Finlandiya, anti-personel mayınlarını yasaklayan Ottawa Sözleşmesi’nden çekilme kararı aldığını duyurdu. Finlandiya Devlet Başkanı Alexander Stubb, bu kararı, Rusya ile 1.340 kilometrelik en uzun sınırı paylaşan ülkenin güvenlik stratejisi çerçevesinde verdiğini belirtti. Stubb, resmi X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, bu kararın, Finlandiya’nın ilgili bakanlıkları ve Savunma Kuvvetleri tarafından yapılan kapsamlı bir değerlendirmeye dayandığını ifade etti.
Sınırdaki Güvenlik İhtiyacı
Finlandiya’nın bu kararı, Baltık bölgesindeki diğer ülkelerle, özellikle Litvanya, Letonya, Estonya ve Polonya ile yakın bir bağlamda alınmış gibi görünüyor. Bu ülkeler, Rusya ile sınırlarını daha etkin bir şekilde koruyabilmek için mayın kullanma hakkını değerlendirmeyi planlıyorlar. Ottawa Sözleşmesi, anti-personel mayınların kullanımını yasaklayan bir uluslararası anlaşma olarak 1997 yılında kabul edilmişti ve şu anda 133 imzacı ülke bulunuyor. Ancak, Rusya, Belarus, ABD ve Çin gibi bazı büyük ülkeler bu sözleşmeye taraf değiller.
Ukrayna Savaşı ve Mayınların Rolü
Moskova’nın Ukrayna’da yoğun şekilde mayın kullandığına dair bilgiler de bu kararın alınmasında etkili olmuş olabilir. Birleşmiş Milletler’in son verilerine göre, Ukrayna, 2023 yılında dünyanın en çok mayın döşeli ülkesi haline gelmişti. Mayınlar, askeri operasyonlarda savunma aracı olarak kullanılmakla birlikte, patlamamış mühimmatın siviller için yarattığı tehlikeler de uzun vadede ciddi sorunlara yol açmaktadır. Finlandiya, özellikle Ukrayna’daki durumun gösterdiği gibi, mayınların askeri açıdan sağladığı avantajları göz önünde bulundurarak savunma stratejisini güçlendirmek istiyor.
Finlandiya’nın Savunma Stratejisi
Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Ottawa Sözleşmesi’nden çekilmenin, ülkenin güvenlik ortamına daha iyi adapte olmasına olanak sağlayacağını belirtti. Bu karar, Finlandiya’nın savunma stratejisinde esneklik sağlayacak ve değişen güvenlik tehditlerine karşı daha güçlü bir savunma altyapısı kurulmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca, Finlandiya, 2029 yılına kadar savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 3’üne çıkarmayı taahhüt etti.
Bu adım, Finlandiya’nın NATO üyesi olarak güvenlik politikalarını yeniden şekillendirmeye yönelik önemli bir hamle olarak değerlendirilebilir.