Ocak ayında yaşanan ölümcül bir kazanın ardından Hindistan’ın Gelişmiş Hafif Helikopter (ALH) filosu Dhruv’un tamamı yere indirilmişti. Ancak, ordunun 23 Nisan’da Keşmir’in Pahalgam kentinde gerçekleşen ölümcül terör saldırısının ardından bu helikopterlerden bazılarının tekrar uçmasına izin verdiği bildirildi.
Hindistan Ordusu, Hava Kuvvetleri, Donanma ve Sahil Güvenlik teşkilatlarının operasyonel gücünde önemli bir yer tutan 330’dan fazla rotorlu uçaktan oluşan ALH filosu, kazanın ardından kapsamlı bir incelemeye alınmıştı. Kaza soruşturması hala devam ederken, bu uzun süreli uçuş yasağının ne zaman tamamen kalkacağı belirsizliğini koruyor.
Bu bağlamda, son zamanlarda bazı Dhruv helikopterlerinin yeniden gökyüzünde görülmesi dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu durum, özellikle Jammu ve Keşmir bölgesindeki terörle mücadele operasyonlarının aciliyeti nedeniyle bu helikopterlere geçici bir uçuş izni verildiğinin işareti olarak yorumlanıyor.
ALH Filosunda Kaza Geçmişi ve Teknik İnceleme
Hindustan Aeronautics Limited (HAL) tarafından üretilen ALH filosu, bugüne kadar toplamda 450 bin saatlik uçuş gerçekleştirdi. Ancak, bu platformun son 25 yıl içerisinde 28 kazaya karışmış olması, güvenilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
HAL’in yaptığı ilk incelemelere göre, son ölümcül kazanın, pilotun komutlarını rotor kanatlarının hareketine dönüştüren önemli bir şanzıman parçası olan eğik plakanın kırılmasından kaynaklandığı tespit edildi.
HAL’in başkanı ve genel müdürü DK Sunil, Şubat ayında yaptığı bir açıklamada ALH tasarımında herhangi bir temel hata olmadığını savunmuştu. Ancak, bakım prosedürlerini detaylı bir şekilde incelemek ve herhangi bir değişiklik yapılması gerekip gerekmediğini belirlemek amacıyla Hindistan Sahil Güvenliği ile yakın bir çalışma yürüttüklerini belirtmişti.
Sunil, nihai Kusur Araştırma Komitesi raporunun Mayıs ayı içerisinde yayınlanmasının beklendiğini ve bu raporun sonuçlarına göre “izin konusunda daha fazla karar vereceklerini” ifade etmişti. Gerekli görülecek herhangi bir düzeltme çalışmasının kapsamına bağlı olarak, ALH filosunun en az altı ay daha yerde kalma ihtimali bulunuyor. Bu durum, ordunun helikopter filosunda ciddi bir boşluk yaratmış ve bu açığı kapatmak için sivil helikopterlerin kiralanması zorunluluğunu doğurmuştu.
Üretici HAL’e Yönelik Eleştiriler Artıyor
Uçakların yere indirilmesi, doğal olarak üretici firma HAL’e yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. Bu yılın başlarında, Hava Kuvvetleri Komutanı Hava Mareşali Amar Preet Singh’in “Şu anda HAL’e güvenmiyorum” şeklindeki açık ifadesi, ordunun duyduğu endişeyi net bir şekilde ortaya koymuştu. Singh, HAL’i bu endişeleri gidermeye çağırmıştı.
HAL ise 10 Nisan’da yayınladığı sert bir basın bülteniyle, güvenlik sorunlarıyla ilgili çıkan haberlerin “kötü niyetli spekülatif hikayeler” olduğunu savunarak eleştirilere yanıt vermişti.
HAL’in Gelecek Projeleri ve İhracat Hedefleri
HAL’in mevcut sipariş defteri yedi yıllık bir birikime ulaşmış durumda ve şirketin devam eden başka önemli helikopter projeleri de bulunuyor. Bunlar arasında, Eylül 2016’da ilk uçuşunu gerçekleştiren Hafif Hizmet Helikopteri (LUH) de yer alıyor. Ancak bu helikopterin seri üretimine henüz başlanmadı. Önümüzdeki on yıl içerisinde, 13 ton sınıfında yer alacak 300’den fazla Hint Çok Amaçlı Helikopteri’nin (IMRH) de orduya teslim edilmesi planlanıyor.
HAL, son olarak 28 Mart’ta Prachand Hafif Savaş Helikopterleri (LCH) için iki önemli anlaşmaya imza attı. Bu anlaşmalar kapsamında, kara kuvvetleri için 90 adet, hava kuvvetleri için ise 66 adet LCH üretilecek. Her iki sözleşmenin toplam değerinin 7 milyar doların üzerinde olduğu belirtiliyor. Hindistan Savunma Bakanlığı, ilk LCH’lerin sözleşme imzalandıktan üç yıl sonra teslim edileceğini ve üretimin bu tarihten itibaren beş yıl boyunca devam edeceğini açıkladı. Ayrıca, hükümet, “bu tedarikin yürütülmesi sırasında genel olarak %65’in üzerinde yerli içeriğe ulaşılmasının planlandığını” vurguladı. HAL daha önce Hindistan ordusuna 15 adet sınırlı seri üretim LCH teslim etmişti ve bunların ilki 2021 yılında gerçekleşmişti.
HAL, gelecekte uçak ihracatının şirketin toplam gelirinin %25’ini oluşturması gibi iddialı bir hedef belirlemiş durumda. Ancak, mevcut durumda yurtdışı satışları şirketin gelirinin yalnızca %1’ini oluşturuyor. Bu durum, HAL’in ihracat hedefine ulaşması için önemli adımlar atması gerektiğini gösteriyor.