Türkiye, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ve Siber Olaylara Müdahale Merkezi (SOME) ile siber alandaki savunma mekanizmalarını güçlendirirken, Mart ayında yürürlüğe giren Siber Güvenlik Kanunu ile kritik bir dönüm noktasına ulaştı. Dünya genelinde siber saldırıların maliyetinin 9 trilyon dolara ulaştığı bir çağda, bu yeni yasa veri güvenliği, regülasyon uyumluluğu ve siber tehditlere karşı alınması gereken önlemleri artık bir tercih olmaktan çıkarıp yasal bir zorunluluk haline getiriyor.
Kritik Sektörlere Siber Güvenlik Yükümlülüğü
Mart ayında yürürlüğe giren Siber Güvenlik Kanunu ile birlikte, bulut bilişim sağlayıcıları, kamu kurumları, finans, sağlık, savunma sanayii, enerji, telekomünikasyon, ulaşım ve lojistik, endüstriyel otomasyon sistemleri, veri merkezleri, büyük ölçekli CRM/ERP sistemleri, e-ticaret platformları, sosyal medya hizmetleri ve kimlik doğrulama sistemleri gibi kritik sektörler siber güvenlik yükümlülüklerine tabi oldu. Yasa, kamu kurumları başta olmak üzere siber güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmalarda yerli ve milli ürünlerin tercih edilmesini de zorunlu kılıyor.
Siber Saldırıların Küresel Maliyeti Artıyor
Siber saldırıların küresel ekonomiye verdiği zarar her geçen yıl katlanarak artıyor. 2023 yılında 8 trilyon dolar olan küresel siber saldırı maliyetinin, 2024 yılında 9 trilyon dolara ulaştığı ve 2025 yılında ise 10 trilyon doları aşmasının beklendiği belirtiliyor. IBM’in Veri İhlallerinin Maliyeti raporuna göre, ortalama bir siber saldırı 4,46 milyon dolar kayba neden oluyor. Türkiye ise bölgesinde en fazla siber saldırıya maruz kalan ülke konumunda bulunuyor.
Siber Güvenlikte Yerli ve Milli Çözümler Ön Planda
Siber Güvenlik Kanunu ile Siber Güvenlik Kurulu’nun temelleri atılırken, yerli bulut hizmet sağlayıcı DT Cloud, tüm yasal zorunluluklara yüzde 100 uyumlu, güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir altyapısı ile kamu kuruluşları ve özel sektöre yönelik çözümleriyle öne çıkıyor. DT Cloud CEO’su Tolga Dinçer, yasanın Türkiye’nin dijital egemenliğini güçlendirdiğini vurgulayarak, veri egemenliği, kritik altyapıların korunması ve güvenli bulut bilişim gibi konularda net düzenlemeler içerdiğinin altını çiziyor. Dinçer, siber güvenliğin artık sadece bir bilgi teknolojileri meselesi olmadığını, ulusal egemenlik ve stratejik bağımsızlık konusu olduğunu belirtiyor.
DT Cloud’dan Güvenli ve Yerli Altyapı Çözümleri
DT Cloud, yerli AR-GE ile geliştirdiği bulut altyapısı ile savunma, enerji, telekom, finans ve kamu sektörlerine yönelik %100 mevzuat uyumlu, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. BTK onaylı altyapısı, KVKK ve GDPR ile tam uyumlu servisleri ve TCMB yetkilendirmesiyle finansal sistemlere özel geliştirilmiş bulut hizmetleri sayesinde kurumların dijital güvenliğini en üst seviyede sağlıyor. Gerçek zamanlı tehdit izleme, AI destekli güvenlik çözümleri, 7/24 siber güvenlik operasyon merkezi (SOC) ile anlık müdahale ve Felaket Kurtarma (Disaster Recovery) hizmetleriyle veri kaybına karşı gerekli önlemleri alıyor. Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) işbirliği ile sürpriz saldırılara karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturuluyor. Ayrıca savunma sanayii için özel air-gapped (kapalı) bulut çözümleri ile veriler Türkiye sınırları içinde, en yüksek güvenlik standartlarıyla korunuyor. DT Cloud CEO’su Dinçer, “DT Cloud, Türkiye’nin dijital kaderini kendi elleriyle inşa etmesi için çalışan stratejik bir bulut hizmet sağlayıcısıdır” ifadelerini kullanıyor.