Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nda (WFP) yaşanan ciddi bir fonlama krizi, Uganda’da yaklaşık bir milyon mülteciye sağlanan hayati gıda erzaklarının bu hafta tamamen kesilmesine yol açtı. Bu durum, zaten zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veren mültecilerin durumunu daha da kötüleştirirken, bazılarının savaş halindeki ülkelerine geri gönderilme olasılığına dair büyük bir endişe yarattı.
Kritik Fon Açığı Mültecileri Vurdu
Uganda’daki WFP yetkilileri, iki hafta önce Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan ve Sudan gibi çatışma bölgelerinden kaçan mültecilere ve sığınmacılara yardım edebilmek için acil olarak 50 milyon dolarlık bir fona ihtiyaç duyulduğunu belirtmişti. Ancak bu çağrıya yeterli yanıt alınamaması, gıda yardımlarının kesilmesine neden oldu. Uganda, son üç ayda gelen 60 bin yeni mülteciyle birlikte Afrika kıtasının en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapıyor ve toplamda 1,8 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. BM ajansı, ülkedeki yetersiz beslenme oranlarının kritik bir seviyeye ulaştığı uyarısında bulunuyor. WFP, Mart ayında kaynak yetersizliği nedeniyle Doğu Afrika ülkesine yeni gelen mültecilere yönelik erzak dağıtımına başlayarak genel gıda yardımını azaltmıştı.
Mültecilerden Protesto Sesleri Yükseliyor
Gıda yardımlarının tamamen durdurulması, mülteciler arasında büyük bir huzursuzluğa yol açtı. Kenya’nın Kakuma kentindeki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ofisi önünde toplanan mülteciler, gıda, temiz su ve temel ihtiyaç maddelerindeki ciddi kıtlığa dikkat çekerek acil müdahale çağrısında bulundular. Hatta Kakuma kampında bazı mültecilerin gıda tedariklerinin kesilmesi üzerine polisle çatıştığına dair haberler de geldi. Bu olaylar, mültecilerin içinde bulunduğu çaresiz durumu ve artan gerginliği gözler önüne seriyor.
Uluslararası Yardımlardaki Azalma Endişeyi Artırıyor
Uganda Mülteciler Bakanı Hillary Onek, yaşanan bu trajik durumun, başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere uluslararası donörlerin uyguladığı radikal yardım kesintilerinin doğrudan bir sonucu olduğunu ifade etti. Özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Ocak ayında ABD’nin dış yardım harcamalarını dondurma kararı ve İngiltere’nin sonraki ay yardım bütçesini gayri safi milli gelirinin yüzde 0,58’inden yüzde 0,3’üne düşürmesi, Uganda’nın mültecilere yönelik yardım sağlama kapasitesini ciddi şekilde olumsuz etkiledi. Gıda yardımlarının kesilmesiyle birlikte, Uganda’daki mültecilerin geleceği belirsizleşirken, bazı mültecilerin hayatta kalma mücadelesi verirken savaşın devam ettiği tehlikeli ülkelerine geri dönmek zorunda kalabileceği yönündeki endişeler giderek artıyor. Uluslararası toplumun bu krize acil bir çözüm bulması, insani bir felaketin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.