45 Yıl Boyunca Hastanede Yatan Adamın Akıl Almaz Hikayesi!

45 Yıl Boyunca Hastanede Yatan Adamın Akıl Almaz Hikayesi! - RayHaber
45 Yıl Boyunca Hastanede Yatan Adamın Akıl Almaz Hikayesi! - RayHaber

Sierra Leone Asıllı Kassiba’nın Hikayesi

Birçok insanın hayatı, yaşadıkları ülkeler ve topluluklar tarafından belirlenirken, bazıları için bu durum daha da karmaşık hale gelebiliyor. Kassiba, Sierra Leone asıllı bir kadın olarak, hayatının 25 yılını hastane duvarları arasında geçirdi. Tecrit odasında yaşam mücadelesi veren Kassiba, konuşma yeteneğinden mahrum ve ailesiz bir hayat sürdü. BBC Radyo 4’te yayımlanan File on 4 Investigates programında, onun serbest bırakılması için dokuz yıl süren mücadelesinin hikayesi detaylı bir şekilde ele alındı.

Akıl Hastanelerinde Tutulan Engelliler

İngiltere’de, otizmli ve öğrenme engelli 2000’den fazla kişi hâlâ zorla akıl hastanelerinde tutulmaktadır. Bu durum, toplumda büyük bir tartışma yaratmaktadır. Hükümet, bu kişilerin toplum içinde özgür bir şekilde yaşayabilmeleri için gerekli adımları atmayı taahhüt etmesine rağmen, henüz yeterli ilerleme kaydedilememiştir. Sağlık ve Sosyal Bakım Departmanı, akıl hastanelerinde tutulan engelli bireylerin kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayarak, Akıl Sağlığı Yasası’nda yapılacak reformların önemine dikkat çekmektedir.

Kassiba’nın Geçmişi ve Yaşadığı Zorluklar

Kassiba, beş yaşından önce Sierra Leone’den kaçak olarak İngiltere’ye getirildi. Bir süre bir yetimhanede kaldıktan sonra, 7 yaşında uzun süre kalacağı akıl hastanesine yatırıldı. O günden beri, yaşadığı zorluklar ve topluma entegre olma mücadelesi başladı. Dr. Patsie Staite, Kassiba’nın durumunu araştırmaya başladığı yıllarda, onun yaşadığı koşullar karşısında büyük bir şok yaşadı. Kassiba, hastane kayıtlarında “tehlikeli” olarak tanımlanmış ve bu sebeple uzun yıllar boyunca tecrit altında tutulmuştur.

Tecrit ve Yanlış Anlamalar

Hastane çalışanlarının Kassiba’yı “göz çıkartan” biri olarak tanımlaması, aslında onun yaşadığı bir olaydan kaynaklanıyordu. Kassiba, 19 yaşındayken bir yangın alarmı sırasında yaşanan panik ortamında diğer bir hastaya zarar vermişti. Ancak bu olayın ardından, Kassiba’nın durumu tamamen yanlış anlaşıldı. Dr. Staite, Kassiba’nın akıl hastalığı olmadığını ve toplum içinde güvenle yaşayabileceğini kanıtlayacak bir rapor hazırladı. Bu rapor, Kassiba’nın özgürlüğü için atılan ilk adımdı.

Kurtuluş Mücadelesi

Kassiba’nın serbest kalması için kurulan Kurtuluş Komitesi, sağlık ve sosyal bakım uzmanlarından oluşuyordu. Lucy Dunstan, Kassiba’nın bağımsız savunucusu olarak atandı ve onun hastaneden çıkması için gerekli belgeleri hazırlamakla görevlendirildi. Ancak, Koruma Mahkemesi’nin onayı olmadan Kassiba’nın serbest kalması mümkün değildi. Dunstan, Kassiba’yla tanıştığında, onun hastanede yaşadığı koşulları gördü ve bu durumun acımasızlığını derinden hissetti.

Kassiba’nın Özgürlüğe Kavuşması

Altı yıl süren çabaların ardından, Kassiba’nın hastaneden salıverilmesine dair haber geldiğinde, Dunstan büyük bir mutluluk yaşadı. Kassiba, sosyal hizmet çalışanları eşliğinde topluma kazandırıldı. Artık, bir evde yaşamakta ve sosyal temastan keyif almaktadır. Kassiba’nın bakımıyla ilgilenen sorumlu, onun eğlenceli bir kişiliğe sahip olduğunu ve bu sürecin onu nasıl değiştirdiğini anlatıyor. Kassiba’nın hikayesi, toplumda engelli bireylerin haklarının korunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Gelecek ve Reformlar

Mevcut Akıl Sağlığı Yasası, İngiltere ve Galler’de, akıl sağlığı sorunları olmayan otizmli ve öğrenme engelli bireylerin zorla hastanede tutulmasını yasaklamayı öngörüyor. Ancak, hükümet, toplum içinde yeterli alternatif destek sağlanmadan bu değişikliklerin yapılmayacağını belirtiyor. Bu durum, birçok bireyin hâlâ yasal olarak zorla hastanede tutulmasına neden olmaktadır. Jess McGregor, Camden Belediyesi’nde Yetişkin Sağlığı Genel Müdürü olarak, Kassiba’nın yaşadığı trajedinin bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguluyor.

Kassiba’nın Hikayesinin Önemi

Kassiba’nın hikayesi, sadece onun hayatı değil, aynı zamanda toplumumuzdaki engelli bireylerin yaşadığı zorlukları da gözler önüne seriyor. Bu tür durumların önlenmesi için toplumun her kesiminin üzerine düşen sorumluluklar bulunmaktadır. Her bireyin, insan onuruna yakışır bir yaşam sürme hakkı vardır ve bu hakların korunması için mücadele etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Özellikle akıl sağlığı alanında yapılacak reformlar, bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması adına büyük bir önem taşımaktadır. Engelli bireylerin topluma kazandırılması, sadece onların değil, toplumun da gelişimine katkıda bulunacaktır.