Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Projesi’nin Türkiye’nin Kalkınma Yolu Koridoru’ndaki stratejik önemini vurgulayarak, projenin hem yük hem de yolcu taşımacılığında büyük bir dönüşüm yaratacağını belirtti. Bakan Uraloğlu, projenin tamamlanmasıyla Karaman-Ulukışla arasındaki seyahat süresinin 145 dakikadan 50 dakikaya düşeceğini ve yıllık 33,48 milyon ton yük ile 2,73 milyon yolcu taşıma potansiyeline sahip olacağını açıkladı.
Bakan Uraloğlu, Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Projesi Ereğli Şantiyesi’nde yaptığı incelemeler sırasında, projenin güzergahı boyunca detaylı bilgiler alarak gelinen son noktayı değerlendirdi.
“Demiryollarını Devlet Politikası Olarak Ele Aldık”
Demiryollarının güvenli, ekonomik ve hızlı ulaşım imkanı sunması nedeniyle stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Demiryollarımız, ülkemizin ekonomik ve sosyal hayatının ötesinde, tarihi ve stratejik bir öneme sahiptir. Asya ile Avrupa arasında, Çin’den Londra’ya kadar uzanan demir ipek yolunun Orta Koridorunda yer alan ülkemizin, uluslararası yük ve yolcu taşımacılığında stratejik önemi büyüktür. Bu gerçekten hareketle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde demiryollarını 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik” dedi.
Türkiye’nin coğrafi konumunun sağladığı fırsatları ekonomik ve ticari avantajlara dönüştürmek için demiryollarında yeni bir atılım başlattıklarını belirten Uraloğlu, demiryolu hatlarının limanlara, havaalanlarına ve lojistik merkezlere bağlantısını sağlayarak kombine taşımacılığa uygun bir anlayışla projeleri ele aldıklarını vurguladı.
“Son 23 Yılda Demiryollarına Yaklaşık 63 Milyar Dolar Yatırım Yaptık”
Uraloğlu, projelerle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyıları arasında da demiryolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti. 2002-2025 yılları arasında demiryollarına yaklaşık 63 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının inşası ve Marmaray projesi ile Asya ile Avrupa arasında kesintisiz demiryolu ulaşımının sağlandığını kaydetti. Uraloğlu, 2002 yılında 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğunun, 2023 yılı itibarıyla 13 bin 919 kilometreye ulaştığını ve hatların büyük bir kısmının sinyalli ve elektrikli hale getirildiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin yüksek hızlı tren işletmeciliği ile tanıştığını ve Ankara-Eskişehir, Ankara-Konya, Ankara-İstanbul, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hatlarının hizmete girdiğini hatırlattı.
Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı’nın Yük ve Yolcu Potansiyeli
Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nın 2022 yılında hizmete girdiğini ve yaklaşık 4 milyon yolcu taşıdığını belirten Uraloğlu, şimdi bu hattın devamı olan 135 kilometre uzunluğundaki Karaman-Ulukışla Hattı’nın 200 kilometre hıza uygun şekilde çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak inşa edildiğini açıkladı. Proje kapsamında Sudurağı, Ayrancı, Ereğli, Çakmak ve Ulukışla İstasyonları olmak üzere 5 istasyon, 2 tünel, 52 alt ve üst geçit, 15 köprü ve 147 menfez inşa edildiğini belirtti. Uraloğlu, hattın yıllık 33,48 milyon ton yük ve 2,73 milyon yolcu taşıma potansiyeline sahip olacağını ve Karaman-Ulukışla arasındaki seyahat süresinin 145 dakikadan 50 dakikaya düşeceğini ifade etti.
Projenin Bölgesel ve Ulusal Ekonomiye Katkıları
Uraloğlu, hattın tamamlanmasıyla Mersin’den hareket eden bir hızlı trenin Karaman, Konya ve Ankara üzerinden İstanbul’a veya Afyon üzerinden İzmir’e ulaşabileceğini belirtti. Projenin Türkiye’nin Kalkınma Yolu Koridoru’ndaki rolünü güçlendireceğini ve uluslararası ticarette rekabet gücünü artıracağını vurguladı. 22 Nisan 2024’te Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri ulaştırma bakanlarıyla “Kalkınma Yolu Projesi Mutabakat Zaptı” imzalandığını ve Irak’taki FAW Limanı’nın Türkiye sınırına bağlanacağını hatırlattı.
Projenin İnşa Süreci ve Hedefler
Uraloğlu, Karaman-Ulukışla projesinde altyapı ve üstyapı işlerinde yüzde 92,5 fiziksel ilerleme sağlandığını ve bu çalışmaların yıl sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Elektrifikasyon işlerinde yüzde 5 ilerleme kaydedildiğini ve sinyalizasyon işlerinin ihalesinin yakın zamanda yapılacağını belirtti. Projenin 2026 sonunda veya 2027’nin ilk aylarında işletmeye açılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Uraloğlu, projenin tamamlandığında sadece bir ulaşım projesi olmaktan öte bir anlam taşıyacağını, bölgesel kalkınmayı hızlandıracağını, Mersin Limanı üzerinden uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştıracağını ve ülkenin lojistik altyapısını güçlendireceğini vurguladı. Ayrıca, karayolu yük taşımacılığının demiryoluna aktarılmasıyla karbon emisyonlarının azaltılarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacağını belirtti.
