Trabzon’un Raylı Sistem Hayali Yine Gündemde

Trabzon’un Raylı Sistem Hayali Yine Gündemde - RayHaber
Trabzon’un Raylı Sistem Hayali Yine Gündemde - RayHaber

Trabzon’un uzun yıllardır süregelen raylı sistem hayali, bir kez daha kamuoyunun gündeminde sıcaklığını koruyor. Ancak bu kez, Trabzonlu İnşaat Mühendisi ve CHP eski İl Başkanlarından Nurcan Aşçı Demiröz’ün yaptığı çarpıcı açıklamalar, projenin ekonomik ve teknik ayaklarının ne kadar sağlam olduğu konusunda ciddi soru işaretleri yaratıyor. Demiröz, yapılan vaatlerin gerçeklikle örtüşmediğini vurgulayarak, kentin üçüncü kez bir hayal kırıklığı yaşamasının önüne geçilmesi gerektiğini haykırıyor.

Trabzon’un demiryolu serüveni, Cumhuriyet’in ilanından çok daha eskilere, 1908’deki II. Meşrutiyet dönemine kadar uzanuyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılındaki tarihi Trabzon ziyaretinde dile getirdiği, “Trabzon’un liman ve demiryolu ile iç bölgelere bağlanması” yönündeki vizyoner hedefi, aradan geçen uzun yıllara rağmen türlü nedenlerle bir türlü hayata geçirilemedi. Ekonomik krizler, savaşların yarattığı olumsuz atmosfer ve farklı dönemlerdeki yönetimsel zafiyetler, bu önemli projenin sürekli olarak ertelenmesine neden oldu.

Ancak İnşaat Mühendisi Demiröz’e göre, sadece geçmiş dönemlerde değil, AK Parti iktidarları döneminde de bu hayal adeta bir siyasi araç olarak kullanıldı. 2000’li yıllardan itibaren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu ve Ahmet Davutoğlu gibi önemli isimlerin Trabzon meydanlarında raylı sistem sözleri verdiğini hatırlatan Demiröz, “Ancak sonuç yine koca bir sessizlik oldu. Şimdi üçüncü kez aynı senaryo tekrarlanıyor,” ifadeleriyle kamuoyunun dikkatini çekiyor. Bu durum, Trabzon halkının umutlarının defalarca kez yeşerip sonra solduğu bir süreci gözler önüne seriyor.

Projenin ekonomik boyutuna da dikkat çeken Demiröz, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut mali yapısının bu denli büyük bir yatırımı karşılamakta yetersiz kalacağını savunuyor. Sayıştay raporlarına atıfta bulunarak belediye gelirlerinin büyük bir kısmının personel maaşları ve faiz ödemelerine gittiğini belirten Demiröz, “Faiz yükü altındaki bir belediye, milyarları bulan bu projeyi nasıl yürütecek?” sorusuyla projenin finansman kaynağına ilişkin ciddi endişelerini dile getiriyor. Plansız bir şekilde hayata geçirilmeye çalışılacak bir raylı sistemin, belediyeyi daha da derin bir mali krize sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Demiröz’ün eleştirileri sadece ekonomik boyutla sınırlı kalmıyor. Plansız kentleşme ve aşırı yapılaşmanın, raylı sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesinin önünde önemli bir engel teşkil ettiğini vurguluyor. Uygun güzergahların bilimsel ve teknik kriterlere göre belirlenmemesi halinde, projenin hem çevresel hem de kentsel sorunları daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor. “Yapılması planlanan hattın, Güney Çevre Yolu ve Sera Gölü gibi bölgelere entegre düşünülmesi gerekiyor. Tünelli geçişler, zemin stabilitesi, dönüş çapları gibi teknik detaylar, ‘kazma vuracağız’ şeklindeki siyasi söylemlerle çözülemez,” diyerek popülist yaklaşımların projenin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açabileceği tehlikesine işaret ediyor.

İnşaat Mühendisi Demiröz, projenin hayata geçirilmesi durumunda görev alacak ekiplerin yüksek teknik yeterliliğe sahip olmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerin bu konuda daha fazla deneyime sahip olduğunu hatırlatarak, Trabzon’daki ekiplerin de benzer bir uzmanlığa sahip olması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, raylı sistemin sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesine geçmesi gerektiğini, otomobil ve deniz ulaşımına göre belirgin bir hız avantajı sunması gerektiğini savunuyor. “Eğer İsviçre Alpleri gibi bir doğamız yoksa, hız avantajını sağlamalıyız. Maglev ve Hyperloop gibi sistemler örnek alınmalı. Detaysız ön projelerle kredi bulmak uğruna yapılan işler bu şehre ihanet olur,” ifadeleriyle yenilikçi ve hızlı ulaşım teknolojilerinin değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Demiröz’ün açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden biri de belediyelerin etik dışı borçlanma anlayışına yönelik sert eleştirileri oldu. “Kredi alınır, rutin işler çevrilir, borç bir sonraki yönetime bırakılır. Bu anlayış sürdürülebilir değil. Altyapı projeleri en fazla 20 yıl için borçlandırılmalıdır. Aksi takdirde çocuklarımızın geleceği ipotek altına alınmış olur,” diyerek gelecek nesillerin mali yük altına sokulmaması gerektiği konusunda önemli bir uyarıda bulunuyor.

Sonuç olarak, Trabzon’un raylı sistem beklentisinin artık kritik bir eşikte olduğunu vurgulayan Dr. Nurcan Aşçı Demiröz, projenin doğru bir vizyon ve bilimsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğinin altını çiziyor. “Proje, Boztepe ve Erdoğdu gibi dik mahallelere asansörlü bağlantılar, Moloz-Meydan bağlantılarına yürüyen bant sistemleri ile entegre edilmelidir. Bu bir şehircilik projesidir; sadece ulaşım değil, yaşam biçimidir. Lütfen bu son şansı heba etmeyelim,” çağrısıyla yetkililere ve kamuoyuna sorumluluklarını hatırlatıyor. Trabzon’un geleceği için bu önemli projenin popülist söylemlerden uzak, gerçekçi ve sürdürülebilir bir planlama ile hayata geçirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, kent üçüncü kez derin bir hayal kırıklığı yaşayabilir.

Dünyanın En Kısa Ulusal Demiryolu: Vatikan'ın Sınırları Aşan Gizli Hattı - RayHaber
39 İtalya

Dünyanın En Kısa Ulusal Demiryolu: Vatikan’ın Sınırları Aşan Gizli Hattı

Çoğu kişi Vatikan’ı ihtişamlı St. Peter Bazilikası, Sistina Şapeli ve müzeleriyle tanır. Ancak haritalara dikkatli bakıldığında, bu dünyanın en küçük bağımsız devletinin kendine ait, sınırları aşan özel bir demiryolu ağı olduğu göze çarpıyor. 1929 yılında İtalya ile imzalanan Lateran Antlaşması’nın bir sonucu olarak inşa edilen Vatikan Demiryolu, dünyanın en kısa 🚆