İzmir Depremleri ve Sağlık Kuruluşlarının Dayanıklılığı
6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçti. Bu süreç, Türkiye’nin özellikle İzmir gibi deprem kuşağında bulunan illerinde sağlık hizmetlerinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubeleri, son günlerde Ege Denizi’ndeki fay hatlarının hareketliliğini dikkate alarak sağlık kuruluşlarının depreme karşı dayanıklılığının artırılması gerektiği konusunda ciddi uyarılarda bulunmaktadır.
Hastanelerin Depreme Dayanıklılığı ve Sağlık Hizmetleri
Özellikle İzmir’deki yataklı sağlık hizmeti veren hastaneler ve aile sağlık merkezleri, deprem açısından alarm vermektedir. Son dönemdeki raporlar, bazı hastanelerin depreme dayanıklı olmadığını ortaya koymaktadır. SES, Kasım 2024 itibarıyla hastanelerin depreme dayanıklılığına dair bilgi edinmek amacıyla genel merkez düzeyinde yetkililerle görüşmeler yapmış, yazılı başvurularda bulunmuştur. Ancak, maalesef bu konuda henüz bir gelişme sağlanamamıştır. Bu durum, sağlık hizmeti sunan kuruluşların acil önlemler alması gerektiğini göstermektedir.
Geçmişte Yaşanan Acılar ve Güncel Riskler
2020 yılında yaşanan İzmir depremi, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin tahliye edilmesiyle sonuçlanmış ve bu durum, İzmir’deki sağlık sisteminin acı bir örneği olmuştur. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından hastanelerin afet durumlarında sağlam olması kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, İzmir’deki hastanelerin depreme uygun hale getirilmesi için gerekli önlemler alınmazsa, yaşanacak yeni acı olayların önüne geçilemeyecektir.
İlgili Kurumlara Çağrı
Menemen Devlet Hastanesi ve Buca Kadın Doğum Hastanesi gibi bazı sağlık kuruluşlarından gelen bilgiler, bu hastanelerin de acil tedbirler alması gerektiğini ortaya koymaktadır. Sağlık hizmetlerinin sunumu açısından hastanelerin afet durumlarında hasar alması, hem sağlık çalışanları hem de hizmet alan hastalar için istenmeyen sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle, sağlık kuruluşlarının depreme dayanıklı hale getirilmesi için yetkilileri yeniden göreve çağırıyoruz.
Sağlık Hizmetlerinde Güvenliğin Önemi
Ülkemiz, sıkça depremlerin yaşandığı bir coğrafyada bulunmaktadır. Bu nedenle, depreme uygun olmayan binalarda sağlık hizmeti sunmak, sorumsuz bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve güvenliği için acil önlemlerin alınması, toplum sağlığını doğrudan etkilemektedir. Kamu kurumları, tasarruf adı altında hastanelere yapılacak harcamaları kısıtlama yoluna gitmemelidir. Unutulmamalıdır ki, insan hayatından tasarruf olmaz.
Deprem Hazırlığı ve Sağlık Sisteminin Güçlendirilmesi
Sağlık kuruluşlarının depreme karşı dayanıklılığı artırmak, sadece fiziksel yapılarının güçlendirilmesiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda, sağlık çalışanlarının afet durumlarında nasıl hareket edecekleri konusunda eğitim almaları da büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenecek afet yönetimi eğitimleri, hizmet sunumunu daha etkili hale getirecektir. Sağlık sisteminin güçlendirilmesi, toplumun her kesimi için güvenli bir yaşam alanı yaratacaktır.
Sonuç Olarak
İzmir’deki sağlık kuruluşlarının depreme dayanıklılığının artırılması, hem sağlık çalışanları hem de hastalar için hayati önem taşımaktadır. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak, yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz. Deprem gibi doğal afetler karşısında hazırlıklı olmak, yaşanacak olumsuzlukları en aza indirmek için elzemdir. Unutmayalım ki, sağlık hizmetleri, toplumun en temel ihtiyaçlarından birisidir ve bu hizmetlerin sürdürülebilirliği, ancak sağlam bir altyapıyla mümkündür.