TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in vefatı, Türkiye’de derin bir üzüntüye neden oldu. Önder’in erken kaybı, sevenlerini yasa boğarken, ünlü ismin geçmişte yaptığı konuşmalar ve açıklamalar sosyal medyada yeniden gündem oldu. Özellikle, bir televizyon programında “iyiler erken ölür” teması üzerine yaptığı konuşma, vefatının ardından geniş yankı uyandırdı.
15 Nisan’da kalp krizi geçiren ve 18 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gören Sırrı Süreyya Önder, 3 Mayıs’ta çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Vefatının ardından, Önder’in yıllar önce katıldığı bir televizyon programında yaptığı “iyiler erken ölür” başlıklı konuşma, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Önder, bu konuşmasında, “iyiler erken ölür” sözünün bilimsel bir dayanağı olduğunu düşündüğünü ifade etmişti. İyilik kavramını, topluma dönük bir eylem olarak tanımlayan Önder, başkalarının derdine koşmayı, onlarla hemhal olmayı ve imkanları başkaları için de kullanmayı bu kavramın içinde değerlendirmişti.
“Bu tür kani gönüllü insanların ki buradaki kani kelimesi önemlidir; zengin anlamına gelir” diyerek, bu insanların içinde bir bereket barındırdığını ifade etmişti. Ancak, bu iyi ve bereketli insanların maalesef erken göçtüğünü belirtmişti. Kalbin, bir veya iki kişinin yükünü kaldırabileceğini, ancak başkalarının dertlerini de sırtlanınca bu yükün ağırlaştığını ve kalbin bu sıkleti çekemediğini ifade etmişti.
Önder’in bu konuşması, vefatının ardından sosyal medyada geniş bir şekilde paylaşıldı ve yorumlandı. Pek çok kişi, Önder’in bu sözlerinin ne kadar doğru olduğunu ve onun da bu tanıma uyduğunu dile getirdi. Önder’in, hayatı boyunca başkalarının dertleriyle ilgilenen, toplumsal sorunlara duyarlı bir insan olduğu vurgulandı.
Önder’in bu konuşması, sadece bir teselli veya açıklama değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olarak da değerlendirildi. İyiliğin, fedakarlığın ve başkalarının dertleriyle ilgilenmenin, insanı yıpratabileceği, ancak aynı zamanda anlamlı bir yaşamın da temelini oluşturabileceği yorumları yapıldı. Önder’in bu sözleri, sevenleri ve takipçileri tarafından büyük bir duygu yoğunluğu ile karşılandı ve onun anısına yapılan paylaşımlarda sıkça yer aldı.