ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’ya yönelik sert eleştirileri, transatlantik ilişkilerdeki belirsizlikleri artırmış ve bu durum, bazı Avrupa ülkelerinin F-35 savaş uçaklarının tedarikine dair kararsızlıklarını pekiştirmiştir. Kanada, Danimarka ve Almanya gibi ülkeler, ABD ile artan gerilim ve stratejik ilişkiler nedeniyle F-35 alım kararlarını yeniden gözden geçirmektedirler. F-35 tartışmaları, yalnızca askeri iş birliğinin ötesinde, uzun vadeli politik ilişkileri de şekillendirebilir.
F-35 Tartışmaları Avrupa’da Gündemde
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, 35 adet F-35A savaş uçağı alımının kesinleştiğini ve bu kararın değişmeyeceğini açıkladı. Pistorius, Almanya’nın ABD ile olan stratejik bağlarını vurgulayarak, F-35’in Almanya için vazgeçilmez bir seçenek olduğunu belirtti. ABD ile olan ittifakın sadece F-35 programı ile sınırlı olmadığını ve birçok askeri projede iş birliğinin devam edeceğini ifade etti. Ancak, bu açıklamalar Almanya’daki bazı kesimlerde, Luftwaffe’nin F-35 siparişini iptal etmesi gerektiğine dair tartışmaları sona erdirmedi.
Danimarka’da F-35A Alımı Sorgulanıyor
Danimarka, 27 adet F-35A savaş uçağını sipariş etmiş ve bu uçaklar 1 Nisan’da hizmete girecek. Ancak, Danimarka Parlamento Savunma Komitesi Başkanı Rasmus Jarlov, bu kararın alınmasında aktif rol oynadığını ancak şimdi pişmanlık duyduğunu belirtti. Jarlov, ABD’nin gelecekte bu uçakları politik baskı aracı olarak kullanabileceği yönünde endişelerini dile getirdi. Danimarka’daki bu tartışma, F-35’in Avrupa’daki geleceğini sorgulayan ülkelerin sayısının artmasına neden oldu.
Kanada’da F-35 Siparişi Yeniden Gözden Geçirilecek
Kanada Savunma Bakanı Bill Blair, 2023 yılında imzalanan 88 adet F-35A savaş uçağı siparişinin yeniden değerlendirileceğini duyurdu. Ancak, 16 adet uçağın ödemesi zaten yapılmış durumda ve nihai kararın, Nisan ayında yapılacak erken seçimlere bağlı olduğu belirtildi. Kanada’daki bu belirsizlik, ülkenin askeri politikalarının geleceğini de etkileyebilir ve ABD ile olan stratejik ilişkilerdeki gerginliği artırabilir.
Portekiz, F-35 Alternatiflerine Kapı Aralıyor
Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, mevcut 28 adet F-16AM/BM savaş uçağının yerine F-35 yerine farklı alternatifler arayacaklarını belirtti. Melo, Avrupa yapımı çözümler üzerinde durarak, bu uçakların Portekiz ekonomisine geri dönüş sağlayıp sağlamayacağını da göz önünde bulunduracaklarını ifade etti. ABD’nin F-35’in operasyonel kullanımında kısıtlamalar getirebileceği endişesi, Portekiz’i F-35 yerine Rafale gibi alternatiflere yönlendirebilir.
Fransa’dan Rafale Teklifi: Temkinli Bir Yaklaşım
Fransız uçak üreticisi Dassault Aviation, Portekiz’e Rafale savaş uçakları sunmaya istekli olduğunu belirtti. Dassault CEO’su Éric Trappier, Portekiz’e Rafale teklif etmenin mantıklı olacağını, çünkü Portekiz’in NATO ve Avrupa Birliği üyesi olduğunu ve bu bağlamda benzer operasyonel kapasiteye sahip olabileceklerini söyledi. Ancak, F-35 siparişlerini iptal etme ihtimali olan ülkelerle ilgili temkinli bir yaklaşım sergileyerek, bu adımın kesin sonuçlar doğurup doğurmayacağını belirlemenin zor olduğunu ifade etti.
Fransa’nın Daha Önce F-35 Yarışına Katılmaması
Dassault Aviation, geçmişte F-35 ihalelerine katılmaktan kaçınmıştı. 2013 yılında Danimarka’nın savaş uçağı ihalesine katılmamış ve Almanya’nın F-35 kararı karşısında Rafale’i bir seçenek olarak görmemişti. Bu nedenle, Portekiz’in F-35 yerine Rafale’yi tercih etmesi, Dassault Aviation için stratejik bir fırsat sunabilir. Ancak, Lizbon’un nihai kararını vermesi ve ABD ile olan müttefiklik ilişkilerini nasıl dengeleyeceği hala belirsizliğini koruyor.
Sonuç: Avrupa’da F-35 Krizi ve Stratejik Dönüşüm
F-35’in Avrupa’daki geleceği, sadece askeri iş birliği açısından değil, transatlantik ilişkilerin seyrine de etki edecektir. ABD ile olan gerilim, Avrupa ülkelerini alternatifler aramaya yönlendirebilir. Portekiz’in Rafale’e yönelmesi veya diğer Avrupa ülkelerinin F-35 alımlarını gözden geçirmesi, NATO ve Avrupa Birliği’ndeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Bu süreç, hem Avrupa’nın savunma stratejilerinde hem de ABD ile ilişkilerde uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.