde teslim edilmesi bekleniyor. Hindistan, bu sınıftan daha önce altı firkateyn almıştı, üçü St. Petersburg’daki Baltiysky tersanesinde, üçü de Kaliningrad’da inşa edildi.
Hindistan, uzun süredir Rusya’nın savunma ekipmanına büyük ölçüde bağımlı. Ancak, Moskova’nın Ukrayna ile savaşı, Hindistan’ı yerel olarak inşa edilen savaş gemilerine öncelik vermeye teşvik etti. Hindistan, Eylül 2023’te yedi Proje 17B firkateyninin ülke içinde inşa edilmesi gerektiğini kabul etti. Bu durum, Hindistan’ın savunma tedarikçilerinin çeşitlendirilmesine yönelik çabalarını yansıtırken, aynı zamanda kendi yerli savunma yeteneklerini geliştirme çabalarını da güçlendiriyor.
INS Tushil, Hindistan Donanması’nın Batı Filosu’na katılacak ve BrahMos süpersonik füzelerini taşıyacak. Geminin denize indirilmesinin ardından yapılan denemeler, teslimat sürecinde tamamlandı. Hindistan hükümeti, bu savaş gemisinin “öldürücü bir yumruk attığını ve Rus ve Hindistan’ın savaş gemisi inşasındaki en son teknolojilerinin etkileyici bir karışımını” sunduğunu belirtti. Gemide, Hindistan yapımı 33 sistem de dahil olmak üzere, Hindistan içerikli sistem oranı %26’ya ulaştı.
Solanki, Hindistan’ın savunma ekipmanlarında Rusya’ya daha az güvenmeye çalıştığını ancak silahlı kuvvetlerinde kullanılan Rus yapımı ekipmanların hala büyük bir yer tuttuğunu ifade etti. Hindistan, deniz operasyonlarını da genişleterek, Umman Körfezi’nden Aden Körfezi’ne, Süveyş’ten Malakka’ya kadar deniz güvenliğini artırmayı hedefliyor.