İklim değişikliğinin etkileri tüm dünyada hissedilirken, Türkiye de bu küresel sorunla mücadelede önemli adımlar atmaya devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak amacıyla Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen 400 milyon dolar bütçeli Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SoGreen) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bu proje, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğunda yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
İklim Kriziyle Mücadelede Kararlı Adımlar
Bakan Kacır, iklim krizinin aciliyeti karşısında, çözümün paydaşı olabilecek aktörler olarak daha etkili politikalar izlemek, iddialı hedefler belirlemek ve uygulanabilir çözümler üretmek zorunda olduklarını vurguladı. Türkiye’nin, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel düzeyde atılan yapıcı adımların her daim destekçisi olduğunu hatırlatan Kacır, Paris Anlaşması’nın onaylanması ve 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’nin ilan edilmesi gibi önemli adımların altını çizdi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirilen “Sıfır Atık” gibi projelerle, uluslararası çevre girişimlerine öncülük edildiğini belirtti.
Yeşil Dönüşüm Destek Programları ve Projeler
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, girişimcilerin yeşil dönüşüm için yatırım, bilgi birikimi ve teknoloji geliştirme ihtiyaçlarını adresleyen bir yaklaşım sergilendiğini ifade eden Bakan Kacır, Yeşil Dönüşüm Destek Programı ile sanayicilerin yeşil dönüşüm yatırımlarının öncelikli teşvik uygulaması kapsamında desteklendiğini açıkladı. Ayrıca, sanayinin uzun vadeli ve sürdürülebilir uluslararası finansman araçlarına erişimini artırmak amacıyla Dünya Bankası iş birliğinde yürütülen “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ve “Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi” ile 700 milyon doların üzerinde finansmanın sanayicilere, KOBİ’lere ve yeşil teknoloji girişimlerine kazandırıldığına dikkat çekti.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu’nun önemine de değinen Kacır, bu platform aracılığıyla sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Yerel Kalkınma Hamlesi ve Kalkınma Ajanslarının Rolü
Yerel Kalkınma Hamlesi doğrultusunda, yeşil dönüşümün ekonomik refahın ülke geneline dengeli yayılması için önemli bir fırsat olarak değerlendirildiğini söyleyen Bakan Kacır, kalkınma ajanslarının bu anlayışla 81 ilde yerel potansiyeli harekete geçirdiğini ve şehirlerin yeşil ekonomiye geçiş sürecine rehberlik ettiğini ifade etti. Kalkınma ajanslarının kuruluşlarından bu yana yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğiyle mücadele başlıklarında 530 projeye 3 milyar 700 milyon lira destek verdiğini ve bu alanda öncü uygulamalara imza attığını vurguladı. Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinasyonunda İlk Yeşil Hidrojen Tesisi’nin faaliyete geçirilmesi ve İzmir Kalkınma Ajansı’nın rüzgar sanayii kümelenmesi için 1 milyar dolarlık yatırımın İzmir’e kazandırılmasına aracılık etmesi, bu çabaların somut örnekleri olarak gösterildi.
Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi ve SoGreen Projesi
Bölgesel kalkınma çalışmalarının beş yıllık yol haritası olan 2024-2028 Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi’nde; kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, yeşil işlerin ve girişimlerin desteklenmesi ve mavi büyümeye yönelik potansiyellerin değerlendirilmesinin öncelikler olarak belirlendiğini aktaran Bakan Kacır, işte tam da bu strateji doğrultusunda Dünya Bankası iş birliğiyle 400 milyon dolar bütçeli Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’nin (SoGreen) hayata geçirildiğini duyurdu.
SoGreen Projesi’nin Amaçları ve Bileşenleri
Bakan Kacır, kalkınma ajanslarının uygulayıcı olarak yer alacağı SoGreen Projesi ile sosyal kapsayıcı yeşil dönüşüm temalı proje ve programları desteklemeyi, özellikle kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan grupların ekonomik hayata katılımını artırmayı, yeşil geçim kaynakları oluşturmayı ve sosyal kapsayıcılığı sağlamayı amaçladıklarını belirtti. Projenin temel bileşenleri ise şu şekilde sıralandı:
Kapsayıcı ve Yeşil Yatırımlar ile Girişimciliğe Destek: Bu bileşenle KOBİ’lerin yeşil ekonomiye katılımı sağlanırken, kadınların ve gençlerin yeşil ekonominin sunduğu fırsatlara erişimi kolaylaştırılacak. Bu kapsamda bin 800’den fazla KOBİ’nin yeşil dönüşüm projesine 180 milyon dolar faizsiz kredi desteği ve 3000’den fazla kadın ve genç girişimciye, mikro/küçük girişimci, kooperatif ve üretici birliğine toplam 32 milyon dolar hızlandırıcı ve kuluçka desteği sunulacak.
Kapsayıcı ve Yeşil Topluluk Ekonomik Tesisleri: Bu bileşen kapsamında yerel idarelerin ve kamu kurumlarının 175 yeşil altyapı projesine 172 milyon Dolar hibe desteği sağlanacak.
Proje Yönetimi ve Kapasite Geliştirme: Bu bileşenle kalkınma ajansları, bölgelerin yerel potansiyelini ortaya çıkarmak için “Yeşil Dönüşümde Ekonomik Fırsatlar Analizi” tamamlayacak. Bu çalışmalar, ülkedeki iklim değişikliğiyle mücadele hususunda bölgesel risk ve ihtiyaçları ortaya koyarak, gelecek dönem proje ve politika geliştirme süreçleri için önemli bir referans teşkil edecek.
Acil Durum Müdahale Bileşeni: Projenin dördüncü bileşeni olarak olası bir afet veya kriz karşısında hızlı ve etkili bir yanıt verilebilmesini sağlayacak finansal kaynak oluşturulması amaçlanıyor.
Çağrı Müjdesi ve Gelecek Planları
Bakan Kacır, projenin ilk fazında yaklaşık 1 milyar TL’lik hızlandırma desteğinin mikro ve küçük işletmeler ile kooperatif ve birliklerin kullanımına sunmak üzere Haziran ayında çağrılara çıkılacağının müjdesini verdi. 2025 yılının ikinci yarısında ise yeşil dönüşüme yönelik güdümlü projelerde ve işletmelere yönelik geri ödemeli finansman desteğinde ilk çağrıların başlatılacağı bilgisini paylaştı.
Sonuç olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiği Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi (SoGreen), Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmasında ve bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor. Özellikle kadın ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmayı hedefleyen bu proje, Türkiye’nin sürdürülebilir bir geleceğe doğru attığı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.