Avrupa’nın gelecekteki hava gücünün temelini oluşturması hedeflenen altıncı nesil savaş uçağı geliştirme projesi (FCAS), Dassault Aviation CEO’su Éric Trappier’in sert eleştirileriyle sarsılıyor. Airbus ile yürütülen işbirliğinin “çok, çok zor” olduğunu dile getiren Trappier, iş paylaşımı konusundaki bitmek bilmeyen çekişmelerin projeyi çıkmaza sürüklediğini Fransız milletvekillerine açıkça ifade etti.
“Bir Şeyler Yolunda Gitmiyor”: Trappier’den Sert Uyarı
Ulusal Meclis savunma komitesinin Çarşamba günü gerçekleştirdiği oturumda konuşan Éric Trappier, projenin mevcut durumuna dair endişelerini net bir dille ortaya koydu. “Bir şeyler yolunda gitmiyor,” diyen Trappier, durumun acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bunu yapmak bana düşmez, eyaletlerin bir araya gelerek bu iddialı programı daha iyi nasıl yöneteceklerini çözmeleri gerekir,” sözleriyle sorumluluğu devletlere yükleyen Trappier, mevcut işleyişin sürdürülebilir olmadığını ima etti.
Uzlaşma Sağlandı Sanılırken Çekişmeler Devam Ediyor
Aralık 2022’de Fransa, Almanya ve İspanya, Geleceğin Savaş Hava Sistemi’nin (FCAS) araştırma, teknoloji ve genel tasarımını kapsayan 1B fazı için Dassault Aviation, Airbus, Indra Sistemas ve Eumet’e 3,2 milyar avroluk bir sözleşme vermişti. Bu gelişme, Dassault ve Airbus arasında bir yılı aşkın süren yoğun çekişmelerin ardından yeni nesil savaş uçağı (NGF) konusunda nihayet bir anlaşmaya varıldığı şeklinde yorumlanmıştı. Ancak Trappier’in son açıklamaları, bu uzlaşmanın kırılgan olduğunu ve derinlemesine sorunların hala çözülemediğini gösteriyor.
İş Yükü Anlaşmazlığı Gecikmelere Neden Oluyor
FCAS projesinde Dassault Aviation, savaş sisteminin kalbindeki Yeni Nesil Savaş Uçağı (NGF) için ana yüklenici konumunda bulunurken, Airbus Almanya ve İspanya adına ana ortak rolünü üstleniyor. Geliştirme aşamasının ardından planlanan ikinci aşamada, Fransa’nın daha önce 2026’da duyuracağını ve ilk uçuşunun 2029’da gerçekleşeceğini belirttiği bir gösterici uçak inşa edilecek. Ancak ortaklar arasında iş yükünün nasıl paylaşılacağı konusundaki süregelen anlaşmazlıklar, projenin takviminde ciddi gecikmelere yol açıyor. Trappier’e göre, ikinci aşama konusunda bir anlaşmaya varılması “kesinlikle zaman alacak.”
CEO’dan Geçmişte de Eleştiriler Gelmişti
Açık sözlülüğüyle tanınan Éric Trappier, FCAS üzerindeki çalışmaların organizasyon biçimini daha önce de eleştirmişti. Mayıs 2023’te bir parlamento oturumunda FCAS’ın üç ortakla yürütülmesinin zorluklarını dile getiren Trappier, o dönemde “bir göstericiyi birlikte geliştirme yeteneğimize çok güvendiğini” ifade etmişti. Ancak son açıklamaları, aradan geçen zamanda bu konudaki iyimserliğin önemli ölçüde azaldığını gösteriyor.
Airbus’tan “Güçlü İlerleme” Savunması
Airbus ise Trappier’in son eleştirilerine yanıt olarak, FCAS programının 1B fazı sözleşmesi kapsamındaki konsept seçimi incelemesinin başarısı da dahil olmak üzere “güçlü ilerleme” kaydettiğini savundu. Şirket, Defense News’e gönderdiği e-posta açıklamasında, “Şu anda faz 2 sözleşmelerine doğru gidiyoruz,” ifadelerini kullandı. Airbus ayrıca, “Avrupa savunma sanayisinin ve stratejik özerkliğinin omurgasını temsil eden FCAS’a bağlıyız,” diyerek projeye olan bağlılığını yineledi. Şirket, FCAS’ın “işbirlikçi bir Avrupa endüstriyel programı” olduğuna inandığını ve bunun “gelecekteki bir Avrupa savaşçısının ötesine geçen bir sistemler sistemi” hedeflediğini vurguladı.
Almanya’dan Hızlı İlerleme Çağrısı
Bu arada, Almanya’nın yeni hükümeti, muhafazakar CDU/CSU ile merkez sol SPD arasındaki koalisyon anlaşması doğrultusunda, FCAS’ın geliştirilmesine hızla devam etmeyi planladığını bu hafta duyurdu. Almanya’nın bu kararlılığı, projenin geleceği açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Parçalı Çalışma Metodolojisi Gecikme Kaynağı
Trappier, FCAS’ın “parçalı çalışma metodolojisi”nin projenin ilerlemesini yavaşlattığını ve gecikmelere neden olduğunu belirtti. CEO, “her seferinde daha fazla ortak geliştirme ve iş birliği için bir çabayla anlamsız, bitmeyen tartışmaları yeniden açtığımızı” söyleyerek mevcut işleyişe olan rahatsızlığını dile getirdi. Trappier, bu modele katılmadığını ve odak noktasının “en iyi becerilere öncelik vermek” olması gerektiğini savundu.
Karar Alma Sürecinde Ağırlık Dengesi Sorunu
Trappier, Dassault ana yüklenici olmasına rağmen Fransız şirketinin karar alma sürecinde yalnızca üçte bir oy hakkına sahip olduğunu, Airbus’ın ise Almanya ve İspanya adına oyların üçte ikisine sahip olduğunu açıkladı. Bu durum, NGF’deki lider şirketin işi kendi uygun gördüğü şekilde bölüştüremeyeceği anlamına geliyor. Trappier bu durumu “sürekli uyum sağlamamız, sürekli müzakere etmemiz gerekiyor. Buna kalıcı müzakere denir,” sözleriyle eleştirdi ve ilerleme kaydedebilmek için bir anlaşmaya varma umudunu dile getirdi. Ancak CEO, gelecekteki uçağın şekline ilişkin hesaplamaların tamamlandığını ve “onu nasıl üreteceğimizi, mümkün olduğunca çabuk uçuracağımızı bildiklerini” belirterek, Dassault’un teknik yeterliliğine olan güvenini de vurguladı. “Ben işleri hızlandırmaktan çok yanayım,” dedi Trappier.
nEUROn Örneğiyle İş Birliği Eleştirisi
Trappier, altı ülkenin sıkı bir bütçeyle başarılı bir şekilde “ultra gizli” bir savaş drone’u geliştirdiği Fransız liderliğindeki nEUROn drone projesini, iş birliğinin nasıl olması gerektiğine dair bir örnek olarak gösterdi. CEO, programın yöneticisi olarak Dassault’un, ülkelere yatırımlarıyla orantılı bir iş payı garanti etme uygulaması olan “coğrafi getiri” uğruna üründen taviz vermediğini ve bunun “Avrupa iş birliği kurmak için kesinlikle ölümcül” bir yaklaşım olduğunu söyledi. nEUROn’da iş birliğinin başarılı olmasına rağmen, Trappier “bugün NGF’de buna sahip değiliz ve bunun için çok üzgünüm” dedi. Dassault’un iki ortağa karşı yalnız kaldığını ve “kararlara varmak için daha da fazla ikna etmesi gerektiğini” belirten Trappier, bu durumun ilerlemeyi yavaşlattığını ifade etti.
Stratejik Özerklik ve Teknoloji Transferi Engelleri
Trappier, Fransa’nın stratejik özerklik arayışı geçmişi nedeniyle Thales gibi bazı FCAS ortaklarının savunma elektroniği alanında lider olduğunu belirterek, “Bu nedenle her aşamada coğrafi dönüşü uyguladığınızda bu zor oluyor,” dedi. Ayrıca, Dassault Aviation Alman ortaklarla çalışmak istediğinde, karşılığında “üst düzey” bir şey sağlanmadığı takdirde Eurofighter’dan türetilen belirli teknolojilerin kullanımının yasak olduğunu da dile getirdi. “Bu işe yaramıyor. Bu yüzden sürekli olarak iş paylaşımında bu zorluklarla karşılaşıyoruz,” sözleriyle kanun koyuculara durumun vahametini aktardı.
Geçmişteki İş Birliği Deneyimleri ve Farklı Vizyonlar
Dassault Aviation Fransa’nın Rafale savaş uçağını üretirken, Airbus Almanya ve İspanya’da kullanılan Eurofighter’ı üretiyor. Her iki uçağın da kökleri, 1980’lerin başında gelecekteki bir Avrupa savaş uçağı için başlatılan çok uluslu bir işbirliğine dayanıyor. Ancak Fransa, tasarım yetkisi ve operasyonel gereklilikler konusundaki anlaşmazlıklar sonrasında Rafale’de tek başına hareket etmeyi seçmişti. Trappier’e göre Fransa, nükleer caydırıcılık rolünü yerine getirebilen ve görevlerini “herhangi bir yabancı ülkeden herhangi bir kısıtlama olmaksızın” yerine getirebilen yeni nesil bir uçak istiyor. Bu gereklilik, FCAS programındaki diğer ortakların vizyonlarıyla örtüşmeyebilir. Fransız CEO, bu tür kısıtlamaların FCAS programını durdurmak için bir neden olacağını da ima etti. Ayrıca, Fransız savaş uçağının bir uçak gemisinden de operasyon yapabilmesi gerekiyor.
Karşılıklı Bağımlılık Riski ve Stratejik Özerklik
Trappier, Fransa’nın müttefiklerle karşılıklı bağımlılık yolunu seçmesi halinde “geri dönüş olmayacağını” söyledi. Bu argüman, ülkenin savunma konularındaki stratejik özerklik politikasına sıkı sıkıya bağlı olan Fransız milletvekilleri arasında yankı bulabilecek bir endişeyi dile getiriyor. Trappier, “Müttefiklerimize ne verdiğimizi tartmalıyız, bu Avrupa iş birliğinde ve Avrupa entegrasyonu arzusunda normal olabilir,” dedi. “Ancak bu aynı zamanda birbirimize bağımlı olacağımız anlamına da geliyor.”
Dassault Tek Başına Hareket Edebilir mi?
Trappier’e, FCAS programının başarısız olması halinde Dassault’un tek başına hareket edip makul bir zaman dilimi içerisinde Fransa’ya gizli hareket kabiliyetine sahip bir uçak sağlayıp sağlayamayacağı soruldu. Trappier bu soruya, “Küstah görünmek istemiyorum ama bir savaş uçağı yapmak için kendi yeteneklerim dışında kimin yeteneklerine ihtiyacım var?” şeklinde iddialı bir yanıt verdi. “Bu yüzden işbirliği yapmaya ve paylaşmaya hazırım. Buna karşı değilim ama yeteneklere sahip olan benim,” sözleriyle Dassault’un teknik kapasitesine olan güvenini bir kez daha vurguladı.
Rafale ile Rekabet ve Gelecek Vizyonu
Trappier, gelecekteki savaş uçağının, bir noktada yeni hava muharebe sistemiyle birlikte çalışacak olan Rafale ile rekabet etmeyeceğini söyledi. CEO, FCAS’ın 2040’lardan sonra, “daha çok 2045 gibi” devreye gireceğini öngörüyor. Dassault, 2030-2035 yılları için Rafale’in bağlantı ve ağ oluşturma yeteneklerine odaklanan gelecekteki F5 standardı üzerinde çalışıyor ve nEUROn tabanlı gizli bir savaş drone’unu “sadık bir kanat adamı” olarak planlıyor. Trappier, “Şimdi bakmaya çalıştığımız şey, gelecekteki bir savaş uçağını nasıl yapabileceğimiz. Kiminle, işte soru bu,” diyerek iş birliği konusundaki belirsizliği tekrar dile getirdi.
Devletin Rolü ve Sözleşme Detaylarındaki Zorluklar
Fransız devletinin, daha fazla kaynak serbest bırakmak ve “biraz daha birleşik bir Avrupa”ya katkıda bulunmak amacıyla FCAS konusunda iş birliğine kararlı olduğunu belirten Trappier, “Sorun şu ki, sözleşmelerin ince ayrıntılarına gelindiğinde, daha karmaşıktır,” dedi. Trappier, “NGF’yi biz yapacağız, kiminle yapacağımıza gelince, bu benim cevap vereceğim bir şey değil,” diyerek topu siyasilere attı. “Bu, geleneksel müttefiklerimizle çalışıp çalışmamamız gerektiğini söyleyecek olan devletin, politikacıların işi.” Trappier milletvekillerine, geleceğin savaş uçağının bugün tasarlandığı gibi üç ortakla üretilmesi halinde “Rafale size ucuz görünecek” uyarısında bulunarak projenin potansiyel maliyetinin yüksek olacağına işaret etti. Fransa’nın Ocak 2024’te 42 adet Rafale jetini 5 milyar avrodan fazla bir bedelle satın alacağını duyurması, bu maliyet karşılaştırması açısından dikkat çekici bir örnek teşkil ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da daha fazla Rafale siparişi vermeyi planladığını açıklaması, Dassault’un kendi başına hareket etme potansiyelini de gündeme getiriyor. Trappier, Dassault’un Fransa’dan ek siparişleri memnuniyetle karşılayacağını ancak şirketin henüz herhangi bir sipariş almadığını da sözlerine ekledi.
Dassault CEO’su Éric Trappier’in sert eleştirileri, Avrupa’nın altıncı nesil savaş uçağı geliştirme projesi FCAS’ın geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor. İş paylaşımı konusundaki derin anlaşmazlıklar, karar alma süreçlerindeki ağırlık dengesizliği ve farklı stratejik vizyonlar, projenin hedeflenen takvim ve bütçe dahilinde başarıya ulaşmasını zorlaştırıyor. Fransa’nın stratejik özerklik hassasiyeti ve Dassault’un teknik yetkinliğine olan inancı, gelecekte iş birliği modelinin yeniden gözden geçirilmesine veya alternatif senaryoların değerlendirilmesine yol açabilir. Avrupa’nın gelecekteki hava gücünü şekillendirecek bu kritik projenin nasıl bir yol izleyeceği, önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.