Uluslararası yatırım bankası JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son faiz kararı sonrası Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerini güncelledi. Banka, yayımladığı raporda Türkiye için 2025 yıl sonu enflasyon beklentisini önceki tahmini olan yüzde 29,5’ten yüzde 30,5’e yükseltti.
Zirai Don Riski Enflasyon Tahminini Yukarı Çekti
JPMorgan ekonomistleri Fatih Akçelik, Michael Harrison ve Anezka Christovova imzalı 17 Nisan tarihli notta, enflasyon tahminindeki yukarı yönlü revizyona gerekçe olarak zirai don olayları nedeniyle oluşan risklere dikkat çekildi. Bu durumun, özellikle gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği ve dolayısıyla genel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü etkileyebileceği belirtildi.
TCMB’den Faiz İndirimi Beklentisi Değişti
Raporda, TCMB’nin para politikası duruşuna ilişkin beklentiler de revize edildi. JPMorgan ekonomistleri, TCMB’nin 19 Haziran’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini mevcut seviyesi olan yüzde 46’da sabit bırakmasını bekliyor. Ancak, bankanın önceki tahmininden farklı olarak, Temmuz ayından itibaren faiz indirimlerine başlanacağı öngörülüyor. JPMorgan, 24 Temmuz’dan itibaren her PPK toplantısında 200 baz puanlık indirimlerle politika faizinin 2025 yılı sonunda yüzde 38’e gerileyeceğini tahmin ediyor. Önceki tahminde bu oranın yüzde 35 olduğu hatırlatıldı. Ekonomistler, TCMB’nin yurt içi yerleşiklerin dolarizasyonunu engellemek amacıyla 2025 yılı boyunca politika faizini manşet TÜFE enflasyonunun oldukça üzerinde tutacağını değerlendirdi.
TL Tahvil Pozisyonu Kapatıldı, TL’de “Ağırlık Artır” Tavsiyesi Sürüyor
JPMorgan’ın notunda dikkat çeken bir diğer nokta ise Ağustos 2026 vadeli Türk lirası (TL) tahvil pozisyonunun kapatıldığı belirtilmesi oldu. Buna rağmen, banka TCMB’nin faiz artırım kararının TL için ılımlı şekilde pozitif olduğunu ve risk-getiri oranının giderek tahvillerden ziyade TL lehine yöneldiği değerlendirmesini yaparak Türk lirasında “ağırlık artır” pozisyonunu korudu.
TCMB’nin Likidite Yönetimi ve Döviz Rezervleri
Raporda, TCMB’nin likidite yönetimi ve döviz rezervlerindeki gelişmeler de değerlendirildi. Gecelik borç verme faizindeki artışın, TCMB’ye döviz üzerinde yeni bir baskı oluşması halinde bankalararası TL faizini yüzde 49’a yükseltme esnekliği sağladığı belirtildi. Bu kararın TL için olumlu olduğu ve gelecekteki potansiyel şoklara karşı bir tampon oluşturduğu ifade edildi. Likidite açığının döviz rezervlerinin azalması, TCMB likidite senetlerinin piyasaya sürülmesi ve daha uzun vadeli mevduat ihalelerinden kaynaklandığına dikkat çekildi. TCMB’nin tahvil geri alım ihaleleriyle eş zamanlı olarak likidite enjekte ettiği ancak bunun daha küçük boyutta olduğu vurgulandı. JPMorgan, TCMB’nin niceliksel genişleme ve enflasyonist olarak görülebilecek büyük geri alımlara karşı temkinli olacağını öngörüyor.