Hindistan, 2026 sonlarında Mumbai-Ahmedabad koridorunun bir bölümünde başlaması planlanan yüksek hızlı treninin ilk testlerine hazırlanıyor. Yerli üretici BEML, prototip üretimini Eylül 2025’te Bangalore tesisinde başlatacak. Proje, ülkenin yerlileşme ve teknolojik ilerlemeye verdiği önemi vurguluyor.
BEML’den Prototip Üretimi ve Teknolojik Çözümler
BEML, yüksek hızlı tren projesinin tasarım aşamasını tamamlamaya yaklaşıyor ve çekirdek mühendislik çalışmalarının önümüzdeki aylarda bitmesi bekleniyor. BEML Başkanı Shantanu Roy, projenin gelişmiş teknolojik çözümler gerektirdiğini belirtti. Bunlar arasında;
- Yolcu güvenlik sistemleri
- Metal imalatı
- Kaynak
- Demiryolu sinyalizasyonu gibi kritik alanlar yer alıyor.
Roy’a göre Hindistan, yerlileşmeye öncelik veriyor çünkü çoğu malzeme yerli üreticiler tarafından sağlanıyor. Bu yaklaşım, trenin üretim maliyetini düşürmeye ve teslim sürelerini kısaltmaya yardımcı oluyor.
101 Milyon Dolarlık Sözleşme ve Tren Özellikleri
BEML, Ekim 2024’te ulusal operatör Indian Railways’in yan kuruluşu olan Integral Coach Factory ile 101 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. Anlaşmaya göre BEML, iki adet sekiz vagonlu tren seti tedarik edecek. Bu trenlerin azami hızı 280 km/saat, işletme hızı ise 249 km/saat olacak.
Yerelleşme ve Teknolojik İlerleme Vurgusu
Şirket yetkilileri, projenin küresel rekabet gücünü artıran temel avantajlar olarak Hindistan yapımı paslanmaz çelik, elektronik ve mühendislik kullanımının öne çıktığını vurguladı. Yüksek hızlı trenin yurt içinde geliştirilmesi, Hindistan’ın dış teknolojilere ve tedarikçilere olan bağımlılığını da azaltmayı hedefliyor.
Hindistan’ın Yüksek Hızlı Demiryolu Pazarındaki Konumu Güçleniyor
Mumbai-Ahmedabad güzergahında ilk trenlerin hizmete girmesi, ülkenin ulaşım altyapısının genişletilmesinde önemli bir dönüm noktası olacak. Proje, kilit şehirler arasındaki bağlantıyı iyileştirmeyi ve seyahat süresini azaltmayı amaçlıyor. Uzmanlar, başarılı denemelerin ülke genelinde tam ölçekli yüksek hızlı tren üretiminin önünü açacağına inanıyor. Bu proje, Hindistan’ın yüksek hızlı demiryolu pazarındaki konumunu güçlendirirken, “Make in India” (Hindistan’da Üret) sloganının da önemli bir örneğini teşkil ediyor.