Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme
Aile hekimliği, sağlık sisteminin temel taşlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sistem, bireylerin sağlık ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, toplumsal sağlık hedeflerine ulaşmada da önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, 1 Kasım 2024 itibariyle yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler, aile hekimlerini derinden etkilemiştir. Bu makalede, söz konusu yönetmeliğin aile hekimleri üzerindeki etkilerini ve yapılan protestoları detaylı bir şekilde ele alacağız.
Yönetmelik Neden Protesto Ediliyor?
Aile hekimleri, bu yönetmeliğin getirdiği maddelere karşı bir dizi eylem gerçekleştirmiştir. Özellikle maaş kesintileri ve yüksek iş yükü konuları, aile hekimleri tarafından sıkça dile getirilmektedir. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Genel Sekreteri Dr. Gökhan Erdoğan’ın açıklamalarına göre, sağlık hizmetlerinin %50’sini sunan aile hekimleri, hastalarını takip etme konusunda büyük bir baskı altındadır.
Maaş Kesintileri ve Cezalandırma
Aile hekimleri, 6 ayda bir muayene zorunluluğu nedeniyle, başvuru yapmayan hastalar yüzünden maaş kesintileri ile karşılaşmaktadır. Bu durum, özellikle hastaların sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanan zorluklarla birleşince, aile hekimleri üzerinde büyük bir yük oluşturmuştur. Dr. Erdoğan, “Sağlık hizmeti almak üzere ASM’lere başvuru yapmayan vatandaşlar nedeniyle hekimin maaşının kesildiği başka bir ülke yoktur” diyerek durumu özetlemektedir.
Hekimlerin Mağduriyeti
Yönetmelik, aile hekimlerinin hastalarını yeterince muayene edemediği durumlarda, en az %10-15 maaş kaybı ile karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır. Bu, aile hekimleri için ciddi bir maddi kayıp anlamına gelmektedir. Dr. Erdoğan, bu mesele üzerinde durarak, “Bu uygunsuz mevzuat maddeleri için gerekli hukuksal mücadelemizi daha ilk günden başlattık” demektedir. Bu bağlamda, hekimlerin haklarını geri alabilmesi için mücadelelerinin süreceğini belirtmektedir.
Vatandaşların Sorumluluğu
Aile hekimleri, hastaların sağlık hizmetine erişiminde yaşanan sıkıntıları sadece kendi sorumlulukları olarak görmemektedir. Dr. Erdoğan, “Vatandaşımız iş yerinden izin alıp sağlık kurumuna gelemiyorsa, bunun tek sorumlusunu aile hekimi olarak görmek yanlıştır” ifadesini kullanarak, toplumun bu konuda sorumluluk alması gerektiğinin altını çizmektedir. Aile hekimlerinin, hastalarıyla iletişim kurarak tarama ve muayene yapma sorumluluğu elbette vardır; ancak bu süreçte vatandaşların da üzerine düşen görevler bulunmaktadır.
Yönetmelikteki Eksiklikler
Yönetmelikteki bazı eksiklikler, aile hekimlerinin iş yükünü artırmakta ve sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürmektedir. Aile hekimleri, hastalarını arayarak tarama ve muayene yapma yükümlülüğü taşırken, vatandaşların bu süreçteki sorumlulukları göz ardı edilmektedir. 2 yılda bir araç muayenesi yapılmadığında araç muayene istasyonlarına ceza kesilirken, benzer bir durumun sağlık alanında yaşanmaması dikkat çekici bir çelişkidir.
Sağlık Bakanlığı’na Çağrı
Aile hekimleri, Sağlık Bakanlığı‘na seslenerek, bu hatadan dönülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Dr. Erdoğan, “Yol yakınken bu hatadan dönün ve hekimlerden haksız kesinti yapmayın. Çözüm istiyorsanız, bu sorumluluğu tüm vatandaşlarımıza verin” diyerek, çözüm önerilerini sunmaktadır. Böylece, hem hekimlerin hem de hastaların mağduriyet yaşamasının önüne geçilebilecektir.
Sonuç Olarak
Aile hekimliği sistemi, sağlık hizmetlerinin sunumunda kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, yönetmelikteki eksiklikler ve uygulama sorunları, aile hekimlerinin iş yükünü artırmakta ve sağlık hizmetlerinin kalitesini tehdit etmektedir. Aile hekimlerinin sesine kulak verilmesi, bu alandaki sorunların çözümü açısından büyük önem taşımaktadır.